Vilâdet | Zehirli Ok - Nikah - Viladet
VilâdetDoğumun âdâbı beş tanedir: Nitekim Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: İbn Abbas da Hz. Peygamber'den şu hadîsi rivayet etmiştir: Enes, Hz. Peygamber'in (s.a) şöyle dediğini rivayet eder: Herhangi bir kimse ki, müslümanların pazarlarından birisine çıkıp oradan (yiyecek veya giyecekten) birşey satın alıp evine götürüp erkek çocuklarına değil, özellikle kız çocuklarına verirse, böyle bir kimseye Allah Teâlâ (cc) (şefkat ile) bakar. Allah Teâlâ kime şefkat ile bakarsa onu artık azaba düçar etmez.150 Kim çarşıdan güzel ve yeni birşey alıp çoluk çocuğuna götü-rürse, sanki onlara bir sadakayı sırtlamış götürmektedir. Tâ ki onu onların arasına bırakıncaya kadar (bu durum devam eder). Getirdiğinde erkek çocuklarından önce kız çocuklarına vermelidir. Zira bir kız çocuğunu sevindiren bir kimse, sanki Allah korkusundan ağlamıştır. Allah korkusundan ağlayan bir kimsenin bedenini Allah ateşe haram kılar.151 Ebu Hüreyre Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: 2. Doğumun ikinci edebi: Doğan çocuğun kulağına ezan okumaktır. Rafı, babasından şöyle rivayet eder: 'Allah'ın Rasûlü'nü gördüm ki,Hz. Fâtıma (r.a), oğlu Hasan'ı doğurduğu zaman, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Çocuğun ilk konuşacağı zaman, herşeyden önce ona 'Lâ ilâhe illâllah'ı telkin etmek müstehabdır ki ilk konuşması bu olsun.154 3. Üçüncü edep, çocuğuna güzel bir isim vermektir. Zira çocuğa güzel bir isim vermek çocuğun babası üzerindeki bir hakkıdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: Çocuklarınıza isim verdiğiniz zaman, kulluk mânâsını ifade eden isimleri veriniz.156 Allah nezdinde isimlerin en sevimlisi, Abdullah ve Abdurrahman'dır.157 (Çünkü Kur'an'da Abd kelimesi bu iki isimden başkasına izafe edilmiş değildir). Çocuklarınızı benim ismimle isimlendiriniz. Fakat benim künyemi kimseye vermeyiniz.158 Âlimler şöyle demişlerdir: Rasûlullah'ın künyesiyle künyelenmek ancak onun hayatında yasaktı. Çünkü o asırda Hz. Peygamber 'Ey Ebu'l-Kasım!' diye çağırılırdı. Şimdi ise, herhangi bir müslümana 'Ebu'l-Kasım' künyesini vermekte bir sakınca yoktur. Evet, yalnız Hz. Peygamber'in hem ismini ve hem de künyesini birden almak doğru olmaz. Çünkü Rasûlullah şöyle buyurmuştur: Denildi ki, bu son hadîsin hükmü de Rasûlullah'ın hayatta olduğu zamana aittir. O zaman, adamın birisine Ebû İsâ künyesi verilmişti. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: 'Muhakkak ki, İsâ'nın babası yoktur.160 Bu bakımdan Ebu İsâ ile herhangi bir kimseyi künyelendirmek mekruhtur. Düşük çocuğa, isim vermek gerekir. Abdurrahman b. Yezid b. Muaviye dedi ki: "Düşük çocuğun kıyâmet gününde babasının arkasında koşup 'Beni dünyada iken zâyi ettin. Beni isimsiz bıraktın' diye bağıracağını bildiren bir hadîs-i şerifi işitmiştim". Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmaktadır: Herhangi bir müslümanın mânâsı güzel olmayan ismi varsa, o ismi değiştirmek onun için müstehabdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a), el-As'ın ismini Abdullah ile değiştirdi. (Ümmü Seleme vâlidemizin kızı) Zeyneb 'in ismi (temizleyici mânâsına gelen) Berre idi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a) 'O kendi nefsini temizler' dedi ve ismini Zeyneb ile değiştirdi.162 Böylece Eflâk, Yesar, Nâfi ve Bereket isimleriyle isimlenmek hususunda yasak vardır. Çünkü 'Bereket orada mı?' denir ve 'hayır' cevabı verilir. 4. Doğum edeplerinin dördüncüsü; erkek çocuğu için iki "koyunu akika kurbanı olarak kesmektir. Kız çocuğunun akika kurbanı ise bir koyundur. Fakat erkek çocuğu için de kız için olduğu gibi bir koyun kurban edilirse, herhangi bir sakınca yoktur. Âişe vâlidemiz (r.a) Hz. Peygamber'in erkek çocuk için iki koyun, kız çocuğu için de bir koyunu 'akika' kurbanı olarak kesmeyi tavsiye ettiğini rivayet etmektedir.163 Yine rivayet ediliyor ki, Hz. Peygamber (s.a) Hz. Hasan'ın akika kurbanı olarak bir koyun kesmiştir. Rasülullah'ın böyle yapması bir koyun kesmenin de yeterli olduğuna işaret eder. Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmaktadır: Çocukla beraber akikası vardır. Bu bakımdan onun için kan akıtınız ve ondan eziyetleri uzaklaştırınız.164 Bu hususta bir haber gelmiştir ki, Hz. Peygamber (s.a) Hz. Hüseyin'in doğumunun yedinci gününde Hz. Fâtıma'ya emretti: 'Onun saçını kes ve karşılığında gümüş tart, sadaka ver'. Âişe (r.a) şöyle demiştir: 'Akika olarak kesilen hayvanın kemikleri kırılmamalıdır'. 5. Doğum edeplerinin beşincisi; çocuğu ilk olarak bir parça helva veya bir hurma ile gıdalandırmaktır. Nitekim Hz. Ebubekir Sıddık'ın kızı Hz. Esmâ'dan şöyle rivayet edilir: Abdullah b. Zübeyr Medine'de ilk doğan müslüman çocuğudur. Müslümanlar Abdullah'ın doğumu ile şenlik yaptılar. Çünkü müslümanlara 'Yahudiler size sihir yapmıştır. Artık sizin çocuğunuz olmaz' denilmişti. 147) Taberânî ve Haraîtî, (İbn Mes'ud'dan zayıf bir senedle) |
İslami Okul Okulların En Önemlisi