Muhtelif - 1. Sayfa - Herseyomuanlatiyor
1-‘MÜMİNLER İÇİN DELİLLER VARDIR!’
“Muhakkak ki, göklerde ve yerde, müminler için deliller vardır.”[1]
Düşüncelerimizi bulunduğumuz ortamın ve zamanın kas-vetli havasından uzaklaştırarak kainatı gözlerimizin önüne serilen bir sergi gibi tasavvur edip, onu bütün incelikleriyle araştırmaya çalışalım. Acaba Güneş’i, Ay’ı, Yıldızları, Dünya’yı ve diğer gezegenleri her an müthiş bir denge ve düzenle hareket ettiren ve aynı şekilde varlıkların oluşumunda, düzenlenmesinde ve varlığını devam ettirmesinde cansız ve şuursuz atomları itaatkar birer asker gibi düzenli bir biçimde çalıştıran gücün, hikmetin ve rahmetin delillerini görebilecek miyiz?
Önce gökyüzüne, maddi ve manevi boyutuyla insanın kalbi gibi hem varlık aleminin hem de gayb aleminin muazzam bir kapısı şeklinde tanımlayabileceğimiz o sırlı aleme uzanalım.
“Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız! Onda hiçbir çatlak da yok.” [2]
Gökyüzünde öyle düzenli bir hareket sistemi vardır ki, ne her biri birbirinden büyük olan yıldızlar, ne Güneş, ne gezegenler, ne de diğer gök cisimleri gayet süratli hareket ettikleri halde birbirlerine çarpmıyorlar, birbirlerinin önüne geçmiyorlar ve oldukça dehşetli bu halleriyle Dünya’ya ve Dünyadakilere bü-yük bir sarsıntı yaşatmıyorlar. Üst katınızda oturan komşunuzun yirmi kişiyle birlikte evinde koşmasının sizde ve evinizde ne büyük bir sarsıntı yaşatacağını düşünün. Oysaki Dünya’dan bin kat daha büyük ve top güllesinden yetmiş kat daha hızlı hareket eden bir çok yıldız her an başımızın üzerinde süratle döndüğü halde biz ne onların sesini duyuyoruz ne de çıkardıkları sarsıntıdan rahatsız oluyoruz. Aynı zamanda bu hareketler öyle ince ilim ve hikmet çerçevesinde meydana geliyor ki, aynen bir fabrikadaki makinelerin fabrikanın büyüklüğüne ve ince kanunlarına rağmen hiç şaşırmadan, dikkatle çalışması ve bütün makinelerden aynı ürünün çıkması o fabrikanın ustasının gayet ince ilmini ve hikmetini göstermesi gibi gezegenlerin aynı dikkatle Güneş’in etrafında dönmesi, bu çalışmanın mahsulü olarak da gecenin, gündüzün ve mevsimlerin vücuda gelmesi bu gök fabrikasına hükmeden ustanın gücünü, ilmini ve hikmetini göstermektedir.
Evet, gökyüzünün tavanına Güneş gibi hem ışık verici hem de ısıtıcı bir lambayı takmak, gecegündüz yazılarıyla kışyaz sayfalarında her an eşsiz sanat eserleri yazmak ve yüksek minare ve kulelerdeki büyük saatlerin parlayan akrepleri gibi gökyüzü kubbesinde Ay’ı zamanın büyük saatine bir akrep yapmak aynı zamanda her geceye farklı bir ay bırakarak onu menzillerinde mükemmel bir denge ve çok ince hesaplarla hareket ettirmek ve gökyüzü kubbesinde parlayan ve her gece insanlık alemine tebessüm eden yıldızlarla göğün güzel yüzünü yaldızlamak elbetteki Allah’in en güzel isimlerinin ve eşsiz sıfatlarının en açık delilleri, kör olmayan gözlere Onu (c.c.) gösteren muhteşem işaretleri ve düşünen insanları imana ve tevhide davet eden mükemmel dellallarıdır.
“Andolsun ki göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün ardarda gelmesinde, akıl sahipleri için deliller vardır...” [3]
Evet Allah’in isimlerine ve sıfatlarına dair varlığını ve birliğini ilan eden göklerdeki deliller kısaca bunlardır.[4] Şimdi biraz da Allah’ın isimlerinin yeryüzündeki delillerini inceleyelim.
