Namaz - 3. Sayfa - Peynamazi
ONUNCU BASKININ ÖNSÖZÜ [1]
Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O’nun doğru ve güvenilir Peygamberine, Peygamberin ailesine, ashabına ve kıyamete kadar güzelce onlara tâbi olanlara da salât ve selâm olsun.
Bu, “Hadislerle Hz. Peygamber'in Namaz Kılma Şekli” adlı kitabımızın yeniden düzenlenmiş onuncu baskısıdır. Çalışıp yorulmadan kazanmanın peşinde olan, ahlâktan yoksun birçok tamahkâr yayıncı, kitabı çalıp korsan baskılarını yaptıktan ve böylelikle yazarına ve yayıncısına zarar verdikten sonra, kitabın yayıncısı değerli kardeşim Züheyr eş-Şâvîş onu okuyuculara göz alıcı modern bir tasarımla sunmak istedi.
Onlar, Rasûlullah’ın şu buyruğunu da önemsemiyorlar:
“Gönül hoşluğuyla vermedikçe kimsenin malı başkasına helâl olmaz.”[2]
Veda Haccı’nda yaptığı konuşmada dile getirdiği şu buyruğunu: “Bu beldenizde, bu gününüzün haram oluşu gibi kanlarınız, mallarınız [ve namus ve haysiyetiniz de] birbirinize haramdır.”[3]
Ve insanların haklarını ve mallarını koruyan diğer başka hadislerini de…
Ne olurdu, insanı kötülük yapmaktan alıkoyan bir ahlâk veya adaletli bir yönetim olsaydı… Geçmişte seleften bazıları: “Allah, Kur’an’la engellemediğini sultanla engeller.” demişlerdir.
İşin üzücü tarafı; telif ve yayın hakkının batılılarda koruyor, İslâm ülkelerinde ise telef ediliyor olmasıdır.
Sonra bu baskıda, önceki baskıda olmayan pek çok faydalı ilave bilgi bulunmaktadır. İki baskıyı karşılaştıranlar, bunu açıkca göreceklerdir: Mâliki mezhebinden olan Kadı İyaz’ın, namazda elleri göğse koymanın sünnet olduğunu; İmam Ahmed’in insanların büyük çoğunluğunun terk ettiği veya en azından bilmedikleri namazda “Eûzu billahi’s-semîi’l-alîm”le istiaze yapmanın meşru olduğunu söylemeleri; Hz. Ömer’in halifeliği döneminde vitir namazında okunan kunutun sonunda Rasûlullah’a salâvat getirildiğine dair rivayet bu bilgilerden bazıları.
Bu baskıda da, orada faziletli insanlar nezdinde tartışılan pek çok meselenin araştırılması ve edisyon kritiğinin yapılması nedeniyle beşinci baskının önsözünün aynen kalmasını faydalı görüyorum.
Allah’tan, bu baskıyla, yeryüzünün doğusundaki ve batısındaki bütün müslüman kardeşlerimizi, önceki baskılarından daha fazla faydalandırmasını ve bizi üzüntü ve kederlerimizden kurtarmasını niyaz ediyorum. O duaları işiten ve onlara cevap verendir.
Ümmî Peygamber Muhammed’e, ailesine ve ashabına salât ve selâm olsun.
Muhammed Nâsıruddin el-Elbânî
[1] el-Mektebü’l-İslâmî’nin baskısında bu ondördüncü baskının Sunuş’u olarak görünmektedir. Orada “Önsöz” yerine “Sunuş başlığını koymuştur. Böylece okuyucuları kitabı satın alma yönünde güdülemek istemiştir. Fakat okuyucu o sunuşta dördüncü satırda bir süprizle karşılaşmakta ve “Bu, onuncu baskının önsözüdür” cümlesini okumaktadır. Önsöze, uygun bir başlık koydum; bu önsöz hicrî 1410 yılında basılmıştı. Herhalde bu tarih önsözün sonunda bulunuyordu ki, yayıncı gördüğü birtakım kişisel menfaatlerden dolayı, diğer tüm önsözlerde yaptığı gibi bu önsözün de tarihini metinden çıkarmıştır. Ben geçmiş baskılara bakarak, bu tarihleri kitaba yeniden koydum.
[2] “Sahîhu el-Camii’s-sağîr ve ziyâdetuhu”, 7539.
[3] a.g.e., 2064.
İslami Okul Okulların En Önemlisi