Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kişiyi Yanıltan Bazı Terimler - Vahdet I Vucud - 17. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Kişiyi Yanıltan Bazı Terimler

 

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Yüce Allah’ın lütuflarına ermiş olan ariflerin kullandıkları terimlerden habersiz olan kimselerin ayakları bu noktada kayabilir ve tehlikeye düşebilirler. Bu terimleri şöylece sıralayabiliriz: Mutlak vahdet, Fena, Beka, Cem’ ve tefrika gibi.

Çünkü zındık ve dinsizler de aynı terimleri, kendi zındıklarını, dinsizliklerini, aşırılıklarını kabul ettirebilmek için alıyorlar ve bunları, ariflerin anladıklarının dışında farklı bir anlamda kullanıyorlar. Kısaca bu terimleri zındıklık, dinsizlik, İslâm dininden çıkma, doğru yoldan ayrılma manalarında değerlendiriyorlar. Dolayısıyla bu gibi konulardan habersiz olan, işi bilmeyen zavallılar da aynı ifadeleri gördüklerinden bunlara aldanıyor ve gerçek anlamdaki ariflerin de aynı anlamda kullandıkları gibi bir düşünceye kapılıyorlar. Oysaki zındıkların bu ibarelerden kasdettikleri şeyler, din için bir musibet ve değerli saliklerin bundan ne amaçladıklarını bilmemeleri yüzünden de bir cehalettir. Dolayısıyla gerçek ariflerin de bu terimlerle aynı şeyleri amaçladıkları gibi bir fikre saplanıp kalıyorlar. Sonuçta da ariflere olan iyi niyeti bakımından ve zındıklık ve dinsizliğe düşüyorlar ya da arifleri de aynen o kötü inanca sahip kimseler gibi değerlendiriyorlar.

İşte ben şimdi burada, müslümanların yanılmamaları ve hataya düşmemeleri için, ariflerin bu ibare ve terimlerden ne gibi bir anlam kasdettiklerini ortaya koymak için bir uyarıda bulunacağım. Bu zındık ve dinsizlerin adı geçen terimleri nasıl asıl anlamlarından başka manalara çevirdiklerini de gözler önüne sereceğim. Böyle umulur ki müslümanlar sapıtmaktan, doğru yoldan ayrılmaktan kurtulurlar, dinsizliğe sapmamış olurlar. Aynı zamanda arifler hakkındaki yanlış düşünceden de, sui zan beslemekten de kurtulmuş olurlar. Çünkü ariflerle mülhidler arasındaki fark, ariflerin Allah’ın veli kulları olmaları, mülhidlerinse Allah’ın düşmanları olmalarıdır.