Komşuluk Hakları | Zehirli Ok - Ulfet - Komsuluk Haklari
Komşuluk HaklarıKomşuluk, İslâm kardeşliği haklarından başka birtakım hak lar içermektedir. Bu bakımdan müslüman bir komşu her müslü manın sahip olduğu umumî hakların dışında birtakım haklara daha sahiptir; çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Komşular a) Bir hakkı olanlar, b) iki hakkı olanlar,c) Üç hakkı olanlar olmak üzere üç sınıftır. Yine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki (Allah'ın emriyle) komşuyu komşuya vâris kılacak zan nettim.269 Kim Allah'a ve son güne iman ediyorsa komşusuna ik ramda bulunsun.270 Komşusu şerrinden emin olmayan kimse iman etmiş sayılmaz.271 Kıyamet gününde Allah'ın huzuruna gelen ilk hasımlar, komşulardır.272 Komşunun köpeğine taş attığın takdirde ona eziyet vermiş olursun.273 Hz. Peygamber, komşusu hakkında şikayette bulunan bir kişiye sabretmesini tavsiye etti. Bilahare, üçüncü veya dördüncü de fasında 'Pılını-pırtını sokağın ortasına at!' buyurdu. Adam evine döndüğünde Hz. Peygamberin bu tavsiyesine uyarak eşyalarını sokağın ortasına attı. Bunun üzerine yoldan geçenler 'Ne oldu? Niçin böyle yapıyorsun?' diye sormaya başladılar. Sebebini öğrendiklerinde de 'Allah komşuna lânet etsin. Niçin böyle yapıyor?' diyorlardı. Bunun üzerine komşusu adama 'Eşyalarını evine taşı. Allah'a yemin ederim ki, bir daha böyle birşey yapmayacağım dedi.275 Zührî şöyle rivayet ediyor: "Adamın biri Rasûlullah'a gelerek komşusunu şikayet etti. Bunun üzerine Rasûlullah ona camiin kapısına çıkıp 'Kırk haneye kadar komşudur!' diye bağırmasını emretti",276 Zührî, dört cihete işaret ederek 'Bu cephelerin her birinden kırkar hane komşu sayılır' demiştir. Komşu hakkı sadece onlara eziyet etmemekten ibaret değildir; aynı zamanda onların eziyetlerine de tahammül etmelidir. Çünkü sadece eziyet etmemekten ibaret olsa, diğer tarafın da eziyet etme mesiyle bunun karşılığı verilmiş demektir. Burada herhangi bir hakkın eda edilmesi sözkonusu değildir. Hatta komşunun eziyetle rine tahammül etmek de kâfi gelmez. Bunun yanısıra kişi onlara karşı şefkatli olacak ve kendisine eziyet eden komşusuna iyilik ya pacaktır; zira şöyle denilmiştir: 'Fakir komşu kıyamet gününde zengin komşusunun yakasına yapışarak onu Allah Teâlâ'nın huzuruna çeker ve şöyle der: 'Yâ rabbî! Şu kuluna sor! Beni niçin • mahrum etti? Niçin kapısını yüzüme kapattı?' İbn Mukaffa bir komşusunun, borcundan dolayı evini satmak istediğini haber aldı. Kendisi arasıra onun evinin gölgesinde otu rurdu. 'Eğer komşum yokluktan dolayı burasını satıyorsa, onun gölgesine gereken hürmeti göstermemişim demektir' diyerek evin pahasını komşusuna verdi ve ona evini satmamasını söyledi. Bir kişi evindeki farelerin çokluğundan şikayet etti. Kendisine bir kedi tutması tavsiye edildiğinde de şöyle dedi: 'Hayır, kediyi gö ren farelerin komşumun evine kaçmalarından korkuyorum. Böylece kendi nefsim için istemediğim birşeyi komşularım için is temiş olurum'. Komşu haklarını şöyle özetleyebiliriz! Selâm vermek, hâlini sormak, hasta ise ziyaret etmek, musibet anında taziyede bulun mak ve üzüntüsünü paylaşmak, sevinçli günlerinde tebrik etmek, sevincine katıldığını belirtmek, kusurlarını affetmek, evinin içine bakmak, duvarlarına (izni olmaksızın) odun filan koymak sure tiyle komşusunu daraltmamak, külleri evinin önüne atmamak, evine giden yolu daraltmamak, evine götürülen yiyecek maddelerine bakmamak, ayıp ve kusurlarını örtmek, başına herhangi bir musi bet geldiğinde yardımına koşmak, bir yere gittiği zaman evine göz kulak olmak, aleyhinde konuşanı kendisine iletmemek, gizli hâlle rini araştırmamak, hizmetçisine fazla bakmamak, çocuğuyla konuşurken sevgi ve şefkat göstermek, din ve dünyası hususunda bilmediği şeylerde kendisini irşad etmek. İşte bütün bu hakları tüm müslümanlar için riayet edilmesi gereken haklara ekleyerek komşuna tatbik etmen gerekir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Bunu söyledikten sonra şöyle devam etti: Bu hadîs-i şerîfi Amr b. Şuayb babasından, o dedesinden, dedesi de Hz. Peygamber1 den