Muhtelif - 25. Sayfa - Kuranisiginda
6- Şeyhin Himmeti
Himmet Arapça'da bir işi yapmaya azmetmek ve güçlü bir kararlılık içinde olmak anlamlarına gelir. Türkçede ruhânî ve manevi yardım, kayırma ve lutuf anlamlarında kullanılır.
Tarikatlarda şeyhin müritlerine olağan dışı yollarla yardımda bulunduğuna ve onların bazı sıkıntılarını giderdiklerine inanılır.
MÜRİT- Sen şeyhin himmetini de mi kabul etmiyorsun. İster inan, ister inanma, şeyhimin himmeti sayesinde her yerde işlerim gayet iyi gidiyor. Ben bunu görüyor ve yaşıyorum.
BAYINDIR- Şeyhinizin himmeti derken onun size özel ilgi göstermesini kasdetmiyorsunuz her halde. Kasdınız onun size olan manevi yardımıdır, değil mi?
MÜRİT- Evet doğru. Mesela ben hacca gittiğimde Arafat'tan inerken şeyhimin himmetini gördüm. Halbu ki, o Türkiye'deydi. Arafat'tan o kadar kolay indim ki, Şeytanı da taşladıktan sonra sabah'ın sekizinde otelde idim.
BAYINDIR- Niye Allah’ın yardımı değil de "Şeyhinizin himmeti?”
MÜRİT- Şeyhimin Allah katındaki değerinden dolayı Allah onun müritlerine yardım ediyor.
BAYINDIR- Peki ya saat sekizden önce otele gelenlere kim himmet etti?
Bu konuda çok âyet geçti ama biraz da şu âyetler üzerinde düşünelim:
“De ki, Allah’ın dışında kuruntusunu ettiklerinizi çağırın bakalım; onlar, sıkıntınızı ne gidermeye, ne de bir başka tarafa çevirmeye güç yetirebilirler.
Çağırıp durdukları bu şeyler de Rablarına hangisi daha yakın diye vesile ararlar, rahmetini umar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı cidden korkunçtur.” (İsrâ 17/56-57)
Siz şeyhinizin ahirette size şefaat edeceğine de inanıyorsunuz. Eğer şeyhler müritlerini hem dünyada hem de ahirette kurtarabiliyorlarsa onlar için şeyhlerini memnun etmek her şeyden önemli olur. Artık Allah’a yalvarma gereği ortadan kalkar.
Bu batıl bir yoldur. Eğer hak yola gelmezseniz sonunuzun çok kötü olacağından endişe ederim.
İslami Okul Okulların En Önemlisi