Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Bu Türden Beytler - Vahdet I Vucud - 9. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Bu Türden Beytler

 

Diğer taraftan zındıklar bu ve benzeri beytlere takılarak hareket ediyorlar. Oysaki bu ve benzeri beytler, hülûlcuların saçmalıkları, mülhid dinsizlerin de hezeyanlarından ibaret şeylerdir. Çünkü bu ve benzeri beytlere dayanarak insan şeytanlarını ilah ediniyorlar, sonra da yüce Allah’ın gelen şu âyetini arkalarına atıyor, gözardı ediyorlar. Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“Ve size: Melekleri ve peygamberleri ilahlar edinin, diye de emretmez. Siz müslüman olduktan sonra hiç size kafirliği emreder mi?” (Al-i İmrân: 3/80)

Bu zındıklar Rabbimizin şu kavline de iltifat etmezler, dönüp de bakmazlar. Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın (rabler edinmesin).” (Ali İmrân: 3/64)

Bu beyinsiz cahillere aslında hiçbir söz de kâr etmemektedir. Bunlara tek kar eden şey, ağır söz söylemek ve dövmektir. Bunlar ancak bundan anlarlar. Hem de bunları keskin kılıç darbeleriyle toplum arasında darbedip cezalandırmak gerekir. Cahillerin harikulade yani olağanüstü şeylere aldanmalarının nedeni, İslâm dininden uzaklaşmalarının manası, olağan üstü olayların bir öneminin olmayacağını bilmemeleri, hatta dünyayı, gökleri ve yeryüzünü bu manada harikulade şeylerle doldursalar da buna değer verilmeme gereğini bilmemelerinin yegane nedeni, akidelerini ve inançlarını Kitap ve Sünnet’in gösterdiği şekilde sağlam bir temele oturtamamalarından kaynaklanıyor. Kısaca ümmetin üzerinde icma ettikleri anlamda bir akideye sahip olamamalarıdır.

Çünkü harikulade denen olağanüstü olaylar, hadiseler eğer, her hangi Hak bir peygamberin elinden meydana geliyorsa, buna mucize denir. Mucizeye inanmak gerekir, aksi takdirde küfre girilmiş olur. Çünkü mucizenin bağlayıcılığı vardır.

Eğer olağanüstü olay, herhangi bir velinin yani Allah dostunun eliyle meydana gelirse, buna da keramet denir. Kerametin Kitap ve Sünnette uygunluğu aranır. Keramet mucize gibi herkesi bağlayıcı olamaz. İfade olunduğu gibi Kitap ve Sünnete uygunluğu halinde, sadece kerameti gösteren veli için bağlayıcılığı sözkonusudur.

Eğer olağanüstü olay, rahip, papaz, deccal gibi kafirler ve dine karşı olanlar elinde meydana gelirse, buna da İstidrac denir. Bunun hiçbir bağlayıcılığı yoktur. Fakat cahiller bu gibi istidraca aldanırlar, sonunda onlar da mürted olarak küfre girmiş olurlar. Zındık dinsiz yani mülhid olurlar. Oysa daha önceleri bir tek Allah’a inanan ve hanif anlamında müslümanlar idiler. Ancak istidraclara aldanarak dinden çıkmış olurlar. Bu durumda bunun sapık görüş ve düşüncesi, yücelmeye başlar. Hidayet sancakları ayaklar altına alınır. Bu şekildeki sapıklıkları ve azgınlıkları yüzünden ilhad ve dinsizlik açıkça yayılır. Putperestlerin ve müşriklerin bile veremedikleri zararı bunlar İslâm’a vererek İslâm dinini bozarlar, ifsad ederler.