Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 3. Sayfa - Kuranisiginda

Okuyucuya not: Bu eser tasavvuf ve tarikatları tanıtmaktadır; aktarılan görüşlerin bir kısmı Kitap ve Sünnet ölçüsüyle bağdaşmaz. Akîde meselelerinde Kur'an, sahih sünnet ve Selef âlimlerinin açıklamaları esas alınmalıdır.

1- Tasavvuf*

 

MÜRİT- Her şeyden önce şunu öğrenelim. Sen tasav­vufu kabul edi­yor musun, etmi­yor musun?

BAYINDIR - Bu, tasavvuftan ne kastedil­diğine bağlıdır. Tasav­vuf, Kur’an ve Sünnete uygun olarak müslümanlığı yaşa­mak için bir hocanın et­rafında bir araya gelmekse bunu güzel ve faydalı bulurum.

Şeyh Efen­di bir öğ­retmen, bir yol gösterici, ör­nek bir insan olmaya çalışmalıdır. Ama tutar onu Allah ile kul arasında bir yere yerleştir­meye, onu bir vesile ve vasıta[1] kılmaya, onun ruhaniyetin­den yardım istemeye, ma­nevi him­metin­den yarar­lanmaya kalkışırsanız aşı­rıya kaçmış olur­sunuz. Bizim karşı çıktığımız bu aşırılıklardır. Kur’an ve sünnetin çizgisi dı­şına taşan aşırı­lıkları kim, hangi ad altında yaparsa yapsın kabul etmemiz söz konusu olamaz.

MÜRİT- Bizim tasavvuf anlayı­şımızı sana oku­yayım. İmam Rabbanî Haz­retleri Mektûbât’ında şöyle bu­yuruyor:

“Şunu bil ki, şeriatın üç bölümü vardır; ilim, amel ve ihlas. Bu üç bö­lümün hepsi gerçekleş­medikçe şe­riat gerçekleşmez. Şe­riat gerçek­leşti mi, Hak Sübhanehû ve Teâlâ’nın rı­zasının ka­za­nıl­ması da gerçek­leşir. Bu rıza öyle bir şeydir ki, dünya ve ahiret mutluluklarının tama­mından üs­tün­dür. “Allah’ın bir rı­zası her şey­den büyüktür.” (Tevbe 9/72) Şe­riat, dünya ve ahiretin tüm mutlu­lukla­rını garantile­miş olmak­tadır. Şeriatın öte­sinde ihti­yaç karşılayacak bir istek kalmaz.

Tarikat ve hakikat ki, sufiler bun­larla öne çıkmışlardır, üçüncü bö­lümü oluşturan ihlası ol­gun­laş­tırma hususunda şe­riatın emrinde­dir­ler. Bu iki şeyden her birinin gayesi şeri­atı mükem­mel­leştir­mektir. Şeriatın ötesinde bir şey yok­tur[2].”

BAYINDIR - Bu tasavvuf anla­yışını kabul edebiliriz. Ama sizin ortaya koyduğunuz şeyler buna aykırıdır.

MÜRİT- Bizim ona aykırı bir şeyimiz yok­tur.

BAYINDIR - Bizim karşı çıktığımız, sadece Kur'an'a açıkca aykırı olan şeylerdir. Eğer bun­lar Hanefî, Şafiî, Mâlikî, Eş­‘ârî, Maturîdî gibi herhangi bir mezhebin görü­şüne aykırı ol­saydı bunu gö­zümüzde büyütüp sert tavır ortaya koymazdık. Mütevâtir olma­yan hadis-i şe­riflere[3] aykırı bul­saydık üzerinde  bu kadar durmaz­dık. Siz Kur­‘an-ı Ke­rim’in çok açık ifadelerine aykırı şeyler söy­lü­yorsu­nuz. Bunlar karşısında su­sarsak hesap gü­nünün tek yetkilisi olan Allah’a, bunun hesabını ve­remeyiz.


 

[1]- Vesile konusu ileride gelecektir.

[2]- İmam Rabbânî, Mektûbât,36. mektup. Arapça nüsha, c. I, s.50.

[3]- Mütevâtir hadis, yalan söylemek için bir araya gel­meleri düşünüle­meyecek topluluklar zinciri ile bize ulaşan hadistir. Böyle bir sözü Peygamberimizin söylemiş olduğunda kuşku olmaz..