' ' by ali - Page 11 of 664 - Ruya Tabirleri - Ruya Tabirleri00011

İSLÂMÎ RÜYA TABİRLERİ ANSİKLOPEDİSİ
Hazret-i Abdullah İbn-i Abbas, yaşli gözlerini arkadaşlarina dikerek tane tane konuştu
ve dedi:
- Ey iyi insanlar! Vallahi, Resulullah'in görüldüğü rüyanin tâbire ve tevile ihtiyaci
yoktur. Onun görüldüğü rüya gün gibi zahir olur. Vah başimiza gelenlere!
O güzide sahabinin arkadaşlari o günün tarihini hafizalarinda tuttular. O gün Hicretin
62. senesi, Muharrem'in 10'u ve günlerden Cuma idi.
Bulunduklari yere ancak 25 gün sonra haber ulaşabildi. Hazret-i Abdullah'in rüyayi
gördüğü gün gerçekten de Hazret-i Hüseyin (r.a.) ve 72 arkadaşi, bir damla suya
hasret birakilarak Kerbelâ çölünde şehid edilmişlerdi. Bu rüya da böylece aci bir şe-
kilde gerçekleşmiş oluyordu.
Gönlü Cenâb-i Hakk'in kerem güneşiyle pirildayan o büyük sahabinin rüyasi gün gibi
zahir olmuştu. Çünkü rüyada Nebiler Sultanini görmüşlerdi. Allah'in aziz Peygamberi
buyurmuşlardir ki:
"- Her kim beni rüyasinda görürse mutlaka beni görmüş olur. Çünkü şeytan
bana temessül edemez. "(5)
Tabii ki, Allah'in Resulünü rüyada görenin onun mübarek şemâlini de bilmesi ve
tanimasi lâzimdir. Allah'in sevgili ve şerefli Resulü bütün beşeriyetin bir rehber-i
hidâyetidir. Onun mukaddes vücudu bir mücessem nûr-i ilâhîdir. Onun zatinin nuruna
canlar pervane kesilmiştir. Onun nezih ve parlak simasi güneşlerin güneşidir. Ve
âlem halki onun için yaratilmiştir. Şeytan ise ebedî olarak lanete uğramiş bir
bozguncudur ve bir fitne kaynağidir. Artik böyle olunca Resûl-i Alişanin o nezih, o
nûrânî varliğina nasil bürünebilir?
Demek ki, kâinatin efendisinin görüldüğü rüyaya şeytanin müdahale imkâni yoktur.
Osman Gazi'nin Rüyasi:
Bir zaman Osmanli imparatorluğunun kurucusu Osman Gazi de bir rüya görmüştü.
İnsan kendi arzu ve isteğiyle rüya göremez, ona gösterilir, işte Osman Gazi'ye rüya
âleminde hakikatin kapisi aralaniyor, müjdeler ve saadetler bahşediliyordu.
Gördü ki, göbeğinden bir su fişkirmaktadir. Bu su büyüye büyüye nihayet geçit
vermez bir nehir oluverdi. Sonra da bu çağlayan nehrin kenarinda ulu bir çinar boy
verdi.
Çinar ama, ne çinar! Öyle ulu bir çinar ki, dali budaği her tarafi tutmuş, tepesi göklere
doğru gözün göremeyeceği kadar yükselmişti. Ve bu çinarin gölgesinde renk renk
uçuşan insanlar. Çinarin gölgesi adetâ insan denizi...
Osman Gazi rüyada bu güzel manzarayi seyrederken birden karşidan Şeyh Edebâli
Hazretlerinin geldiğini gördü. Şeyhin koynundan gözleri kamaştiran parlaklikta bir
ayin çiktiğini ve gelip kendi koynuna girdiğini müşahede etti.
Büyük insanlarin rüyasi da kendileri gibi büyük ve güzel olur. Gerçekten bu rüya pek
güzeldi. Osman Gazi hemen yattiği yerden kalkti:
(5) 500 Hadis, Ö. Nasuhi Bilmen, 257.
İslami Okul Okulların En Önemlisi