CENNETİ ARZULAMAK - Cennetnimetleri - 3. Sayfa
CENNETİ ARZULAMAK
Gerçek şu ki Adem (a.s)'in cenneti muttakilere vaad olunan, ebediyet cenneti olan cennetul me’vadır.[1]
Cennet yaratılmış ve şu an mevcuttur. Bu konuda ayetler ve sahih hadisler açıktır. Bunlardan bir tanesi Ebu Hureyre (r.a)’ın rivayet ettiği hadistir. Ebu Hureyre (r.a) dedi ki: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
"Allah Teala insanları toplar, mü’minler kalkar da kendilerine cennet yaklaştırılır. Adem (a.s.)’a gelirler. Ey babamız! bize cennetin kapısını açtır, derler. Adem (a.s); sizi cennetten babanızın hatasından başka bir şeymi çıkarmıştır, der."[2]
Sanki Adem (a.s)’ın bir müddet cennet’te yerleştirilmesinin hikmeti; öncelikle gerçek saadet yurdunu tanıması, cennetteki nimetlerin lezzetini tattıktan sonra ordan çıkarıldığında ona tekrar hasret çekip onu arzulaması ve cenneti gören, kıymetini bilen kimse gibi onu çokça talep edip çaba sarfetmesidir.
"Arzuyu onun sıkıntısını çeken bilir.
Aşkı ancak onun ızdırap ateşini çeken bilir."
Adem (a.s.) cennette iken biz onun sülbünde idik. Cennet bizim kendisini arzuladığımız ilk vatanımızdır. Bu dünya zindanında yaşadığımız müddetçe onu talep etmeye çalışacağız.
Nasıl biter bu dünya zindanı! Mutluluk diyarına müreffeh hayata dönüş ne zaman?
Muhakkak ki vatanı arzulamak doğruluk alametlerindendir.
"Haydi Adn cennetine şüphesiz ki o senin ilk durağındır.
Onda (cennet hurilerinin içinde bulunduğu) çadır vardır. Fakat biz düşmanın esiriyiz.
Ne dersin vatanımıza dönecekmiyiz ve selamete erecekmiyiz?"
Biz bu dünyadayız; Hiçbir halimizin doğru olmadığı kendisinde karar kılamadığımız hüzün, eza ve kederler diyarıdır.
"Dünya yöneldiğinde yüzüstü bırakır, iyilik yaptığında kötülük eder.
Arındığında bulanık olur."
Tehdit edilen hayatın lezzeti nasıl olur? Üzüntü ve tasa içerisinde nimetin lezzeti nasıl olur?
"Ölüm ve yaşlılığı bizzat hatırlamakla sıkıntılar devam ettiği müddetçe yaşamın tadı olmaz."
Bize ne oluyor da ebedi nimet diyarı olan cenneti arzulamıyoruz?
Babamızın ilk diyarı ve Rabbimizin bizi ona mirasçı kılmak ve ona yerleştirmek vaad ettiği diyardır.
Akıl sahibi olan üzüntünün olmadığı mutluluk diyarını sıkıntıya düşüren fakirliğin olmadığı zenginliği, hastalığın olmadığı sıhhati ve yaşlılığın olmadığı gençliği istemekten alı koyabilir mi? Ebedi nimetler içinde ve yok olmayan bir saltanat… Ebedi olan bir hayat ve razı olunmuş bir yaşam.
Parlayan bir ışık, titreten hoş kokular, sağlam saraylar, güzel zevceler, akan nehirler, olgunlaşmış meyveler, toprağı misk, çakılları inci, nefislerin çektiği nimetlerin bulunduğu, bakışların lezzet bulduğu ve bunların hepsinin üstünde Rahmanı görüp ona yakın olmaktır. Allah Teala şöyle buyuruyor.
"Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır.
Rablerine bakacaklardır (O'nu göreceklerdir)."[3]
Bununla birlikte Allah'ın nimetleri
ondan alınmayacaktır. Allah'ın hoşnutluğu ise onun için en büyük mükafat
olacaktır. O halde amel edenler bunun için amel etsinler.
İslami Okul Okulların En Önemlisi