8- ALLAH’IN İSİMLERİ VE AHİRET - Herseyomuanlatiyor - 8. Sayfa
8- ALLAH’IN İSİMLERİ VE AHİRET
“Kıyametin gerçekleşmesi, göz açıp kapanıncaya kadar yahut ondan da yakındır.”[1] “Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir.” [2]
Cenab-ı Hak insanı şu kainattaki bütün varlıklara göre kendine karşı kulluğunu en güzel şekilde yerine getiren bir kul, İsm-i Azamının ve bütün isimlerinin tecellisini en güzel şekilde gösteren bir ayna, hisleri ile her türlü zevki ve acıyı tadıp, tar-tabilen en yüksek kabiliyetlere sahip şerefli bir varlık, bütün varlıklardan daha fazla ölümden ve yok olmaktan korkan bunun yanında sonsuz bir hayatı ve hiç bitmeyecek sonsuz bir mutlulu-ğu herkesten ve her şeyden daha fazla isteyen bir varlık şeklin-de yaratmıştır. Allah (c.c.) bu şekilde yarattığı varlığa tabii ki bu dünyada bazı sorumluluklar yükleyecek ve onun bu sorumlulukları-nı yerine getirip getirmediğini takip edecek bu sayede insanın hislerini ve yeteneklerini geliştirmesini sağlayacak ve en sonunda da onu her halinden hesaba çekecek vazifelerini yapanları sonsuz bir hayatta sonsuz bir mutlulukla mükafatlandıracak, vazifelerini yapmayıp ömrünü isyan ve küfürle geçirmiş olan gafilleri ise son-suz bir azapla cezalandıracaktır.
Evet hiçbir saltanat yoktur ki o saltanata itaat eden-lere mükafat ve isyan edenlere ceza vermesin. Bu hakikatin örneklerini günlük hayatımızda hep görüyoruz. Padişahın buyrukla-rına göre yaşayanlar felahta ve rahat bir şekilde yaşarken, onun hükümlerini dinlemeyip ömürlerini isyan çizgisinde geçiren ve toplumda bozgunculuk yapan asiler ise hayatlarını ya karanlık ve kokuşmuş zindanlarda ya da darağaçlarında sonlandırmaktadırlar. Bu gün bile hükümetler yasalarını çiğneyen insanları ağır bir şe-kilde cezalandırmaktadır. Dünya hayatının küçük bir kısmına ve küçük bir insan topluluğuna hükmeden devletler ve padişahlar halklarını böyle bir düzene tabi tutuyorken , her şeyin ve herke-sin gerçek hakimi ve sonsuz ebedi bir saltanatın sahibi olan Yüce Rabbimiz de elbette yapılan güzellikleri mükafatsız, kötülükleri cezasız bırakmayacak ve RABBUL ALEMİN ve SULTANUD-DEYYAN isimleriyle saltanatına ve o saltanatın koyduğu hükümle-re iman, itaat ve bağlılıkla teslim olanları mükafatlandıracak ve o saltanatı küfür ve isyanla inkar edenleri ve yeryüzü ülkesini isyan ve bozgunculukla tahrip edenleri cezalandıracak, bunun için de büyük bir mahkeme kuracak ve haşri gerçekleştirecektir.
Ve yeryüzündeki her varlıkta her an geniş bir rahme-tin ve her şeyi kaplayan bir şefkat ve keremin olduğunu görü-yoruz. Mesela; her baharda bütün ağaçların ve meyveli bitkilerin cennet hurileri gibi giydirilip, süslenmesi ve ellerine her çeşit meyvenin verilip, “haydi alın, yiyin” dercesine bizlere ikram edilme-si; zehirli bir böceğin eliyle bizlere şifalı ve tatlı balın yediril-mesi; bir avuç kadar küçük değişik çekirdek ve tohumlarda bin-lerce farklı yiyeceğin bizim için saklanması şüphesiz ki, Allah’ın kullarına olan rahmetinin, şefkatinin ve kereminin yeryüzündeki göstergesidir. Evet Allah (c.c.) işte böyle nazlı bir şekilde besle-diği Rabbine karşı minnettarlıkla şükreden mümin kullarını kesin-likle öldükten sonra yok olmak ya da ebedi cehennem azabıyla mahvolmak gibi durumlara düşürerek idam etmeyecek ve RAH-MAN, RAHİM ve KERİM isimleriyle burada ihsan ettiği rahme-tini, şefkatini ve keremini daha güzel şekillerde daha yüksek nimetlerle onlara verecek ve müminler için, ‘Cennet Haktır’ kaide-sini doğrulayacaktır.
