Muhtelif - 8. Sayfa - Alemlererahmet
RAHİP BAHÎRÂ'NIN
MÜJDESİ
Ebû Tâlib, bir tacirdi, Kureyşli ticaret kervanlarıyla Şam'a gidip geliyordu. Şam'da hem kendi malını satıyor, hem de ihtiyacı olanı satın alıyordu.
Muhammed (s.a.v.) on iki yaşındaydı… Bir gün amcası Ebû Tâlib'i yolculuğa hazırlanırken gördü. Ondan ayrılmak ona zor geldi. Kendisini de beraberinde götürmesini rica etti. Ağladı. Amcası başlangıçta buna karşı çıkarken gözyaşları karşısında tereddütte kaldı ve nihayet şefkat gösterip onu da beraberinde götürmeye karar verdi.
Busrâ şehri, Şam'a giden kervanların uğrak yerlerinden biriydi. Şehrin manastırlarından birinde Bahîrâ adında bir rahip yaşıyordu. Kervanlar bu rahibi ziyaret ediyor, o da onları ağırlıyor, sohbet ediyorlardı.
Bu seferki ziyaret sırasında onu derin düşüncelere sokan bir durum oldu. Hiç de zamanı değilken bir bulut kervanı gölgelendiriyordu… Kervandan ayrılmıyordu.
Rahip kervanda bulunan herkesi ziyafete çağırdı. Muhammed(s.a.v.) dışında herkes ziyafete katıldı. O -söylendiği üzere- yaşının küçük olması sebebiyle kervanla birlikte kalmayı tercih etmişti.
Herkes gelmişti. Fakat bulut olduğu yerde hareketsizce duruyordu. Rahip kervandaki herkesin gelip gelmediğini sordu. Kervan sahipleri:
"Ebû Tâlib'in kardeşinin oğlu Muhammed adındaki çocuk dışında herkes geldi." dediler.
Rahip Bahîrâ, Ebû Tâlib'ten gidip çocuğu da getirmesini istedi. Ebû Tâlib gidip çocuğu getirdi. Çocuğun hareketiyle birlikte bulutun da hareketlendiği görüldü. Çocuk gelip oturunca, rahip, çocuğu inceden inceye süzmeye başladı. İki omzu arasındaki peygamberlik mührünü görebilmek için çocuğun etrafında dolaşıp durdu. Tahminlerinde yanılmadığını anlayınca Ebû Tâlib'e şöyle dedi:
"Senin bu yeğenin ileride büyük bir insan olacak. Onu iyi koru. Yahudilerin ona bir kötülük yapmalarına karşı dikkatli ol."
Ebû Tâlib, rahip Bahîrâ'nın bu tavsiyesine çok önem verip dikkate aldı.

İslami Okul Okulların En Önemlisi