Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 20. Sayfa - Kuranisiginda

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

b- Elçinin Yetkisiz Olduğu Durumlar:

 

1) Elçinin koruma görevi yoktur. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Eğer yüz çevireceklerse çevirsinler, biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir." (Şura 42/48)

2) Elçinin vekillik görevi yoktur. Ne halka karşı Allah'ın vekilliğini, ne de Allah'a karşı hal­kın vekilli­ğini yapar.

Vekilimiz Allah şöyle buyuruyor:

"Allah dile­seydi şirke düşmezlerdi. Biz seni onların üzerinde bir koruyucu yapmadık. Sen onların üzerinde bir vekil de değilsin." (En'am 6/107)

 "Sen sadece bir uyarıcısın. Her şeye vekil olan Allah'tır."   (Hud 11/12)

3) Elçi kimseyi yola getiremez. Bizi yoluna kabul eden Rabbımız şöyle buyuruyor:

"Sen, sevdiğini doğru yola getiremezsin, ama Allah, dilediğini doğru yola getirir. Doğru yola girecekleri en iyi o bilir."  (Kasas 28/56)

Elçi sadece doğru yolu gösterir: Hz. Muhammed'e çok değer veren Allah şöyle buyu­ruyor:

"Kuşkusuz sen kesinkes doğru yolu göste­rir­sin."  (Şura 42/52)

4) Elçi baskı yapmaya yetkili değildir. İnsanlara tam bir inanç hürriyeti tanıyan Allah şöyle buyu­ruyor:

"Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçü­sün.

Sen onların tepesine dikilecek değilsin."  (Ğaşiye 88/21-22)

5) Elçi kalpten geçen­leri bilmez. Şu âyetler onu gösteriyor.

"Çevrenizdeki kimi çöl Arapları münafıktır. Medine halkından da münafıklığa iyice alışmış olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz bili­riz. Onlara iki defa azap ede­ceğiz; sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir." (Tevbe 9/101)

"Münafıkları gördüğün zaman kalıpları ho­şuna gider. Konuşurlarsa sözlerini dinler­sin. Onlar da­yalı odunlara ben­zerler. Her kopan gürültüyü kendilerine karşı sanırlar. İşte düşman onlardır. Onlardan sa­kın. Allah onları kah­retsin, nasıl dön­dürülüyorlar."  (Münafikûn 63/4)

6) Elçi gaybı bilmez, o sadece Allah'ın ken­dine vahyettiği şeyleri bilir.

"De ki: "Ben size, Allah'ın ha­zineleri yanım­dadır, demiyorum. Gaybı da bilmem. Size, "İşte ben bir meleğim." de demiyorum. Ben bana vah­yolu­nandan başkasına uymam." De ki: "Görenle görmeyen bir olur mu? Hiç zihninizi yormaz mısı­nız?" (En'am 6/50)

"De ki: "Eğer gaybı bilseydim, daha çok iyi­lik yapmak isterdim ve bana kötülük de gelmezdi. Ben, inanan kesim için bir uyarıcı ve bir müjdeciden başka bir şey değilim."  (Araf 7/188)

Peygamberler bu durumda ise ya veliler ne durumda olur?