Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

ÖLÜMDEN VEYA USANÇDAN EMİN OLARAK EBEDİ - Cennetnimetleri - 27. Sayfa

ÖLÜMDEN VEYA USANÇDAN EMİN OLARAK EBEDİ
KALICIDIRLAR

 

Usanmak insanoğlunun tabiatındandır, çünkü insanoğlu aceleci olarak yaratılmıştır. Sürekli değişik ve farklı şeyler ister bir ye­meğe sabretmez, bir meskene sabretmez ve bilakis bunun değişmesini gerekli görür ve bundan daha güzeli olduğunu zanneder. İşte bu şekilde bir hal üzere kalmaya razı olmaz, sürekli farklı şeyler ve mekanları arzu eder. Bunda da daimi yorgunluk ve ayrılmaz sıkın­tılar mevcuttur.

"Zorluk diyarında rahatlığı temenni ederler.

Olmayacak bir şeyi umut eden kimse za­rardadır"

Kişi bu hayatta mutluluk ve fayda ara­maya kavuşuncaya kadar çalışır.

Temenni ettiği noktaya ulaşınca mutlulu­ğun bu olduğunu zanneder, ve onun emel­leri­ de ne kadar çoktur. Eceli ona gelir ve hala emellerine ulaşamamıştır. Onun emelleri de Allah Teâla’nın ayeti kerimede zikrettiği  gibi olur.

"İnkâr edenlere gelince, onların amel­leri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanı­ba­şın­da da (inanmadığı, kendisinden sakınma­dığı) Al­lah'ı bulmuştur; Allah ise, onun hesabını tasta­mam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür."[1]

Ebedi diyara ve Firdevs cenne­tine gelince; oraya yerleşenler onların yerine başka bir yere girmeyi istemezler. Ordan çıka­rılmayı istemezler. Çünkü daimi nimetler için­dedirler. Sürekli yenilenen lezzetleri tatmak­tadırlar. Rablerini görmeleri rızasına kavuş­malarıyla gözleri aydınlanmıştır.

Allah Teâla şöyle buyurur.

"İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için makam olarak Firdevs cennetleri vardır.

Orada ebedî kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler."[2]

"Orada, güven içinde (canlarının çektiği) her meyveyi isterler.

İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem aza­­bından korumuştur (sürekli hayata ka­vuş­muşlardır)."[3]


 



[1]     Nur 39.

[2]  Kehf: 107-108)

[3]     Duhan: 55-56.