Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 26. Sayfa - Kuranisiginda

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

b- İstidrâc

 

İstidrâc'ın kelime anlamı basamak basa­mak çıkarmak veya indirmektir. Terim olarak, bir kimseyi, arzusuna göre adım adım bir noktaya kadar götürüp beklemediği bir felakete atmak an lamında kullanılır. Ama o, bu gidişin kendi yararına oldu­ğunu zanneder.

Hayallerin ötesinde bir merhamete sahip olan Allah Teâlâ, uyarıda bulunmadan kulunu bu yola sokmaz.

 "Bir cemaati doğru yola soktuktan sonra, ne­den sakınacaklarını açıktan açığa kendilerine bil­dirmedikçe Allah'ın onları yoldan çıkarma ihti­mali yoktur." (Tevbe 9/115)

Sapıtan cemaatler, yapılan uyarıları dikkate almayanlardır.

"Ne zaman ki yapılan uyarıları gözardı etti­ler, biz de üzerlerine her şeyin kapılarını açıverdik. Kendilerine verilenlerle tam ferahladıkları bir sırada onları kıskıvrak yakaladık. Hepsi bir anda umut­suzluğa düştüler." (En'am 6/44)

Halbuki bunlar ellerindeki nimetlere bakarak hak yolda olduklarını düşünme yerine Allah'ın açık ayetleri üzerinde düşünselerdi bu duruma düş­mez­lerdi.

Siz de aynı şeyi yapıyorsunuz. Etrafınıza toplanan insanlara bakarak "Yolumuz yanlış olsa bu kadar kişi peşimize takıl­maz." diyorsunuz. Çokluğa al­danma­malıdır. Çinli komünist lider Mao daha çok in­san toplamışt ama bu onu kur­taramayacaktır.

Maddi imkanlarınızı, sizi dinleyenlerin çok ol­masını ve halkın saygı göstermesini de doğru yolda olmanızın delili sayıyorsunuz. 

Sonunda iyice şımarıyor ve Şeyhinizin kendine bağlananı, hem dünyada hem de ahirette kurtaracağını söylemeye başlıyorsunuz. İşte bu, sizin kıskıvrak yakalanacağınız nok­tadır.

Lütfen aklınızı başınıza alın da Allah Teâlâ'nın Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme olan şu emrini iyice düşünün. 

" De ki: "Benim size ne zarar vermeye gücüm vardır, ne de olgunlaştırmaya.

De ki: "Beni Allah'ın azabından hiçkimse kurta­ramaz. Ben O'ndan başka bir sığınak da bula­mam.

Benimkisi yalnız Allah'tan olanı, O'nun gön­derdiklerini tebliğdir o kadar." (Cin 72/21-23)

Hz. Muhammed'in varisi olmak onun getirdiği Kur'an'ı insanlara açık ve net bir biçimde anlat­makla olur. Çünkü ondan bize kalan tek görev bu­dur. Ama siz, evliya ve meşayih dediğiniz kişilerin sözlerini alıyor, Kur'an-ı Kerim'i ona göre yorumla­maya kalkışıyorsunuz. Sizin du­rumunuzu en iyi şu âyet ortaya koymaktadır:

"Kim Rahman'ın Zikri'ni görmezlikten gelirse onun başına bir şeytan sararız. O onun arka­daşı olur.

Onlar bunları yoldan çevirirler ama bunlar doğru yola girdiklerini hesabederler." (Zuhruf 43/36 37)

Rahman'ın Zikr'i, Kur'an'dır. Siz de bir çok âyeti görmezlikten geliyor ama kendinizi hak yolun öncü­leri sanıyorsunuz.

Önemli olduğu için Allah'ın elçisine varis olma konusu ile zikrin ne olduğuna tekrar deği­neceğiz.