Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Abdullah B - İslami Bilgiler - Meleklerin - 3. Sayfa

ABDULLAH b. AMR b. HARÂM

Meleklerin Gölgelediği Adam

Ensârdan yetmiş kişi Resûlullah (s.a.v.)'le Birinci Akabe Biatı'nı yaparlarken, Abdullah b. Amr b. Harâm Ebû Cabir b. Abdullah da onlar­dan biriydi…

Resûlullah (s.a.v.) aralarından reislerini seç­tiğinde Abdullah b. Amr reislerinden bi­riy­di... Resûlullah (s.a.v.) onu kavmi Benî Se­le­me'ye reis seçti.

Medine'ye döndüğünde canını, malını ve ailesini İslâm'ın hizmetine adadı.

Resûlullah (s.a.v.)'in Medine'ye hicretinden sonra da Ebû Cabir gece gündüz Resûlullah (s.a.v.)'le birlikte olmakla mutluluk verici her şeyi elde etti…

Bedir savaşına bir mücahid olarak katıldı ve kahramanca çarpıştı. Uhud savaşında ise müs­lümanlar savaşmaya çıkmadan öleceğini görür gibi oldu. Geri dönmeyeceğine dair kuv­vetli bir his içini kapladı. Kalbi neredeyse se­vinçten uçuyordu. Yüce sahâbî, oğlu Cabir b. Abdullah'ı yanına çağırıp şöyle dedi:

"Bu gazada öleceğimi zannediyorum. Belki de müslümanlardan ilk şehid ben olacağım. Al­lah'a yemin ederim ki, Resûlullah (s.a.v.)'­tan sonra senden başka daha çok sev­diğim birini ardımda bırakmıyorum... Borcum var, bor­cumu öde ve kardeşlerine hayrı tav­siye et…"

Ertesi gün sabahleyin müslümanlar Kureyş ile karşılaşmak için çıktılar...

Güven içindeki şehirlerine büyük bir or­duyla saldırmak için gelen Kureyş ile...

Şiddetli bir savaş başladı. Resûlullah (s.a.v.)'in yerlerinde kalıp asla terk etmeme­lerini emrettiği okçular olmasaydı, Müslüman­lar daha başlangıçta neredeyse ke­sin bir zafer olabilecek olan çabuk bir galibiyet elde ettiler. Kureyş'e karşı bu ani zafer onları yanılttı; dağdaki yerlerini terk ederek kaçan ordunun ganimetlerini toplamaya koyuldular.

Kureyş'in süvarileri, müslümanların arkası­nın tamamen açıkta kaldığını görünce hemen dağınıklıklarını toparlayıp, arkadan ani bir hü­cumla saldırdılar ve müslümanların zaferini ye­nil­giye dönüştürdüler...

 

 


Bu korkunç savaşta Abdullah b. Amr veda eden bir şehid gibi savaştı...

Müslümanlar savaş sonrası şehitlerine bakmaya çıktıklarında... Abdullah b. Cabir de babasını aramaya koyuldu. Onu şehitleri ara­sında buldu ve müşrikler diğer kahramanları parçaladıkları gibi onu da parçalamışlardı…

Cabir ve ailesinden bazıları İslâm'ın şehidi Abdullah b. Amr b. Harâm için ağlamaya baş­ladılar. Resûlullah (s.a.v.) onlara ağlarlarken rastladı ve şöyle dedi:

"Onun için ağlasanız da ağlamasanız da melekler onu kanatlarıyla gölgeleyecektir..!"

 

 


Ebû Cabir'in imanı parlak ve sağlamdı…

Allah yolunda ölme sevgisi bütün istek ve arzularının ötesindeydi.

Sonraları Resûlullah (s.a.v.) onun şehâdete olan büyük sevgisini tasvir eden büyük bir ha­ber verdi...

Resûlullah (s.a.v.) bir gün oğlu Cabir'e şöy­­­le dedi:

"Ey Cabir! Allah başkalarıyla sadece perde arkasından konuştu; ama babanla yüz yüze ko­nuştu…

Ona: "Ey kulum! Benden dile sana vere­yim." dedi.

O: "Rabbim! Senin yolunda bir daha öldü­rülmek için beni tekrar dünyaya döndürmeni is­tiyorum." dedi.

Allah ona: "Ben daha önce, ona bir daha geri döndürülmeyecekler, demiştim." dedi.

Bunun üzerine şöyle dedi: "Ey Rabbim! Ben­den sonrakilere (dünyadakilere) bize ver­diğin ni­­meti haber ver."

Böylece Allah şu âyet-i kerîmeyi indirdi:

"Allah yolunda öldürülenleri ölü zannetme­yin, onlar hayattadırlar ve Rablerinin yanında rızık­lan­­dı­rıl­maktadırlar. Allah'ın, fazlından on­lara ver­diğiyle sevinç içindedirler ve ardla­rın­dan kendile­rine yetişmeyenlere müjde verirler... Onlar için bir korku yoktur ve onlar üzülmezler..." (Âl-i İmrân, 169–170)

 

Uhud'da savaş sonrasında müslümanlar şe­hitlerini teşhis ederlerken...

Abdullah b. Amr'ın ailesi onun cesedini ta­nıdığında… Hanımı onu ve onunla birlikte şehid olan kardeşini devesine yükleyip, defnetmek üzere onları Medine'ye götürdü. Bazı müs­lü­manlar da şehitleri için aynı şeyi yaptı­lar.

O sırada Resûlullah'ın tellalı arkalarından yetişip, emrini onlara bildirdi:

"Ölüleri öldükleri yerlerinde gömünüz…"

Böylece herkes şehidiyle geri döndü...

Resûlullah (s.a.v.), Allah ve Resûlü için mü­tevazı bir kurban olarak kıymetli canlarını feda eden ve Allah'a verdikleri sözde duran şehid ashabının defnedilmesiyle bizzat ilgi­len­di.

Abdullah b. Harâm'ın defnedilme sırası ge­lince Resûlullah (s.a.v.) şöyle dedi:

"Abdullah b. Amr ile Amr b. Cemûh'u aynı mezara gömün; çünkü onlar dünyada birbirle­rini seviyorlardı…"

Şimdi...

Kıymetli iki şehidi karşılamak için o mutlu­luk dolu mezarın hazırlandığı sırada, gelin ikinci şehid Amr b. Cemûh'a sevgi dolu bir ba­kış atalım...