Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kıyam - İslami Bilgiler - Peynamazi - 12. Sayfa

KIYAM

 

Rasûlullah (s.a.v.), Allah Teâlâ’nın: “Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.”[1] emrine uyarak farz ve na­file namazlarda ayakta dururdu.

Yolculuk esnasında ise, nafileleri bineğinin üzerinde kı­lardı.

Şiddetli korku zamanlarında Hz. Peygamber, daha önce geçtiği üzere ümmetine bu durumda namazı, ayakta yahut binek üstünde kılmayı meşru kılmıştır. Bunun daya­nağı da Allah Teâlâ’nın şu buyruğudur:

“Namazlara ve orta namaza[2] devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun. Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah’ı zikredin (namazları­nızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).”[3]

“Hz. Peygamber (s.a.v.), vefatına neden olan hastalı­ğın­da namazlarını otura­rak kılmıştır.”[4]

Bundan önce de bir defa namazı böyle kıl­mıştı. “Hz. Peygamber (s.a.v.) hastalanmıştı. Bu nedenle namazı otu­rarak kıldı. Cemaat de arkasında ayakta kılıyordu. (Onları ayakta görünce) otur­malarını işaret etti, onlar da oturdular (ve namazı bu şekilde kıldılar). Namaz bitince şöyle bu­yurdu:

“Siz az önce neredeyse İranlıların ve Rumların yap­tığını yapacaktınız. Onlar, kralları otururken ayakta du­rurlar. Siz böyle yapmayın. İmam, kendisine uyul­mak için imam ya­pıl­mıştır. O, rükû ettiğinde siz de rükû edin; rükû­dan kalktı­ğın­da siz de kalkın. Eğer namazı oturarak kılarsa, siz de [hepiniz] oturarak kılın.”[5]

 

Hasta İnsanın Namazı Oturarak Kılması

İmran b. Husayn (r.a.) şöyle demiştir:

“Bende basur (hemeroid) hastalığı[6] vardı. Rasûlul­lah’a (s.a.v.) bu durumda namazı nasıl kılacağımı sordum. Şöy­le buyurdu:

"Namazı ayakta kıl. Eğer buna güç yetiremezsen, otura­­­rak kıl. Buna da güç yetiremezsen, yan yatarak kıl.”[7]

Yine o (r.a.) şöyle demiştir:

“Rasûlullah’a (s.a.v.) namazı oturarak kılan adamın du­rumunu sordum. Şöyle buyurdu:

“Her kim namazı ayakta kılarsa, bu daha faziletlidir. Na­­mazı otu­rarak kılan kişiye, ayakta kılan kimsenin yarı se­vabı vardır. Namazı yatarak (bir rivayette: uzanarak) kılana da o­tu­rarak kılan kimsenin yarı sevabı vardır.”[8]

Bu hadiste namazdan maksat, hastanın namazıdır. Çün­kü Enes (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:

“Rasûlullah (s.a.v.), namazlarını hastalıktan dolayı otu­ra­rak kılan bazı insanların yanına geldi. Onlara:

“Oturarak kılınan namaz (sevap bakımından) ayakta kı­lı­nan namazın yarısı­dır.”[9]

“Hz. Peygamber (s.a.v.) bir hastayı ziyaret etti. Onu bir yas­tık üzerinde namaz kılarken buldu. Yastığı kaldırıp attı. Bu­nun üzerine hasta, bir tahta buldu ve namazlarını onun üze­rinde kılmaya başladı. Hz. Peygamber (s.a.v.) onu da kal­dırıp attı ve şöyle buyurdu:

“Şayet yapabilirsen, namazı yerde, toprak üzerinde kıl. Bu şekilde kılamazsan ima ile kıl, secde de rükûdan biraz da­ha fazla eğil.”[10]

 

Gemide Namaz Kılmak

Rasûlullah’a (s.a.v.) gemide namazın nasıl kılınacağı so­ruldu. Şöyle buyurdu:

“Gemide namazı ayakta kıl. Fakat boğulmaktan kor­kar­­san, oturarak kılabilirsin.”[11]

“Rasûlullah (s.a.v.) yaşlanınca, namaz kıldığı yerde üs­tüne dayanacağı bir değnek/tahta edinmişti.”[12]

Gece Namazını Ayakta ve Oturarak Kılmak

Rasûlullah (s.a.v.) bazı geceler ayakta ve bazı geceler de oturarak uzun uzun namaz kılardı. Kıraatı ayakta yap­mış­sa, rükûyu ayakta yapar; kıraatı oturarak yapmışsa, rü­kû­yu da oturarak yapardı.”[13]

“Bazen de namazı oturarak kılar, kıraatı oturarak yapar ve kıraatı bitirmeye otuz yahut kırk âyet kal­dığında ayağa kal­kar, bunları ayakta okur, ardından rükû ve secdeye varırdı. İkinci rekâtta da bunun aynısını yapardı.”[14]

“Nafile namazları da ancak ömrünün son demlerinde, iyi­ce yaşlandığı zaman oturarak kılmıştır. Bu da vefatından  bir yıl önce olmuştur.”[15]

“Oturarak kıldığı namazları bağdaş kurmuş olduğu hâlde kı­lar­dı.”[16]



[1]      Bakara, 238.

[2] Âlimlerin çoğunluğunun doğru kabul ettiği görüşe göre; bu ikindi namazıdır. Ebû Hanife, Ebû Yusuf ve İmam Muhammed de bu gö­rüş­tedir. Bu hususta birçok hadis bulunmakta olup, İbn Kesir “Tef­sir”inde bu hadisleri nakletmiştir.

[3]     Bakara, 238, 239.

