Muhtelif - 48. Sayfa - Duadaevliya
i Postacılık
YILMAZ - Bizim anlayışımıza göre dinde Hz. Peygamber’in konumu, mesaj getiren bir postacılık değildir. O’nun asıl özelliği “üsve-i hasene”; yâni model şahsiyet olmasıdır. O canlı Kur’an’dır. Din ve beden ilimleri gibi, ilimlerin tecrübi olanları üstatsız öğrenilemez.
BAYINDIR- Postacı mektup ve posta evrakı getirir. Onların içinde ne olduğunu bilmesi gerekmez. Elçi ise birin sözünü diğerine ulaştıran kişidir. Sözü ulaştırabilmesi için onu anlaması ve kavraması gerekir.
Allah Teâlâ Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme şöyle buyuruyor:
Seni insanlara resul olarak gönderdik, şahit olarak Allah yeter." (Nisa 4/79)
Arapça’da bir sözü ve elçiliği yüklenen kişiye resul denir[1]. Bir fıkıh terimi olarak resul, işe kendini karıştırmadan birinin sözünü bir başkasına ulaştırmakla görevli kişidir[2]. Dini terim olarak da Allah'ın hükümlerini halka ulaştırmak üzere görevlendirdiği insana resul denir[3]. Bunun Türkçe karşılığı elçidir.
Allah Teâlâ elçilerinin görevini üç şekilde belirlemiştir:
1) Tebliğ yani emri yerine ulaştırma: Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Elçilere apaçık tebliğden başka ne düşer?" (Nahl 16/35)
"Ey Elçi! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan onun elçiliğini yapmamış olursun." (Maide 5/67)
2) Beyan, yani emri açıklama: Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Biz ne elçi gönderdiysek sadece kendi halkının diliyle gönderdik ki, onlara açık açık anlatsın." (İbrahim 14/4)
"Biz Kitap'ı sana, başka değil, sadece ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve bir de inanan kimselere yol gösterici ve rahmet olsun diye indirdik." (Nahl 16/64)
3) Müjdeleme ve uyarma: Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Biz elçileri, başka değil, sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." (En'am 6/48)
"Biz seni bütün insanlara sadece bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak göndermişizdir." (Sebe 34/28)
Allah Teâlâ elçilerinin yetkisiz olduğu hususları şöyle belirlemiştir:
1) Elçinin koruma görevi yoktur. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Eğer yüz çevireceklerse çevirsinler, biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir." (Şura 42/48)
2) Elçinin vekillik görevi yoktur. Ne halka karşı Allah'ın vekili, ne de Allah'a karşı halkın vekilidir. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Allah dileseydi şirke düşmezlerdi. Biz seni onların üzerinde bir koruyucu yapmadık. Sen onların üzerinde bir vekil de değilsin." (En'am 6/107)
"Sen sadece bir uyarıcısın. Her şeye vekil olan Allah'tır." (Hud 11/12)
3) Elçi kimseyi yola getiremez. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Sen, sevdiğini doğru yola getiremezsin, ama Allah, dilediğini doğru yola getirir. Doğru yola girecekleri en iyi o bilir." (Kasas 28/56)
Elçi sadece doğru yolu gösterir: Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Kuşkusuz sen kesinkes doğru yolu gösterirsin." (Şura 42/52)
4) Elçi baskı yapmaya yetkili değildir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.
Sen onların tepesine dikilecek değilsin." (Ğaşiye 88/21-22)
Hz. Peygamber bizim için güzel bir örnek, bir model şahsiyettir. Ama o hiçbir tarikatın şeyhi değildir. Hiçbir tarikat da onu model olarak almamaktadır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Kuşkusuz Allah’ın elçisinde sizin için, Allah’a ve son güne bel bağlayıp da Allah’ı sık sık ananlar için pek güzel bir örnek vardır”. (Ahzâb 33/21)
İşte bütün gayretimiz, Hz. Peygamberin yolunda gitmektir.
[1]- Rağıb el-isfahânî, el- Müfredât,RSL maddesi, s.353.
[2]- Mecelle m. 1450. (Risalet, bir kimse tasarrufta dahli olmaksızın bir kimesnenin sözünü diğere tebliğ etmektir.
Ol kimseye resul ve ol kimesneye mürsil ve diğerine mürselun ileyh denir.)
[3]- Eş-Şerîf Ali b. Muhammed el-Cürcânî, et-Tarifât, tarih ve yer yok, s.110.
İslami Okul Okulların En Önemlisi