Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

BEBEKLİK YILLARI - Alemlererahmet - 3. Sayfa

BEBEKLİK YILLARI

Arapların ileri gelen aileleri, daha sağlıklı ve gür­büz yetişsinler diye çocuklarını kırsal yerleşim alanlarından gelen sütannelere verirlerdi. Bu sebeple Mekke şeh­ri ve Ku­reyş kabilesi, bu sütannelerin yo­ğun ilgi oda­ğıydı.

O sene Sa'd oğulları kabilesine mensup bir grup kadın sütannelik yapmak için bebekler almak üzere Mekke'ye geldi. Ebû Züeyb kızı Halime de bu kadınlar arasındaydı. Kadınlar Mekke'de evleri dolaştılar ve her bir kadın istediği gibi Kureyşli bir bebek bulup aldı. Ne var ki hiçbiri, yetim ve fakir diye Muhammed'in (s.a.v.) yüzüne bile bakmadı ve ona sütannelik yapmayı kabul etmedi.

Halime istediği gibi bir bebek bulamayınca yetim Muhammed'i (s.a.v.) kabul etmek zorunda kal­dı. Gerçekte o, kaderinde ona ne bereketler ve ne büyük bir şeref hazırladığının farkında değildi.

Eve dönüş yolunda eşeği, diğer eşeklerle yarışırcasına onları geride bırakıyordu. Halime'nin arka­daşları bu duruma şaşıp kaldı­lar. Halime al­dığı be­beği bağrına basmış, eşe­ğin üzerinde otu­ruyor­du.

Ondan bize ulaşan haberlere göre; o, göğüslerinde bir damla süt olmadığından, kendi bebeğinin bu sebeple daima aç kalıp sürekli ağladığından yakınıyordu. Muhammed'i (s.a.v.) alıp, emzirmek için göğsünü ağzına verince, onun sütle dolup taştığını gördü.

Yine onun anlatıp da bize kadar ulaşan haberlerine göre, onun ekip biçtiği toprağı çok verimsizdi. Ürünü yok denecek kadar azdı. Mustafa'ya (s.a.v.) sütannelik yapmakla şereflenince toprağı bereketlendi, hayvanları çoğaldı. Fakir ve zorluk içindeki ya­şantısı son bulup bol, refah ve neşeli bir yaşama kavuştu.

Aradan iki yıl geçti. Halime, Mekke'ye geldi. Âmine, bebeğini karşısında görünce onu büyük bir sevinç ve özlemle bağrına bastı. Dedesi Ab­dülmut­talib torununu Kâbe'ye götürdü. Memnuniyet ve Allah'a şükür ifadesi olarak Kâbe'yi tavaf etti.

Halime, Muhammed'i (s.a.v.) beraberinde ge­­­ri götürmek için Âmine'den izin istedi. Bebe­ğin sebep olduğu görüp bildiği bereketten ötürü bu isteğinde kararlılık ve sebat gösterdi, geri adım atmadı. Âmine de bebeğini beraberinde ge­­ri götürmesine razı oldu.