Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

CENNETİ ARZULAMAK - Cennetnimetleri - 3. Sayfa

CENNETİ ARZULAMAK

 

Gerçek şu ki Adem (a.s)'in cenneti muttaki­lere vaad olunan, ebediyet cenneti olan cennetul me’vadır.[1]

Cennet yaratılmış ve şu an mevcuttur. Bu konuda ayetler ve sahih hadisler açıktır. Bunlardan bir tanesi Ebu Hureyre (r.a)’ın rivayet ettiği hadistir. Ebu Hureyre (r.a) dedi ki: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

"Allah Teala insanları toplar, mü’minler kal­­­kar da kendilerine cennet yaklaştırılır. Adem (a.s.)’a gelirler. Ey babamız! bize cen­ne­tin kapısını açtır, derler. Adem (a.s); sizi cen­­netten babanızın hatasından başka bir şeymi çıkarmıştır, der."[2]

Sanki Adem (a.s)’ın bir müddet cennet’te yerleştirilmesinin hikmeti; öncelikle gerçek saadet yurdunu tanıması, cennetteki nimetle­rin lezzetini tattıktan sonra ordan çıkarıldı­ğında ona tekrar hasret çekip onu arzulaması ve cenneti gören, kıymetini bilen kimse gibi onu çokça talep edip çaba sarfetmesidir.

"Arzuyu onun sıkıntısını çeken bilir.

Aşkı ancak onun ızdırap ateşini çeken bi­lir."

Adem (a.s.) cennette iken biz onun sül­bünde idik. Cennet bizim kendisini arzula­dığı­mız ilk vatanımızdır. Bu dünya zinda­nında ya­şa­­dığımız müddetçe onu talep et­meye çalışacağız.

Nasıl biter bu dünya zindanı! Mutluluk diyarına müreffeh hayata dönüş ne zaman?

Muhakkak ki vatanı arzulamak doğruluk alametlerindendir.

"Haydi Adn cennetine şüphesiz ki o se­nin ilk durağındır.

Onda (cennet hurilerinin içinde bulun­duğu) çadır vardır. Fakat biz düşmanın esiri­yiz.

Ne dersin vatanımıza dönecekmiyiz ve se­lamete erecekmiyiz?"

Biz bu dünyadayız; Hiçbir halimizin doğru olmadığı kendisinde karar kılamadığı­mız hüzün, eza ve kederler diyarıdır.

"Dünya yöneldiğinde yüzüstü bırakır, iyi­lik yaptığında kötülük eder.

Arındığında bulanık olur."

Tehdit edilen hayatın lezzeti nasıl olur?   Üzüntü ve tasa içerisinde nimetin lezzeti nasıl olur?

"Ölüm ve yaşlılığı bizzat hatırlamakla sı­kıntılar devam ettiği müddetçe yaşamın tadı olmaz."

Bize ne oluyor da ebedi nimet diyarı olan cenneti arzulamıyoruz?

Babamızın ilk diyarı ve Rabbimizin bizi ona mirasçı kılmak ve ona yerleştirmek vaad ettiği diyardır.

Akıl sahibi olan üzüntünün olmadığı mutluluk diyarını sıkıntıya düşüren fakirliğin olmadığı zenginliği, hastalığın olmadığı sıh­hati ve yaşlılığın olmadığı gençliği istemekten alı koyabilir mi? Ebedi nimetler içinde ve yok ol­ma­yan bir saltanat… Ebedi olan bir hayat ve razı olunmuş bir yaşam.

Parlayan bir ışık, titreten hoş kokular, sağ­­lam saraylar, güzel zevceler, akan nehirler, olgunlaşmış meyveler, toprağı misk, çakıl­ları inci, nefislerin çektiği nimetlerin bulunduğu, bakışların lezzet bulduğu ve bunların hepsinin üstünde Rahmanı görüp ona yakın olmaktır. Allah Teala şöyle buyuruyor.

"Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldaya­caktır.

Rablerine bakacaklardır (O'nu görecek­lerdir)."[3]

Bununla birlikte Allah'ın nimetleri ondan alınmayacaktır. Allah'ın hoşnutluğu ise onun için en büyük mükafat olacaktır. O halde amel edenler bunun için amel etsinler.


 



[1]    El  Me’va: Barınak ve ev cenneti'dir. (Mütercim)

[2]    Müslim: 195, Kitabul iman, (Mütercim)

[3]    Kıyamet: 22.23