Ve kainatta bulunan her varlıkta akıl almaz derecede eşsiz bir hikmetin ve adaletin olduğunu görüyoruz. Mesela; insanın tüm uzuvlarında görülen hikmetten sadece küçük bir çekirdek boyutundaki hafızasında bütün hayatının yazılması, insan ile ilgili her bir şeyin orada kaydedilmesi, okunan kitapların ve görülen derslerin bir kütüphane gibi orada saklanması, insanın haşirde büyük mahkemede hesaba çekileceği sırada açılacak olan amel defterinin küçük bir senedi olarak her insanın yaptığı her bir i-şini her an onunla hatırlaması gerçekten insanın üzerinde her an tecelli eden hikmetin; insanın bütün uzuvlarının çok ince ölçüler-le yerine konulması, mikroptan gergedana, sinekten deve kuşuna, çiçekli bir bitkiden milyarlarca hatta trilyonlarca çiçekler açan bahar mevsimine kadar her şeyin israfsız ölçüler ve mükemmel bir denge ile yaratılması, iyiliklere güzel neticeler, kötülüklere kötü neticeler verilmesi ve Hz. Adem zamanından bu zamana ka-dar azgın ve zalim kavimlere indirilen azap tokatları ise eşsiz bir adaletin olduğunu göstermekte ve elbette Güneş gündüzsüz olmadığı gibi bu hikmet ve adalet de ahiretsiz olmayacak ve Al-lah (c.c.) HAKİM, HAKEM, ADL ve ADİL isimleriyle en zalimle-rin ve en mazlumların ölümle aynı şekilde Allah’ın huzuruna gitmelerindeki haksızlığa, adaletsizliğe ve hikmetsizliğe hiçbir yönden müsaade edilmeyecek bu güzel isimleriyle Allah (c.c.), mazlumun hakkını zalimden alacak ve her kula adaletle hükmedecektir.
Ve yeryüzünde mevsimlerin değişmesinde meydana ge-len ölme ve dirilme gibi şahit olduğumuz haşir ve neşrin canlı delilleri yeryüzünün bir bahçe belki bir ağaç kolaylığında ve bahar mevsiminde milyarlarca bitki türünün bir çiçek kolaylığında düzenli bir şekilde yaratılmasıyla kendini göstermektedir. Her an milyarlarca hayvanın ölmesi ve yerlerine yenilerinin yaratılması aynı şekilde her an milyonlarca insanın ölmesi ve onların yerine yenilerinin doğması ölümün ve yeniden dirilmenin delilleridir. Bütün peygamberlerin ve bütün semavi kitapların ısrarla üzerinde durduğu ve maddi delilleriyle her an kainatta gözlerimizin önünde meydana gelen ölümler ve yeniden dirilmeler Allah (c.c.)’ın MUH-Yİ, MUMİT, HAYY, KAYYUM, KADİR VE ALİM isimleriyle kıya-mette tekrar meydana gelecek ve Allah (c.c.) o zaman vereceği ilk emirle tüm canlıları öldürecek, vereceği ikinci emirle ölmüş olan tüm canlıları diriltecek ve üçüncü emirle herkesi kudretini ve ilmini göstermek üzere huzuruna toplayarak haşri gerçekleşti-recektir.
Evet kainatın varlığının hakikati Allah(c.c.)’ın isimleri-ne dayandığı gibi, ahiretin varlığının hakikati de yine Allah (c.c.)’ın isimlerine dayanmaktadır. Bu yüzden ahiretin varlığının dünyada görülen maddi delilleri gayet çoktur. Allah’ın her bir isminin bir yönü bu dünyaya baksa da binlerce yönü ahirete bakmaktadır. Bu-na dayanarak diyebiliriz ki Allah kainatı yarattığı, ona hayat ver-diği ve ayakta tuttuğu her bir ismiyle daha mükemmel şekilde ahireti yaratacak ona hayat verecek ve onu ayakta tutacaktır. Bu nedenle her insanın her an her şeye hazırlıklı olması gerekir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi