Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 1. Sayfa - Acigercek

GİRİŞ

 

Âlemlerin Rabbi Allah-u Teâlâ`ya hamd-ü senâlar, peygamberlerin sonuncusu olan “Mu­hammed b. Abdullah”a (s.a.s.), O’nun kar­deşleri olan tüm peygamberlere, O’nun ailesi ve bütün ashabına ve kıyamete kadar O’nun yolundan gidenlere salât-ü selâm olsun.

İnsan bu dünyada hayatın her alanında düşünüp taşınmayı, fikir yürütmeyi sever, insan gördüğü her şeyde düşünüp taşınır, büyük olsun küçük olsun, uzak olsun yakın olsun, değerli olsun değersiz olsun, elde edilebilir olsun elde edilemez olsun her şeyi gözlemler. İnsanın düşünce ve gayretini sadece iş hayatı, hırs, arzu ve istekler, makam-mevki, ihtiras, şöhret vb. şeylerle sınırlaması doğru değildir. Bütün bunlardan hesap verecektir.

Şüphesiz iş hayatının, birbiriyle bağlantılı birçok değişik yönü vardır. Ülkemize ve evimize gelen geçim kaynaklarını, çeşit çeşit yiyecek ve giyecekleri hesaba katmadan, kendileriyle güçlendiğimiz bu şeylerin, kendi ürettiğimiz ürünler mi, yoksa kendi malımızla ithal ederek güçlendirdiğimiz düşmanların malı mı diye düşünmeden sadece kendi işimize bakmamız yeterli değildir.

Bize gelen kişileri en iyi şekilde tanıma­mız gerekir. Şehirlerini, inançlarını, nesep­lerini, karakterlerini bilmemiz gerekir. Çünkü tarih boyunca bize birçok insan gelmiş, ara­mızda yaşamış, Müslüman olduklarını söyle­miş, camilere dahi gidip gelmişlerdir. Biz de onları önder saymışız ve onlar için elimizden geleni yapmışızdır. Ancak belli bir zaman sonra bu kişilerin aleyhimize casusluk yap­tıkları, bizi yıkmak ve bölmek isteyen kişiler oldukları ortaya çıkmıştır.

Çünkü bu kişiler sapık gruplar oluşturmuşlar, düşmanlarımıza, onların ihtiyaç duydukları bilgileri vermişlerdir. Bunların çoğunluğu Yahudilerden oluşmaktadır. Herhalde Ab­dullah b. Sebe`yi, Muhammed b. Nu­sayr`ı, Ubeydullah b. el-Huseyn b. Ahmed b. Abdullah b. Meymun el-Kaddah b. Deysan`ı, Muhammed Emîn Sâbit (Kohen)`i, Ziyâuddîn et-Tûnîsî`yi vb. hatırlıyoruz.

Bu kişilerin sadece Yahudi olması şart değildir. Başka dinlerden, sapık gurupların taraftarlarından, fitne ve dalâlet ehlinden biri de olabilir. Hatta bazen casus bir kız veya yem için kullanılan bir kız ve benzeri de olabilir. Yukarıda sayılan tiplerden bazıları şunlardır: Hamdân b. el-Eş’as el-Ehvâzî (Kurmut), Hüseyn el-Ehvâzî, Abdân el-Ehvâzî, Hasan b. Behram (Ebû Saîd el-Cenâbî), Zikreveyh b. Mihreveyh ve benzeri.

Önemli olan, Müslüman âlimin, belli bir bilgi, tecrübe, hikmet, şuur seviyesinde olma­sıdır. Müslüman âlimin, din ve mezhep ta­raftarlarını, onların vatanını, inançlarını tanı­ması, metotlarına ve davranışlarına dikkat et­mesi gerekir. Gayesini duyurmak üzere hede­fine ulaşmak, hata ve zilletten korunmak için onlarla ticari ilişkileri iyi tutması gerekir.

Aynı şekilde Müslüman âlimin, tarih çağları boyunca düşmanların İslâm memleketleri hakkındaki hedeflerini bilmesi, geçen zaman boyunca yaptıkları planlara ve takip ettikleri metotlara karşı hazırlıklı olması gerekir. Bütün bunlar onun, insanların dikkatini bu hususlara çekebilmesi, bunlara karşı insanları uyarması ve toplumun da ona danışması, onun da  insanları yönlendirmesi, onlara doğru yolu göstermesi, başarıya götüren çözüm yolu ve faydalı olacak ilacı vermesi için gereklidir. Ancak acizlik göstermek, “Bu konuda bilgim yok”, “Siyasetle alâkam olmaz”, “Kötülük ve hileler konusunda uzman değilim”, “Düzenbazların işlerini bilmiyorum” vb. sözler, alimin sosyal itibarını zayıflatır. Ayrıca, onun dava arkadaşlarının ve bu konuda alimlere değer verip onlara saygı duyanların konumu zayıflar, onlara muhalefet edenler gururlanır, güçlerini artırır ve küstâhlaşırlar. Bu muhaliflere, hem içerde hem de dışarıda İslâm’la savaşıp onu yok etmeye çalışan ve bu iş için öncü olacak kişiler edinenlerden pek çok destek gelir.

Bütün Müslümanların özellikle de ilim ehlinin düşmanların çizdiği planları ve onların kurduğu tuzakları iyi bilip Müslümanları uyarmaları, her zaman tetikte olmaları, düşmanların planlarının başarılı olmasına engel olacak, düşmanların yardımcılarını ortaya çıkaracak, onların uyguladığı metot ve hileleri yok edecek gerekli tedbirleri almaları gerekir. Böylece zalimler kimin baş aşağı olacağını bileceklerdir.

Her şeye gücü yeten yüce Allah`tan (c.c) Müslümanları hak üzere sabit kılmasını, onları doğru yola, sağlam bir şuura iletmesini, Müslümanlara, nesillerini dosdoğru din üzere yetiştirmeyi nasip etmesini, yardımıyla Müslümanları desteklemesini diliyoruz. Duamızın sonu, Âlemlerin Rabbi olan Allah`a hamddır.

 

E