Ashab'ın ve Âlimlerin Sözleri | Zehirli Ok - Fakr Ve Zuhd - 1016. Sayfa
Ashab'ın ve Âlimlerin SözleriBir rivayette şöyle vârid olmuştur: 'Kullar, dinleri için dünyalarından eksik olana aldırmadıkça 'Lâ ilâhe illallah' demeleri Allah'ın gazabını onlardan uzaklaştırır!' Ashabın biri şöyle demiştir: 'Bütün amelleri tedkik ettik. Ahiret işinde dünyadaki zühdden daha verimli bir amele tesadüf etmedik'. - Bu neden böyle idi? Bilâl b. Sa'd95 şöyle demiştir: 'Şu durum, günah bakımından, insan için yeter de artar. Allah Teâlâ bizi dünya hakkında zâhid kılıyor. Oysa biz gittikçe dünyaya dalıyoruz'. Vehb b. Münebbih dedi ki: 'Cennetin sekiz kapısı vardır. Cennet ehli oraya gittikleri zaman kapıcılar şöyle haykırırlar: 'Rabbimizin izzetine yemin olsun! Dünyada zâhid ve cennete aşık olanlardan önce buraya kimse giremez!' Yusuf b. Esbat şöyle demiştir: Allah Teâlâ'dan üç haslet istiyorum Yusuf b. Esbat'ın bütün bu istekleri Allah tarafından kendisine verildi. Açlıktan ölmeniz, sizin için Fudayl'ı kesmenizden daha hayırlıdır'. Ebû Hâzım'ın hanımı kendisine 'İşte kış mevsimi geldi! Yiyecek, giyecek ve yatacak lâzımdır'. Bunun üzerine, Ebu Hâzım, hanımına 'Evet! Bütün bunlar lâzımdır. Fakat (unutma) ölüm için hazırlanmak da lâzımdır. Ölümden sonra dirilmek, ondan sonra Allah'ın mahkemesinde muhakeme olmak, ondan sonra ya cennet veya cehennem için de tedbir almak lâzımdır' dedi. Hasan Basrî'ye 'Elbiselerini sık sık niçin yıkamıyorsun?' denildiğinde 'Daha acil işlerim var da ondan!' cevabını vermiştir İbrahim b. Edhem der ki: Kalplerimiz üç perde ile perdelenmiştir. Bu perdeler kalbin önünden kalkmadıkça kul için yakîn keşfolunmaz: Bu bakımdan mevcuda sevindiğin zaman harîs olursun. Yok olandan ötürü mahzun olduğunda Allah'ın kaderine küsmüş olursun. Kadere küsen ise, azap görür. Övülünce sevindiğinde nefsini beğenmiş olursun. Oysa nefsi beğenmek ve kibire kapılmak ameli yakıp kül eder. İbn Mes'ud (r.a) der ki: 'Kalbi zâhid olanın iki rek'at namazı, onun için, Allah nezdinde zâhid olmadığı halde dünyanın sonuna kadar var kuvvetiyle ibâdet eden âbidlerin ibâdetinden daha hayırlıdır!' Seleften biri şöyle demiştir: 'Allah Teâlâ'nın bizden uzaklaştırdığı şeyler hakkındaki nimeti, bize tevcih ettiği şeylerdeki nimetinden daha fazladır'. Allah, mü'min kulunu o kul dünyayı sevdiği halde dünyadan, sizin hastanızı koruduğunuz gibi korur. Bu anlaşıldığı zaman, insanı sıhhate götüren perhizde, hastalığı meydana getiren şeyden daha büyük bir nimet olduğu bilinir. Süfyan es-Sevrî der ki: 'Dünya doğruluk evi değil, eğrilik evidir. Sevinç değil üzüntü evidir. Dünyayı tanıyan bir kimse ne onun genişliğine sevinir, ne de sıkıntısına üzülür. Ben bir kavme (Ashâb-ı kirâm) yetiştim. Bir çoklarıyla ar-kadaşlık yaptım. Dünya onlara yöneldiği zaman hiç sevinmezlerdi. Sırt çevirip gittiği zaman da hiç üzülmezlerdi. Yemin olsun, dünya onların gözünde topraktan daha kıymetsizdi. Onlar elli, altmış sene yaşadığı halde, katlanmış bir elbiseleri, kaynamış bir çanakları bile yoktu. Yattıkları zaman onlarla toprak arasında bir örtü de yoktu. Evindekilere hiçbir zaman yemek yapmayı emretmezlerdi. Gece olduğunda ayakta el pençe divan dururlardı. Yüzlerini toprağa koyar, gözyaşları yanaklarından akardı. Kölelik zincirinden âzad etmesini rablerinden dilerdi. İyilik yaptıkları zaman, bunun şükrünü edâ ederler, Allah'tan kabul etmesini isterlerdi. Kötülük yaptıkları zaman da üzülür, Allah'tan affetmesini talep ederlerdi. Onlar bu hal üzere devam ettiler. Allah'a yemin olsun, onlar bile günahtan kurtulamadılar. Ancak Allah'ın mağfireti ile kurtuldular. 94) Taberânî, Hâkim |
İslami Okul Okulların En Önemlisi