Gıybet'in Anlamı ve Tarifi | Zehirli Ok - Dilinafetleri - 917. Sayfa
Gıybet'in Anlamı ve TarifiGıybet duyduğu zaman insanın hoşuna gitmeyen, gıyabında yapılan konuşmadır. Söylemiş olduğun şey, ister bedeninde, ister nesebinde, ister ahlâkında, ister fiilinde, ister zihninde, ister bün-yesinde olsun hiçbir fark yoktur. Hatta elbisesinde, evinde ve bineğinde bile hoşuna gitmeyen bir eksikliği belirtsen yine gıybet olur. Nesebe gelince, 'Babası Nebtî (çiftçi, ziraatçı) veya Hindli'dir' veya 'hasis' veya 'ayakkabı tamircisi' veya 'çöpçü' gibi kişinin hoşuna gitmeyen herhangi bir vasfını söylemendir. Ahlâka gelince, 'O kötü ahlâklıdır, cimridir, gururludur, riyakârdır. Fazla öfkeli, korkak, âciz, zayıf kalpli, mütehevvir ve benzeri ahlâklıdır!' demek de gıybettir. Dil ile ilgili fiillerine gelince, 'O hırsız, yalancı, içkici, hain, zâlim, namaz hususunda gevşek, zekât hususunda küstah veya güzel rükû yapmaz, güzel secde etmez, necasetlerden korunmaz veya anne ve babasına karşı itaatkâr değildir veya zekâtı yerine sarfetmiyor veya zekâtı güzelce taksim etmeyi beceremiyor veya orucunu kadınlarla müstehcen konuşmaktan, gıybet yapmaktan, halkın namusuna saldırmaktan korumuyor' demek de gıybettir. Dünya ile ilgili fiiline gelince, 'O az edeplidir. Halk hakkında küstahtır veya hiç kin senin kendi üzerinde hakkı olduğunu görmediği gibi, kendi nefsinin herkeste hakkı olduğunu sanar veya fazla konuşur. Fazla er, fazla uyur. Uyku vakti olmayan vakitlerde uyur, uygun olmayan yerlerde oturur' demek de gıybettir. Elbisesinde ise 'Onun yenleri pek geniştir. Eteği uzun, elbisesi kir-lidir' demek de gıybettir. Bir grup 'Din hususunda gıybet yoktur. Çünkü din hususunda başkasını kötüleyen bir kimse Allah'ın kötülediğini kötülüyor demektir. Bu bakımdan başkasını günahlarıyla zikredip o günahlarından dolayı kötülemek caizdir' demişler ve delil olarak şu rivayeti öne sürmüşlerdir: Hz. Peygamber'e (s.a) bir kadından sözedilerek onun fazla saliha ve fazla oruç tutan olduğu söylendi. Fakat 'kadın diliyle komşularına eziyet veriyor' da denildi. Hz. Peygamber de cevap olarak şöyle buyurdu: Yine Hz. Peygamber'in yanında başka bir kadından söz edilerek, onun cimri olduğu söylendi. Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurdu: Bu (kadının cimri olduğuna dair) söz, bozuk bir sözdür. Çünkü ashâb-ı kirâm, Hz, Peygamber'den ahkâmı sormaya muhtaç olduklarından dolayı gelip Hz. Peygamber'e böyle şeyleri soruyorlardı. Onların gayeleri sözü edilen adamı tenkid değildi ve Hz. Peygamberin meclisinden başka bir mecliste de böyle bir şeye ihtiyaç yoktu. Bizim elimizdeki delil, ümmetin icmaıdır. Ümmet, başkasını, hoşuna gitmeyecek bir vasıfla anan kimsenin gıybetçi olduğunda ittifak etmiştir. Çünkü böyle bir kimse Hz. Peygamberin gıybet tarifinde belirttiği hükme dahil olur. Bütün bu konularda doğru olduğu halde gıybet eden bir kimse gıybetçidir, rabbine isyan etmiştir ve kardeşinin etini yemiş gibidir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: -Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz? -Allah ve Rasûlü daha iyi bilir. -Gıybet kardeşinin hoşuna gitmediği bir vasıfla onu zikretmendir. -Acaba benim dediğim kardeşimde varsa? -Eğer senin dediğin kardeşinde varsa, onun gıybetini yapmış olursun. Eğer dediğin kendisinde yoksa ona iftira etmiş olursun.221 Muaz b. Cebel şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber'in yanında bir kişinin bahsi geçti. Ashâb 'O çok âciz bir kimsedir!' dedi. Buna karşılık Hz. Peygamber şöyle buyurdu: -Siz kardeşinizin gıybetini yaptınız! -Biz onda olanı söyledik! -Eğer onda olmayanı söyleseydiniz kendisine iftira etmiş olurdunuz.222 Huzeyfe Hz. Âişe'nin şöyle dediğini rivayet eder: Hz. Âişe, Hz, Peygamber'in yanında bir kadından bahsetti ve dedi ki: 'O kısa boyludur'. Bunun üzerine Hz. Peygamber Âişe ye şöyle dedi: Hasan Basrî şöyle demiştir: Başkasından bahsetmek üç kısma ayrılır: Bunların hepsi Allah'ın Kitabı'nda zikredilmiştir. Bu bakımdan gıybet; kişide olanı söylemendir, bühtan kişide olmayanı söylemendir. İfk ise, kulağa geleni söylemendir! 219)İbn Hibban, Hâkim |
İslami Okul Okulların En Önemlisi