Yüzkarası Bir Tasavvuf - Tasavvuf Ve Islam - 82. Sayfa
Yüzkarası Bir Tasavvuf!
Bu yüzkaralığı ve maskaralığı Mısır'da tasavvufçuların yoldaşı olduktan sonra onların sadakatini kazanan ve içlerine girdikten sonra yüzkaralıklarını tesbit ederek onunla mısır halkını ve İslâm'ı karalıyan İngiliz bir oryantalist tesbit etmiş, bu konuda yazdığı kitapta şöyle demiştir:
"Mısırlılar kendilerine bereketler yağdıracak yahut çocuk sahibi yapacak veya hastalıktan kurtaracaklarına inanarak kabirleri ziyaret ediyorlar. Müslümanlar ölmüş velilerinin Allah'ın yanında kendilerine şefaat edeceklerini kabul ediyor ve onlara adaklar sunuyorlar."
Şöyle devam ediyor: "Müslümanlarda yahudilerin yaptıkları gibi velilerinin kabirlerini yenileme, üzerinde kubbeler yapma, badana yapma, süsleme, sandukalar koyma ve bu sandukaları örtülerle örtme adeti hekim olmuştur. Bunların çoğu, yahudiyerin yaptığı gibi, bunu gösteriş olarak (doğrusu, inanç olarak) yaparlar." (1)
Mevlidlerdeki bidatlardan söz eden Goldziher de şöyle diyor: "Müslüman alimler hicri sekizinci asra kadar mevlidi sünnete aykırı sayarlardı. İslâm'da uydurulan bir bidat sayarak müslümanların çoğu ona karşı çıkmışlardır. Bu durum son asırlarda ortaya çıkan bir takım dini törenler iççin de sözkonusudur. Bu törenler alimler tarafından uzun müddet dine yabancı birer bidat olarak nitelendikten sonra onların tasvibini kazanmak için uzun mücadele vermeye mecbur kalmıştır." (2)
Oryantalist Gautler da şöyle der: "İslâm âleminde sonraları yayılan evliyayı ibadet derecesinde kutsallaştırma olayı, gerçekte insanlarla Allah arasında aracı kabul etmiyen İslâm anlayışına karşı İslâm'ın fethettiği ulusların bir nevi reaksiyonudur. İbadete yakın derecede evliyayı ve peygamberi tazim etmeye, başka bir deyişle, ilk İslâm anlayışında meydana gelen bu değişikliğe karşı ancak Vahhabiler zümresi tepki göstermiştir." (1)
Oryantalistlerin bu yüzkaralıkları tesbit etmesi ve faturasını bütün müslümanlara çıkarmasına şaşmıyoruz, ama tasavvufçulara bu cinayetleri işleme, etrafa zehirlerini saçma ve bunlarla İslâm düşmanlarının İslâm'ı kötülemesine, bundan dolayı bütün müslümanları ahmaklık, aptallık ve masallara tapmakla suçlamalarına meydan vermelerine ne diyeceğiz?! Bunları bayraklaştırıp her kitap ve makalede "İşte İslâm budur!" demelerine fırsat vermemize ne diyeceğiz?! Onlar da inanıyorlar ki bu şeyler İslâm değil, tasavvufçuların dinidir. Ama düşmanı yıkmak için fırsat kollayan birerüşman oldukları için böylesi işlerine geliyor.
Kim bilir, bunları söyleyip yazdıkları için bu oryantalistlere kızıyoruz, nefret ediyoruz. Halbuki esas kızmamız, nefret etmemiz ve karşı çıkmamız gereken şe, tasavvufçuların bu masallarıdır. Kısacası, hak için kızmalıyız, nefret etmeliyiz. Onun için tasavvuf dedikleri bu şirk ve bataklıkların kökünü kurutmalıyız. Tasavvuf için kötülük olarak İslâm düşmanlarının suçunu ve çirkefliklerini İslâm'a yüklemelerine sebep olması yeterlidir.
Onun için bu platformda birinci düşmanımız, bunları yazan ve teşhir eden oryantalistlerden önce, bize karşı kullandıkları silahı onların eline veren tasavvufun bizzat kendisi olmalıdır.
İslami Okul Okulların En Önemlisi