Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

NAMAZDA SECDE YERİNE BAKMAK VE HUŞÛ - Peynamazi - 20. Sayfa

 

NAMAZDA SECDE YERİNE BAKMAK VE HUŞÛ

 

Hz. Peygamber (s.a.v.) “namaz kıldığı zaman başını eğer ve gözüyle yere bakardı.” “Kâbe’ye girdiği zaman da çı­kıncaya kadar gözlerini secde yerinden ayırmamıştır.”[1]

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

 “Beyt’te, namaz kı­lanı meşgul edecek bir şeyin bu­lun­ma­sı doğru değildir.”[2]

Hz. Peygamber (s.a.v.) namaz kılarken “gözleri göğe doğru dikmeyi yasaklardı.”[3] Bu yasağı kuvvetlice dile ge­tir­miş, şöyle buyurmuştur: “Namazda gözlerini göğe diken insanlar ya buna son verirler ya da gözleri bir daha onlara geri dönmez (başka bir rivayette: gözleri kör olur).”[4]

Başka bir hadiste ise şöyle buyurur: “Namazda sağa so­la bakınmayın. Şüphesiz Allah, kul namazında sağa sola bakınmadığı sürece yüzünü kulunun yüzüne çevirir.”[5] Na­mazda sağa sola bakınma hakkında yine şöyle buyur­muş­tur: “Bu şeytanın, kulun namazından çaldığı şeydir.”[6]

Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Kul na­mazında sağa sola bakınmadığı müddetçe Allah, kula yö­nelmeye devam eder. Kul, yüzünü çevirince[7] Allah da on­dan yüz çevirir.”[8]

Hz. Peygamber (s.a.v.) namazda “üç şeyi yasaklamıştır: Horozun yem yemesi gibi namaz kılmayı, köpeğin oturuşu gibi oturmayı ve tilki gibi sağa sola bakınmayı.”[9]

Yine o (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Namazı, dünyaya ve­da eden kişi gibi, O’nu (Allah’ı) görüyormuşçasına kıl. Sen O’nu görmüyorsan da O seni görüyor.”[10]

Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurur: “Bir kimse farz namazın vaktine ulaşır da abdestini güzelce alır, rükû ve huşûsunu güzelce yaparsa, büyük günah işlemediği sü­rece, bu namaz onun geçmiş günahlarına kefaret olur. Bu durum, her zaman için söz konusudur.”[11]

Hz. Peygamber (s.a.v.) “desenli zarif bir elbise ile na­maz kıldı. Namaz esnasında elbisedeki desenlere gözü ta­kıldı. Namazı bitirince şöyle buyurdu:

“Bu elbiseyi Ebû Cehm’e götürün ve onun desensiz, ka­lın kumaştan yapılmış elbisesini bana getirin. Çünkü bu elbise biraz önce beni namazda meşgul etti (huzurumu ka­çırdı). (Bir başka ri­vayette: “Namazda desenleri dikkatimi çekti, neredeyse beni fitneye düşürecekti (huzurumu boza­caktı.)”[12]

“Hz. Aişe’nin, üzerinde resimler bulunan bir kumaşı var­­dı. Onla evin içindeki yüklüğün[13] üzerini örtmüştü. Hz. Pey­gamber (s.a.v.) bu kumaşa doğru namaz kıldı. Namazı bi­ti­rince şöyle buyurdu:

“Şunu önümden uzaklaştır. [Çünkü üzerindeki resimler namazda bana görünüp duruyor.]”[14]

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Yemek hazır­ken ve büyük veya küçük tuvalet sıkıştırmışken namaz kı­lınmaz.”[15]



[1]     Beyhakî, Hâkim. Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Ger­çek­ten hadis onun dediği gibidir. Birinci hadisin, on sahâbîden rivâyet edilen bir şahidi vardır. Bu şahidi İbn Asâkir rivâyet etmiştir (17/202/ 2). Ayrıca bkz. “el-İrva” (354).

