Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Şirkle İlgili Ayetler - Duadaevliya - 25. Sayfa

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

Şirkle İlgili Ayetler

 

Kendilerine yukarıdaki ayetler okunan kişilerin çoğu şu itirazı yapmaktadır: “Hep müşriklerle ilgili âyetleri örnek ve­riyorsunuz. Bu yaptığınız doğru mudur? Sizin mu­hatap­larınız müşrikler değil ki, hepsi de Müslüman.”

Kur’an’ın büyük bir bölümü şirkle ilgili âyet­lerle doludur. Bu konuda sadece Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme müşriklerden olma­mayı tenbihleyen şu âyet üzerinde düşünmek yeter.

“Allah’ın âyetleri sana indirildikten sonra sa­kın seni onlardan çevirmesinler. Rabbine çağır, sa­kın ha! müşriklerden olma.  Allah’la beraber başka bir tanrı çağırma. Ondan başka tanrı yoktur. Her şey yok olacak yalnız onun zatı kala­caktır. Hüküm onundur ve ona döndürüleceksi­niz. (Kasas 28/87-88)

Bu uyarı, bizzat Hz. Muhammed’e yapıl­dığına göre yukarıdaki itiraz yersizdir. Her Müslümanın bu konuda birbirini daima uyarması gerekir.

Müslümanlar bugün layık oldukları konumda değillerse bunun ciddi sebepleri vardır. Çünkü Allah Teâlâ hiçbir topluluğu boşuna helak et­mez. Şu âyetler her şeyi ortaya koyuyor :

“Sizden önceki devirlerde yaşayanlardan biri­kimi olanlar, ortalıktaki kokuşmuşluğa karşı çık­malı değiller miydi? Kendilerini kurtardığımız pek azı bunu yapmıştır. O zalimler, kendilerine verilen  refahın peşine takıldılar da suçlu kim­seler oldu­lar.

Yoksa senin Rabbin, halkı iyi duruma gel­miş­ken, o ülkeleri şirk[1] yüzünden helak edecek de­ğildi ya?”  (Hud 11/116-117)

Yukarıdakilerle birlikte şu ayetler üzerinde de düşünülürse sağlam bir sonuca ulaşılır:

“De ki, Allah’ın yakınında olduğunu bildik­leri­nize yalva­rın ba­ka­lım. Onların göklerde de yerde de zerre ağırlığında bir şeye hükümleri geçmez. Onların bu iki şeyde bir or­taklıkları yok­tur. Al­lah’ın onlar ara­sından bir yardımcısı da bu­lun­maz. Allah’ın katında, kendisinin uy­gun gördü­ğünden başkası­nın şe­fa­ati yarar sağlamaz.“ (Sebe’  34/22,23)

“Rablerinin huzurunda toplanacak­ları gün­den korkanları Kur’an ile uyar; onların Alla­h’tan başka ne bir dostları ne de şefaatçileri vardır. Belki (bu sayede) kendilerini korurlar.” (En’am 6/51)

Allah’ın indirdiği Kitap ile aralarında hükmet. Sakın onların heveslerine uyma. Onlardan ka­çın ki Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmasınlar. Eğer yüz çevirirlerse bilesin ki, Allah birtakım günahlarına karşılık başla­rına bir kötülük gelmesini istiyordur. Zaten in­sanlardan çoğu gerçekten yoldan çıkmıştır.

Yoksa cahiliye devri[2] hükmünü mü arıyor­lar? iyi bilen bir millet için kimin hükmü Allah’ın hük­münden güzel olabilir? (Mâide 5/49,50)

inananların gönüllerinin Allah’ı anması ve O’ndan inen gerçeğe içten bağ­lanması zamanı henüz gelmedi mi? Sakın daha önce kendilerine ki­tap verilen­ler gibi olmasınlar; üzerlerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı; on­lardan çoğu yoldan çıkmıştır. (Hadîd 57/16)


 

[1]-  Şirk diye tercüme ettiğimiz kelime "zulüm" dür. Çünkü Lokman suresinin 13. ayetinde "Şirk en büyük zulümdür." buyruluyor.

[2]- Mekkelilerin Müslüman olmadan önceki dönemine cahiliye devri denir.