Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Sonuç Müslümanların Gaflete Düşmesi - İslami Bilgiler - Dusmanintuzagi - 7. Sayfa

 

SONUÇ

 

MÜSLÜMANLARIN GAFLETE DÜŞMESİ

 

                  İslâmÜmmetinin haysiyeti, fertlerinin birbirlerine olan bağlılıklarıyla ilişkilidir. Fakat bazen fertler, kendi toplumlarının zor bir merhaleden geçmesi veya başlarına birtakım musibetlerin gelmesi sebebiyle sorumluluklarını unuturlar. İçlerinden bazıları, kendi toplumlarıyla olan bağlarını unutur ve ülkelerini işgal eden sömürgeci ülkelere özenmeye ve onlarla uyum halinde olmaya çalışırlar. Bu durum İslâmÜmmetinin parçalanmışlığına işaret eden ilk olgudur. Bu olgu İslâmÜmmetinde kendini şu şekilde göstermektedir: Bazı fertler, kendi toplumlarının sahip olduğu değerler uğrunda mücadele vererek o değerlere sahip çıkmaya çalışır; bazıları da sadece kendi toplumsal konumlarını yüceltmek için kendi düşmanlarına bile uydu olmaktan geri durmazlar. Bu tür kimseler, daima güçlülerle muhâtab olur ve kendini toplumdan soyutlayarak kendi halkından daha üstün olduğunu hissettirmeye çalışırlar.

                  İslâmÜmmeti, eski gücünü ve izzetini kaybederek zayıf duruma düşmüş; düşmanlar tarafından kuşatma altına alınmış; birçok İslâmşehri sömürülerek halkı zelil düşürülmüş ve Müslümanlara kendi dilleri unutturularak sömürge devletlerin sistemlerini kabul etmek zorunda bırakılmışlardır. Bu sebeple İslâmtoplumunda sömürgecilerin dillerini -ilim öğrenmek veya böbürlenmek amacıyla- konuşmaya çalışan topluluklar ortaya çıktı. İnsanların geneli toplumsal etkileşim neticesinde konuşmalarında -hiç de yadırgamadan- yabancı kelimeleri kullanmaya başladılar.

                  Bir toplumun, şahsiyetinin belirlenmesinde dilin çok büyük bir öneminin olduğunu unutmamak gerekir; ancak İslâmÜmmetinde hâkim olan bu kültürel dejenerasyon o kadar yaygındı ki artık insanların geneli, -büyük bir övünç kaynağı imiş gibi- işyerlerinin tabelalarına dahi yabancı isimler yazmaya başladılar. Öyle ki insan, çarşıda yürüdüğü zaman kendini memleketinde değil de, sanki yabancı bir ülkede zannediyor. Günümüzde, azımsanamayacak derecede sıkça rastladığımız bu manzaralar, bizleri derinden etkilemektedir.

                  Müslüman ülkeleri sömüren batılılar, yönetimleri altında tuttukları ülkeleri ekonomik açıdan bilerek zayıflatıyorlardı. Bu ülkelerde daha önce sanayi kuruluşları olsa bile sanayi faaliyetleri geliştirmemişlerdir. Aksine sömürgeciler, bu ülkeleri kendi açık pazarları haline getirmeye çalışmışlardır. Böylece ürettikleri malları bu şehirlere ithal etmek suretiyle ürettikleri ürünleri uzun bir müddet sömürge ülkelere satmışlardır. Bu durum, fiili sömürgenin sona ermesine kadar böyle devam etti. İslâmdevletleri sömürgeciliğin yol açtığı gerikalmışlık sebebiyle muhtaç oldukları bazı ürünleri şimdiye kadar ithal etmek zorundadırlar. Bu ithalatın büyük bir kısmını kumuş ve tekstil ürünleri, oluşturmaktadır. Öyle ki, başta çarşılar olmak üzere her tarafta görebildiğimiz bu ihraç ürünleri en kutsal mekanlarımıza -mescidlere- kadar ulaşmıştır.

                  Daha önce de ifade ettiğimiz gibi bir milletin dili, o nilletin şahsiyetiyle ilişkilidir. Özellikle de İslâmümmetinin dili olan Arap dili, İslâmÜmmetinin akidesiyle doğrudan irtibatlıdır; çünkü İslâmÜmmetinin kullandığı dil, kutsal kitabı olan Kur’ân’ın dilidir. Aynı şekilde İslâmÜmmeti için ikinci kaynak olan Resûlullah hadisleri de böyledir. Bundan dolayı İslâmkarşıtlarının Arap diline yönelik bu tuzakları sonuç itibariyle Kur’ân’a kurulan bir tuzak hükmündedir.

                  İslâmtoplumundaki Batı hayranları, dile karşı kurulmuş olan bu tuzağa düşerek düşmanlarının lehine bir tutum takındılar. Onlar, yabancı dillerin ilim dili olduğunu; buna karşılık Arapçanın ilim dili olmadığını ve bu yüzden yeni yetişen neslin yabancı dil öğrenmesi gerektiği yönünde düşünceler yaymaya başladılar. Aralarından diğer bir grup ise bu tuzağın farkına vararak toplumun diğer fertlerini uyarmak istediler. Ama bunlar da gerici ve yobaz diye nitelendirilmekten kurtulamadılar. Bu bağlamda süren tartışmalar, İslâmtoplumunun bölünmesine sebep olan ilk adım oldu.

                  İslâmkarşıtları, modern iletişim araçlarını kullanmak suretiyle fikir ve düşüncelerini yaymaya çalışmaktadırlar. Maalesef günümüzde birçok insan bu yayınlardan etkilenmekte; bu iletişim araçlarının yaymış olduğu düşmanca fikirleri hiç irdelemeden olduğu gibi kabul etmektedir.

                  Son olarak; yüce Allah’tan, bizleri, dinine ve diline sahip çıkan bilinçli bir fert kılmasını diliyoruz; çünkü Allah duaları işiten ve onlara icabet edendir.