Muhtelif - 1. Sayfa - Acigercek
GİRİŞ
Âlemlerin Rabbi Allah-u Teâlâ`ya hamd-ü senâlar, peygamberlerin sonuncusu olan “Muhammed b. Abdullah”a (s.a.s.), O’nun kardeşleri olan tüm peygamberlere, O’nun ailesi ve bütün ashabına ve kıyamete kadar O’nun yolundan gidenlere salât-ü selâm olsun.
İnsan
bu dünyada hayatın her alanında düşünüp taşınmayı, fikir yürütmeyi sever, insan
gördüğü her şeyde düşünüp taşınır, büyük olsun küçük olsun, uzak olsun yakın
olsun, değerli olsun değersiz olsun, elde edilebilir olsun elde edilemez olsun
her şeyi gözlemler. İnsanın düşünce ve gayretini
Şüphesiz iş hayatının, birbiriyle
bağlantılı birçok değişik yönü vardır. Ülkemize ve evimize gelen geçim kaynaklarını,
çeşit çeşit yiyecek ve giyecekleri hesaba katmadan, kendileriyle güçlendiğimiz
bu şeylerin, kendi ürettiğimiz ürünler mi, yoksa kendi malımızla ithal ederek
güçlendirdiğimiz düşmanların malı mı diye düşünmeden
Bize gelen kişileri en iyi şekilde tanımamız gerekir. Şehirlerini, inançlarını, neseplerini, karakterlerini bilmemiz gerekir. Çünkü tarih boyunca bize birçok insan gelmiş, aramızda yaşamış, Müslüman olduklarını söylemiş, camilere dahi gidip gelmişlerdir. Biz de onları önder saymışız ve onlar için elimizden geleni yapmışızdır. Ancak belli bir zaman sonra bu kişilerin aleyhimize casusluk yaptıkları, bizi yıkmak ve bölmek isteyen kişiler oldukları ortaya çıkmıştır.
Çünkü bu kişiler sapık gruplar oluşturmuşlar, düşmanlarımıza, onların ihtiyaç duydukları bilgileri vermişlerdir. Bunların çoğunluğu Yahudilerden oluşmaktadır. Herhalde Abdullah b. Sebe`yi, Muhammed b. Nusayr`ı, Ubeydullah b. el-Huseyn b. Ahmed b. Abdullah b. Meymun el-Kaddah b. Deysan`ı, Muhammed Emîn Sâbit (Kohen)`i, Ziyâuddîn et-Tûnîsî`yi vb. hatırlıyoruz.
Bu kişilerin
Önemli olan, Müslüman âlimin, belli bir bilgi, tecrübe, hikmet, şuur seviyesinde olmasıdır. Müslüman âlimin, din ve mezhep taraftarlarını, onların vatanını, inançlarını tanıması, metotlarına ve davranışlarına dikkat etmesi gerekir. Gayesini duyurmak üzere hedefine ulaşmak, hata ve zilletten korunmak için onlarla ticari ilişkileri iyi tutması gerekir.
Aynı şekilde Müslüman âlimin, tarih çağları boyunca düşmanların İslâm memleketleri hakkındaki hedeflerini bilmesi, geçen zaman boyunca yaptıkları planlara ve takip ettikleri metotlara karşı hazırlıklı olması gerekir. Bütün bunlar onun, insanların dikkatini bu hususlara çekebilmesi, bunlara karşı insanları uyarması ve toplumun da ona danışması, onun da insanları yönlendirmesi, onlara doğru yolu göstermesi, başarıya götüren çözüm yolu ve faydalı olacak ilacı vermesi için gereklidir. Ancak acizlik göstermek, “Bu konuda bilgim yok”, “Siyasetle alâkam olmaz”, “Kötülük ve hileler konusunda uzman değilim”, “Düzenbazların işlerini bilmiyorum” vb. sözler, alimin sosyal itibarını zayıflatır. Ayrıca, onun dava arkadaşlarının ve bu konuda alimlere değer verip onlara saygı duyanların konumu zayıflar, onlara muhalefet edenler gururlanır, güçlerini artırır ve küstâhlaşırlar. Bu muhaliflere, hem içerde hem de dışarıda İslâm’la savaşıp onu yok etmeye çalışan ve bu iş için öncü olacak kişiler edinenlerden pek çok destek gelir.
Bütün Müslümanların özellikle de ilim ehlinin düşmanların çizdiği planları ve onların kurduğu tuzakları iyi bilip Müslümanları uyarmaları, her zaman tetikte olmaları, düşmanların planlarının başarılı olmasına engel olacak, düşmanların yardımcılarını ortaya çıkaracak, onların uyguladığı metot ve hileleri yok edecek gerekli tedbirleri almaları gerekir. Böylece zalimler kimin baş aşağı olacağını bileceklerdir.
Her şeye gücü yeten yüce Allah`tan (c.c) Müslümanları hak üzere sabit kılmasını, onları doğru yola, sağlam bir şuura iletmesini, Müslümanlara, nesillerini dosdoğru din üzere yetiştirmeyi nasip etmesini, yardımıyla Müslümanları desteklemesini diliyoruz. Duamızın sonu, Âlemlerin Rabbi olan Allah`a hamddır.
E
İslami Okul Okulların En Önemlisi