Önsöz - İslami Bilgiler - Ibretveoner - 1. Sayfa
ÖNSÖZ
Her türlü hamd alemlerin Rabbi olan Allaha, salât ve selam da peygamberlerin sonuncusu, insanlığa rehberlik edenlerin en önde geleni Muhammed'ül-Emin (SAV)'e, onun ailesine, ashabına ve kıyamet gününe kadar en güzel bir şekilde ona uyanların üzerine olsun.
Hiç şüphesiz günler geçip gitmekte, yıllar birbirini kovalamakta, zaman su gibi akmakta ve bir yandan da kainatta çeşitli olaylar gerçekleşmektedir. Akıllı kişi vaktini iyi değerlendirip istifade eden, (çevresinden ve olaylardan) ibret alan kimsedir. Ve yine akıllı kişi hikmeti (her türlü faydalı söz fiil ve davranışı) kendinde uygulamak sureti ile muhafaza edip onu başkalarına da aktaran kimsedir. Böylece hem kendisi bunun mükâfaatını görür, hem de aktardığı o hikmet sebebiyle başkaları da faydalanır ve güzellikler çoğalır.
Şüphesiz mümin, İslam ümmetini iyi ve güzelliklere ulaştıracak, kötülük ve şerre götüren şeylerden uzaklaştıracak, bütün insanlıkla beraber özellikle müslümanların yararına olacak yolları keşfetmeye çalışır, çalışmalıdır.
Mümin bu amacına ulaştığında artık bütün gayretini ümmetin hayrına olacak şeylere sarfeder, insanları en güzel bir şekilde hakikate çağırmak için kitaplar telif eder ve bizzat kendi şahsında uyguladığı örnek yaşam ile başkalarına öncü ve örnek olur. Ümid ediyoruz ki böyle kimseleri şanı yüce ve kudret sahibi Allah (cc) ödüllendirecektir. Nitekim bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır: "Her kim, dünya nimetini isterse kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükafaatlandıracağız." [1]
Allah inancı taşımayan kişi ise sadece kendi menfaatlerinin peşine takılır ve ondan başkasını gözü görmez. Başkalarına zarar verme pahasına da olsa o sırf kendi menfaatlerini elde etmeye çalışır, hırslarının kölesi olur ve bu uğurda başkalarının zarar görmesi onu ilgilendirmez. Sonucunda toplumun aşağıladığı birisi olma pahasına da olsa makam ve mansıp peşinde koşar. Onun düşüncesi mal biriktirmektir. Malının helal veya haram olması, içinde başkalarının hakkı olup olmaması hiç önemli değildir. İşte bu anlayış neticesinde toplumsal çözülme ve bozukluk ileri boyutlara ulaşır, bela genelleşir ve fuhşiyyat çoğalır. Ancak bu tip insanlar da yaptıklarının cezasını bulacaklardır; çünkü Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir."[2]
Tarih boyunca İslam ümmetinde meydana gelen hadiseler, bize diri olmamızı sağlayan, şan ve şerefimizi yücelten ve insanlığa yararlı olmayı sağlayan amilleri gösteriyor. Yine aynı şekilde tarihe baktığımızda bozulma, zayıflayıp bölünme ve başka milletlerden geri kalmamızın sebeplerini de görmekteyiz. Müslümanlar olarak üzerimize düşen, yeniden bizi ayakta tutan hasletlere dönmek ve onlara sımsıkı sarılmak, bizi gerileten şeylerden de uzak durmaktır. Belki yapılması gereken en önemli şeylerden birisi, dünyanın aldatıcılığına kapılan ve dış mihrakların tuzaklarına düşen kardeşlerimizi uyarmak ve onlara Allah'ın huzuruna döneceğimizi hatırlatarak ümmet bilinci kazandırmak olacaktır. Allah teâla bizleri bu başarıya ulaştırsın. Amin.
C
İslami Okul Okulların En Önemlisi