Dünya sanki aşkla dönen Mevlana gibi hem kendi etrafında hem de Güneş’in etrafında dönmesiyle günlerin, senelerin ve mevsimlerin oluşmasına sebep olmakla birlikte haşir meydanının kurulacağı yerin etrafında büyük bir daire çizmektedir. Ayrıca dört yüz bin çeşit canlı türünü rızıklarıyla beraber içine alarak itaatkar bir gemi gibi uzay denizinde Güneşin etrafında mükemmel bir dengeyle seyahat etmektedir.
Dünyanın içindeki varlıklar ise her bir türü binlerce ayet ve delilleriyle yeryüzünün Rabbini ve sahibini tanıtmaktadır.
Evet yeryüzünü yaz mevsiminde seyredip görüyoruz ki, varlıkların yaratılmasında karışıklığa ve düzensizliğe sebep olması gereken sınırsız bir cömertlik mükemmel bir düzen içinde faaliyet göstermektedir. Evet rengarenk milyonlarca bitki türünü hiçbir karışıklığa sebep olmadan yeryüzünde yetiştiren bu sınırsız cömertliğin sahibi sadece Allah’tır. Varlıklarda görünen cömertlik ise Latif, Kerim, Vahhab gibi isimlerinin parıltılarıdır. İşte yeryüzünü süsleyen farklı farklı bitkilere bak ve gör.
Hem benzeri çok olan şeyler her ne olursa olsun değersiz ve ucuzdur. Fakat yeryüzündeki eserler öyle mükemmel bir ustalıkla meydana getirilmiştir ki türünün ve benzerinin gayet çok olmasına rağmen değerinden hiçbir şey kaybetmemekle birlikte çoğaldıkça kıymeti artmaktadır. İşte yeryüzünü yaldızlayan bütün çiçeklere bak; gayet çok olmalarına rağmen değersizleşmek yerine her birinin ayrı ayrı kokusu ve güzelliği insanın ruhunu mest etmektedir.
Bunlar gibi bağ ve bahçelerdeki çeşitli bitkiler, bitkilerin gösterdikleri güzel çiçekler ve çiçeklerin gösterdikleri hoş meyveler ve meyvelerin gösterdikleri harika nakışlar her halleriyle Rahman, Rahim, Kerim ve bütün güzel isimlerin sahibi olan Allah’ı göstermektedir.
Hem yeryüzündeki dağların ve dağlar içindeki madenlerin, ayrı ayrı özellikleriyle beraber farklı farklı alanlarda kullanılmaları dağ kuvvetinde Allah’ın Rablığını ilan etmektedir.
Hem karada ve denizde sınırsız bir rahmetle rızıkları verilen ve mükemmel bir hikmetle çeşitli şekiller giydirilen ve her birisi ayrı bir görev için yaratılan bütün hayvanlar her halleriyle Allah’ın hükümdarlığını göstermektedir.
Hem bütün ot ve ağaçlardaki bütün yaprakların değişik şekilleri ve ayrı ayrı durumları yapraklar sayısınca Allah’ın yaratıcılığını göstermektedir.
Hem bütün canlı varlıklara mükemmel bir hikmetle nefislerini ve ruhlarını yerleştirip onları çeşit çeşit hislerle donatmak ve çeşit çeşit hizmetlerde çalıştırmak canlılar sayısınca Allah’ın hikmetini göstermektedir.
Evet göklerdeki ve yerdeki saydığımız ve sayamadığımız her bir varlık, her bir hareket ta atomdan Güneş’e kadar her bir kütle, her bir renk her bir desen, her bir sima hiçbir şüphe ve tereddüt bırakmayacak şekilde gündüz ışığı, ışık Güneş’i gösterdiği gibi, Rahman, Rahim, Kadir, Hakim olan Allah’ın varlığını ve birliğini ayrıca Onun eşsiz kudretini ve eşsiz güzelliğini tasdik etmekle birlikte ‘EN GÜZEL İSİMLER ONUNDUR.’ [5] sırrını göstermektedirler.
“O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar, O’nu tesbih ederler. O öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir.” [6]
L
İslami Okul Okulların En Önemlisi