MEDİNE'YE HİCRET - Alemlererahmet - 26. Sayfa
MEDİNE'YE HİCRET
Hicret, davet sürecinde yeni bir aşamadır. Önemli bir yol ayrımı, büyük bir geçiştir! Hicretle birlikte Medine-i Münevvere, İslâm davetinin destek merkezi, hakkın ve hak taraftarlarının sığınağı hâline geldi.
Resûlullah (s.a.v.), ashabına Medine'ye hicret etmelerini tavsiye etti. Müslümanlar canla başla çalışarak, fert fert, grup grup, hicret için hazırlıklarını tamamlayıp gizlice yola koyuldular.
Kureyş bu hareketliliği ve hicretin gelecekte kendilerine ne tür tehlikeler getireceğini anlamakta gecikmedi. Sahip olduğu bütün imkân ve güçle, şiddet ve zor kullanarak onları engellemeye çalıştı. Hicret yolcularından bazılarına pek çok eziyet ve işkenceler yaptılar. Ebû Seleme bin Abdülesed ile hanımı Ümmü Seleme işkenceye uğrayanlardan ikisiydi. Eşleri birbirinden ayırdılar. Ailenin küçük çocuğu Seleme'nin de çekiştirip dururlarken omzunu yerinden çıkardılar.
Hz. Ömer ise, hicretini gizlemeyip açıkça söyledi. Kılıcını kuşanıp, ok ve yayını eline aldı ve doğruca Kâbe'ye gitti. Herkesin gözü önünde dikilip:
"Karısını dul ya da çocuğunu yetim bırakmak isteyen varsa, şu dağın arkasında gelip benimle karşılaşsın!" dedi. Ardından yoluna devam etti.
Ebû Bekir de sık sık Resûlullah'tan (s.a.v.) hicret için izin istiyor; fakat her defasında Peygamberimiz (s.a.v.):
"Acele etme. Belki Allah sana bir hicret arkadaşı bulur!" buyurarak onu geri çeviriyordu. Hz. Ebû Bekir de bu hicret arkadaşının, bizzat Resûlullah'ın (s.a.v.) kendisi olmasını ümit ediyordu. Bu dönemde Resûlullah (s.a.v.) Hz. Aişe ile nişanlandı. O sırada Hz. Aişe dokuz yaşında bir kız çocuğuydu.
Aynı şekilde Resûlullah (s.a.v.) Hatice'nin vefatından sonra Zem'a kızı Sevde ile evlendi. Sevde, gittiği Habeşistan'dan dul bir kadın olarak dönmüştü.
Resûlullah (s.a.v.), önce ashabının güvenliğini sağlayan sonra arkalarından onlara katılan bilge bir komutan davranışıyla, herkes hicret ettikten sonra en son kendisi hicret etmeyi planlıyordu.
"Onlar
(sana) tuzak kurarlarken Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. Çünkü Allah tuzak
kuranların en iyisidir." (Enfâl (
Resûlullah (s.a.v.) da hicret için hazırlıklara başladı ve bunu Ebû Bekir'e haber verdi. Ebû Bekir, bu iş için iki deve satın almış, bir de rehber kiralamıştı.
Bu arada Kureyş de Muhammed'e (s.a.v.) ne yapacaklarını kararlaştırıyorlardı. Onu hapsetseler mi yoksa kendi hâline bırakıp hicret etmesine göz mü yumsalardı? Onu hapsedecek olurlarsa, bu durumda ashabı onu kurtarmak için girişimde bulunabilirlerdi. Onu kendi hâline bırakıp çekip gitmesine ses çıkarmasalar, böylelikle Mekke içinde ondan ve İslâm dinine davetinden kurtulabilirler miydi? Fakat bu durumda da daha çok güçlenebilir ve nihayet kendilerine galip gelebilirdi. Nihayet Muhammed'in (s.a.v.) öldürülmesine karar verdiler. Bu iş için her kabileden yiğit birer delikanlı seçtiler. Bunlar tek kol gibi aynı anda hareket edip bir tek darbeyle işi bitireceklerdi. Böylece onun diyeti kabileler arasında dağılacağı için öç de söz konusu olmayacaktı!
Kararlaştırılan gecede Resûlullah'ın (s.a.v.) evini kuşattılar. Resûlullah (s.a.v.) yatağına kendi yerine amcası Ebû Tâlib'in oğlu Hz. Ali'yi yatırıp, Hadramevt işi yeşil abasıyla onu iyice bürüdü. Onlardan ona hiçbir zararın gelmeyeceğine dair teminat verip onu rahatlattı. Hz. Ali'nin bu şekilde geride bırakılmasının sebebi, Resûlullah'a (s.a.v.) Mekkeliler tarafından teslim edilmiş olan emanetleri sahiplerine geri vermekle görevlendirilmiş olmasıydı! Daha sonra Resûlullah (s.a.v.) aşağıdaki âyeti okuyarak evden dışarı çıktı.
"Önlerinden
bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık
göremezler." (Yâsîn (
Bu sırada evi kuşatıp, girmek için fırsat kollayan suikastçıları uyku bastırdı ve hepsi derin bir uykuya daldılar. Resûlullah (s.a.v.) her birinin başına toprak saçarak onların arasından geçip gitti. Allah bu olayı şöyle haber vermektedir:
"Biz,
Kur'an okuduğun zaman, seninle âhirete inanmayanların arasına gizleyici bir
örtü çekeriz." (İsrâ (
Böylece onların kafa ve gönül gözleri kör olup, onu (s.a.v.) göremediler!

İslami Okul Okulların En Önemlisi