bu şekilde rivayet etmiştir. Mücâhid şöyle anlatıyor: Birgün Abdullah b. Ömer'in yanında bulunuyordum. O sırada hizmetçisi bir koyun yüzüyordu. İbn Ömer ona 'Bu koyunu yüzdükten sonra yahudi komşumuzdan başlamak üzere komşulara birer parça ver' dedi ve bunu birkaç kere tekrarladı. Hizmetçi 'Ne de çok tekrar ettiniz efendim' dedi. Bunun üzerine İbn Ömer 'Çünkü Hz. Peygamber komşularımız hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki onları bize varis kılacak zannettik' buyurdu. Hişam şöyle diyor: 'Hasan Basrî kurban etinden yahudi ve hristiyan komşuya verilmesinde herhangi bir beis görmezdi'. Ebu Zer (r.a) şöyle diyor: Dostum (Hz. Peygamber) bana komşum hakkında tavsiyede bulunarak şunları söyledi: 'Yemek pişirdiğin zaman bol sulu yap. Sonra komşularından bazılarına bak ve o yemekten onlara da birşeyler gönder'.279 Âişe validemiz şöyle anlatıyor: Rasûlullah'a 'Ey Allah'ın Rasûlü! Benim iki komşum var. Birisinin kapısı bana bakıyor; diğerinin ki ise uzaktadır. Çoğu zaman yemeğim ikisine birden göndermeye yetmiyor. Bunlardan hangisinin hakkı daha büyüktür? dedim. 'Kapısı sana bakanın hakkı daha büyüktür' bu yurdu.280 Hasan b. İsa en-Nisaburî şöyle diyor: Abdullah b. Mübârek'e sordum: İbn Mübarek şöyle buyurdu. Âişe validemiz şöyle buyurmuştur: Güzel ahlâkın hasletleri on tanedir. Bunlar bazen kişide bulunur, babasında bulunmaz; kölede bulunur, efendisinde bulunmaz. Allah Teâlâ bunları sevdiği kul larına ihsan eder. Ebu Hüreyre Rasûlullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmek tedir: Yine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: 'Geniş mesken, sâlih komşu ve rahat merkep müslüman kişinin saadetindendir'.282 Abdullah b. Mes'ud şöyle rivayet ediyor: Bir kişi Rasûlullah'a şöyle dedi: Câbir'in rivayet ettiğine göre Rasûlullah şöyle buyurmuştur: 'Kimin bir duvarda (ya da herhangi birşeyde) komşusu veya ortağı varsa, onu o komşusuna veya ortağına teklif etmeden satmasın'.284 Ebu Hüreyre şöyle demiştir: 'Hz. Peygamber komşunun, ta vanında kullandığı kirişin başını, ister razı olsun, ister olmasın komşusunun duvarının üzerine koyabileceğini söylemiştir'.285 İbn Abbas'ın rivayetine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Ebu Hüreyre 'Sizin bu hükme razı olup riayet etmediğinizi gö rüyorum. Allah'a yemin ederim ki ben o kirişi sizin evlerinizin or tasına atacağım' demiştir. Âlimlerin bir kısmı buna razı olmanın farz olduğuna kail olmuşlardır. Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır: Akrabalık Hakları Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Ben Rahmânım; şu da sıla yı rahimdir. Ona kendi ismimden bir isim verdim. Bu ne denle bu rahmin hukukuna riayet eden kimseyi hedefine vardırır; onu kesen kimseyi mahrum bırakırım.288 Ebu Zer şöyle demiştir: 'Dostum (Hz. Peygamber) bana, kendisi (benden uzaklaşıp) arkasını çevirse bile sıla-yı rahmi kesmememi tavsiye etti. Ayrıca acı da olsa hakkı söylememi emretti'. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Sevabı (karşılığı) en çabuk verilen ibadet sıla-yı rahimdir. Hatta aile efradı fâsık ve facir olmasına rağmen bazı hane lerin malları artar ve adetleri çoğalır; çünkü onlar sıla-yı rahim yaparlar...292 Hz. Ebubekir'in kızı Esmâ şöyle diyor: Annem (Mekke'den) bana geldiğinde Hz. Peygambere giderek şöyle dedim: Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Ebu Talha 'Sevdiğiniz şeylerden sadaka vermedikçe birr'e (iyiliğe) erişemezsiniz' (âlu İmran/92) ayetinin hakikatine uymak için, çok hoşuna giden bahçesini sadaka olarak vermek istediğinde Hz. Peygambere gidip şöyle dedi: Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Bu hadîs Hz. Peygamberin şu hadîsinin mânasındadır: Hz. Ömer valilerine bir emirnâme göndererek 'Akrabalara bir birlerini ziyaret etmeyi, fakat komşu olmamayı emrediniz!' bu yurmuştur. Hz. Ömer, bu sözü, şu hikmete binaen söylemiştir: Komşuluk çoğu zaman haklar için nefret ve münakaşaya yol açar ve dolayısıyla da akrabalar arasında sıla-yı rahmin kesilmesine sebep olur. 267) Bezzar |
İslami Okul Okulların En Önemlisi