[4]     Tirmizî, Ahmed. Tirmizî hadisi sahih kabul etmiştir.

[Tirmizî, Sa­lât 266 (359), c.1, s.255. Mütercim.]

[5]     Buhârî, Müslim. Hadisi “İrvâu’l-ğalîl” adlı kitabımda tahriç ettim (394).

[Buhârî, Ezan 51 (80), c.2, s. 716; Müslim, Salât, 82, 84 (412, 413), c.3, s.1326-1327; Nesaî, Sehv 11 (1200), c. 3, s.16-17; İbn Mâce, İka­metü's-salât 145 (1240), c. 3, s. 636. Mütercim]

[6]     Kalınbağırsağın alt tarafında ve dışkılıkta toplardamar genişlemesi (şiş­­mesi) ve kanaması biçiminde ortaya çıkan hastalık. Mütercim

[7]     Buhârî, Ebû Davud, Ahmed.

[Buhârî, Taksîru's-salât 19 (33), c.3, s. 1075; Ebû Dâvud, Salât 174,175 (952), c.3, s.499; İbn Mâce, İkametü's-salât 139 (1223), c. 3, s. 610. Mütercim] 

[8]     Buhârî, Ebû Davud, Ahmed. Hattabî hadis için şöyle demiştir: “İm­ran’ın hadisinde kastedilen; ayakta zorlukla durabildiği hâlde taham­mül edip farz namazı ayakta kılan hastadır. Hz. Peygamber (s.a.v.), oturarak namaz kılması caiz olmakla beraber onu ayakta kılmaya özen­dirmek için, oturarak namaz kılanın sevabının ayakta kılanın ya­rısı kadar olduğunu söylemiştir. Hafız İbn Hacer ise, “Fethu’l-bârî”de (2/­468): “Bu, tek taraflı bir yorumdur.” demiştir.”

      [Buhârî, Taksîru's-salât 17, 18 (31, 32), c.3, s. 1073-1075; Ebû Dâ­vud, Salât 174, 175 (951), c.4, s.497-498; Nesaî, Kıyamü'l-leyl 21 (1660), c. 3, s.326. Mütercim]

[9]     Ahmed (12398, 13517) ve İbn Mâce; sahih bir senedle rivâyet et­miş­lerdir.

      [İbn Mâce, İkametü's-salât 141 (1229, 1230), c. 3, s. 616-617. Mü­ter­cim]

[10]    Taberânî, Bezzâr ve “el-Hadîs” adlı kitabında (67/2) İbn’üs-Semmâk  ve Beyhakî rivâyet etmiştir. “es-Sahîha” adlı kitabımda (323) açık­la­dı­ğım üzere hadisin senedi sahihtir.

[11]    Bezzâr (68), Dârekutnî ve “es-Sünen” adlı kitabında (2/82) Abdülganî el-Makdisî rivâyet etmiştir. Hâkim hadisin sahih olduğunu söylemiş, Ze­hebî de bu görüşünde ona katılmıştır.

UYARI: Uçakta namaz kılmanın hükmü, gemide namaz kılmanın hük­müyle aynıdır. Geçtiği üzere ayakta kılabilecekse namazı ayakta kılar; aksi takdirde oturduğu yerde kılar, rüku ve secdelerini de imay­la yapar.

[12]    Ebû Davud ve Hâkim (975). Hâkim ve Zehebî, hadisin sahih oldu­ğunu söyl­emişlerdir. Hadisi, “es-Sahîha” (319) ve “el-İrvâ” (383) adlı kitap­larımda tahriç ettim.

[Ebû Dâvud, Salât 172, 173 (948), c.4, s.492-493. Hadisin Ebu Da­vud'daki metni şu şekildedir: "Resûlullah s.a.v.) yaşlanıp kilo alınca; na­­maz kıldığı yerde üstüne dayanacağı bir direk edinmişti." Mü­ter­cim]

[13]    Müslim, Ebû Davud. [Müslim, Salâtü'l-müsafirin 105, 106/107, 109, 110 (730), c.4, s.2092-2093; Ebû Dâvud, Salât 174. 175 (955), c.4, s.503; Nesaî, Kıyamü'l-leyl 18 (1646, 1647), c.3, s.320-322. Mü­tercim]

[14]    Buhârî, Müslim.

[Buhârî, Taksîru's-Salât 20 (35, 35), Teheccüd 16 (29), c.3, s. 1076-1077, 1099; Müslim, Salatu'l-Müsâfirîn 111-113, (731), c.3, s.2093-2095; Ebû Dâvud, Salât 174, 175 (953, 954), c.3, s.501, 502; Nesâî, Kı­yâmu'l Leyl, 18 (1647-1650), c.3, s. 320-322. Mütercim]

[15]    Müslim, Ahmed.

[Müslim, Salatu'l-Müsâfirîn 118 (733), c.3, s.2098; Nesaî, Kıyamü'l-leyl 19 (1658), c. 3, s. 325. Mütercim]

[16]    Nesâî, “es-Sahîh”inde (1/107/2) İbn Huzeyme, “es-Sünen”inde (80/1) Abdülganî el-Makdisî ve Hâkim rivâyet etmiştir. Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiş; Zehebî de bu görüşünde ona katılmıştır.

      [Nesaî, Kıyamü'l-leyl 22 (1661), c. 3-4, s. 328. Tirmizi, Hadis için şu açık­lamayı yapmıştır: "Bu hadisi Ebû Davud'dan başkası rivâyet et­me­miştir. Ebu Davud da sika (sağlam) biridir. Allah daha iyi biliyor ya, ben bu hadisin yanlış olduğunu düşünüyorum." Mütercim]