Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Veda Haccı ve Vefat - İslami Bilgiler - Alemlererahmet - 48. Sayfa

 

VEDA HACCI VE VEFAT

Allah'ın elçisi yalnızca bir kez haccetti. Bu onun veda haccıydı. Bu haccında yüz bini aşkın Müslüman ona eşlik etti. Bu hac sırasında hacca ve onun yerine getirilmesiyle ilgili uygulamalara dair dinin hükümleri Allah tarafından konuldu. Yine Yüce Allah'ın şu âyeti nâzil oldu:

"Bugün size dininizi tamamlayıp, kemale erdirdim, size olan nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim." (Mâide (5), 3)

Âyet, Peygamber Efendimizin vefatının yaklaştığını dolaylı olarak haber veriyordu.

Hacdan döndükten yaklaşık üç ay sonra Allah'ın Elçisi hastalandı. Yüksek derecede ateşi vardı ve çok şiddetli baş ağrıları çekiyordu. Daha fazla dayanamayarak yatağa düştü. Bu durum karşısında çok üzülen Müslümanlar, hüzün dolu kalpler ve yaşlı gözlerle onun etrafında toplanarak onun için dua ediyorlardı.

Ağır hastalıkla geçen bir dönemin ardından ruhu, yaratıcısına geri döndü; Allah'ın Elçisi Yüce Dost'a kavuştu.

Amcası Hz. Abbas ve Hz. Ali, Peygamber Efendimizin cenaze ve defin işlemlerini yerine getirdiler. O gün Medine'de, oldukça kalabalık ve anılmaya değer bir gün yaşandı. Özlem ve üzüntülerle Resûlullah (s.a.v.) Rabbine uğurlandı.

Hz. Ömer, Peygamber Efendimizin vefatından dolayı derin acı duymuş, vefatını bir türlü kabullenememişti. "Onun aramızdan ayrılışı geçici olup, Musa'nın, Rabbiyle buluşmak için İsrail oğullarından bir süre ayrılması gibidir! Kim aksini söylerse boynunu vururum!" diyordu.

Hz. Ebû Bekir ise, metanet ve sabır timsaliydi. Hz. Ömer'in yakasından sarsıp ona şu âyet-i kerimeyi okudu:

"Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır." (Âl-i İm­rân (3), 144)

 Kendisine okunan âyeti dinleyen Hz. Ömer, "Sanki bu âyeti ilk kez duydum!" dedi. Sonra Hz. Ebû Bekir halka bir konuşma yaparak şöyle dedi:

"Ey halk!

Kim Muhammed'e (s.a.v.) tapıyor idiyse, bilsin ki, Muhammed (s.a.v.) vefat etmiştir. Fakat kim de Allah'a tapıyorsa, o da bilsin ki, Allah asla ölmez, her daim diridir."

Hz. Ebû Bekir'in bu sözleri zamanları aşarak bugün de kulaklarımızda yankılanmaktadır.

 

 


 


df

 

Allah'ım, İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine rah­met eyleyip, şerefini yücelttiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ai­le­sine de rahmet eyle, şerefini yücelt. Şüphesiz ki sen, her dilde ve her kalpte övülen ve büyük­lüğü, yüceliği ve işlerinin güzelliği ile tanınansın.

Allah'ım, İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine bereket verdiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ai­le­sine de bereket ver. Şüp­hesiz ki sen, her dilde ve her kalpte övülen ve büyüklüğü, yüceliği ve işlerinin güzelliği ile ta­nınansın.

 

DF