Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Apaçık Fetih - İslami Bilgiler - Alemlererahmet - 42. Sayfa

APAÇIK FETİH:
HUDEYBİYE ANLAŞMASI

Hicretin altıncı senesiydi… Resûlullah (s.a.v.) Zilkâde ayında umre yapmak amacıyla hac kurbanlarını da yanına alıp Medine'den Mekke'ye doğ­ru yola çıktı. Bu yolculuğunda ashabından bin dört yüz kişi ona eşlik ediyordu. Hudeybiye (burası, Mekke yolu üzerindeki Merrüz­zah­rân mev­kiinde bulunan kuyudan adını almış bir köydür) gelince, Mekkelilerin onun gelişinden mem­nun olmadıkları, Mekke'ye girişini engellemek için top­lanıp sözleştikleri haberi geldi. Resûlullah (s.a.v.) yola daha fazla devam etmeyerek, burada kamp kurdu.

Müslümanlarla Mekkeliler arasında görüşmeler başladı. Kureyş, Resûlullah'ı (s.a.v.) geri dön­me­ye ikna etmek için birden fazla elçi gönderdi. Resûlullah (s.a.v.) de temsilci olarak onlara Hz. Osman'ı gönderdi. Hz. Osman, Mekke'ye gittikten sonra günlerce kendisinden haber alınamadı. Derken Kureyş'in Osman'ı şehit ettiği haberi etrafta yayılmaya başladı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) bütün ashabını toplayarak, Osman'ın intikamını almak üzere kendisine biat etmelerini istedi.

Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de bu biatleşmeye dair şöyle demek­tedir:

"Andolsun ki o ağacın altında sana biat eder­lerken Allah, o mü'minlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onlara güven duygusu vermiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir." (Fetih (48), 18)

Bu biatten sonra Osman sağ salim geri döndü. Akabinde Kureyşliler, Süheyl bin Amr'a yet­­­ki ve direk­tif vererek onu görüşmeler yapmak üzere Resû­lul­lah'a (s.a.v.) gönderdiler. Uzun sü­ren görüşmelerden sonra taraflar, on yıl sürecek bir barış anlaşması imzaladılar. Anlaşmaya göre; Kureyş'le ya da Muhammed'le (s.a.v.) ittifak ve antlaşma yapmak isteyen hiç kimseye engel olunmayacak, dileyen dilediğiyle serbestçe ittifak ve antlaşma yapabilecektir. Ku­reyş'ten kaçarak Muhammed'e (s.a.v.) sığınan herkes Ku­reyş'e iade edilecek; fakat Muhammed'i (s.a.v.) terk ederek Kureyş'e sığınan hiç kimse Muham­med'e (s.a.v.) iade edilmeyecekti. Müslümanlar bu sene umre yapmaksızın Medine'ye geri dönecekler, Mekke'ye gelecek sene gireceklerdir. Onlar Mekke'ye geldiklerinde Mek­keliler, şehri onlar için boşaltacaklar; buna karşılık Müs­lü­man­­lar Mekke'de üç günden fazla kal­mayacak­lardır.   

Hudeybiye Anlaşması, ilk bakışta Müslümanların aleyhine bir anlaşma olarak görünüyordu. Bu yüzden Hz. Ömer başta olmak üzere pek çok sahâbî bu anlaşmayı içine sindiremedi ve itiraz etti. Resûlullah (s.a.v.) bu sa­hâ­­bî­lere "Ben Allah'ın kulu ve Resûl'üyüm; O beni asla zarar ve ziyana uğratmayacaktır." sözüyle karşılık verdi.

Gerçekte Hudeybiye Anlaşması büyük bir fethin… Mekke'nin fethinin habercisi ve müjdecisiydi! Yine bu anlaşma, Kureyş'in, Resûlullah'ın (s.a.v.) siyasî otoritesini tanıdığı anlamına geliyordu!