UYARI: Bu iki hadiste, sünnet olan uygulamanın, gözlerle secde ye­rine bakmak olduğu görülmektedir. Namaz kılan kimi insanların yap­mış olduğu gibi gözleri kapamak soğuk bir takvadır. En iyi uygulama ve yol, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) uygulaması ve yoludur.

[2]     Ebû Davud ve Ahmed sahih bir senedle rivâyet etmiştir. Hadis, “Sa­hihu Ebî Davud” adlı kitabımda da tahriç edilmiştir (1771). Hadiste ge­çen “Beyt”ten maksat, hadisin söylenme sebebinden anlaşıldığı üzere Kâbe’dir.

[Ebu Dâvud, Menâsik 95, (2030).]

[3]     Buhârî, Ebû Davud. [Buhârî, Sıfatü's-salâti 11 (19), c.2, s.761; Müslim, Salat 117, 118 (428, 429), c.3, s.1371; Ebû Dâvud, Salât 162,163 (912, 913), c.4, s.175. Mütercim]

[4]     Buhârî, Müslim ve Serrâc. [Buhârî, Sıfatü's-salâti 11 (19), c.2, s.761; Müslim, Salat 117, 118 (428, 429), c.3, s.1371; Ebû Dâvud, Salât 162,163 (912, 913), c.4, s.175. Mütercim]

[5]     Tirmizî, Hâkim. İkisi de hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Bkz. “Sa­hîhu’t-Terğîb” (353).

      [Tirmizî, Emsal, Emsal 3 (3022), c.5, s.11-12. Mütercim]

[6]     Buhârî, Ebû Davud. [Buhari, Sıfatü's-salati 12 (20), c.2, s.761; Ebû Dâvud, Salât 160,161 (910), c.3, s.431; Nesaî, Sehv 10 (1197-1199), c.3-4, s.15-16. Mütercim]

[7]     Kulun yüzünü çevirmesinden maksat, yönünü kıbleden başka tarafa dönmesidir. Mütercim

[8]     Ebû Davud ve başkaları rivâyet etmiştir. İbn Huzeyme ve İbn Hibbân, hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Bkz. “Sahih’ut-Terğib” (555). [Ebû Dâvud, Salât 161,162 (909), c.3, s.430; Nesaî, Sehv 10 (1196), c.3-4, s.15-16; Darimî, Salat 134 (1430), c.3, s.230. Mütercim]

[9]     Ahmed, Ebû Ya’la. Bkz. “Sahih’ut-Terğib” (556).

[10]    “Ehâdîsü Müntekâ” adlı kitabında el-Muhallis, Taberânî, er-Ruyânî, “el-Muhtâra” adlı kitabında Ziya, İbn Mâce, Ahmed ve İbn Asâkir rivâ­yet etmişlerdir. Fakih el-Heytemî de “Esna’l-metâlib” adlı kitabında ha­disin sahih olduğunu söylemiştir.

[İbn Mâce, Zühd (4171). Mütercim]

[11]    Müslim

[Müslim, Taharet (228). Mütercim]

[12]    Buhârî, Müslim ve İmam Malik. Bkz. “el-İrva” (376).

[Buhârî, Salât 14 (25) c.1, s.469; Müslim, Mesâcid 61-63 (556), c.3, s.1618-1619; Muvatta, Salât 67, c.1, s.119; Ebû Dâvud, Salât 162,163, (914); Nesâî, Kıble 20, (771), c.1-2, s.463.-Mütercim]

[13] “Sehve” (yüklük) odanın içinde, yere biraz yakınca bölme veya do­laptır. “Nihâye”

[14]    Buhârî, Müslim ve Ebû Avâne. Resimlerin yırtılıp atılmasını veya res­min kazınmasını emretmeyip sadece uzağa konmasını emretmesinin sebebi, Allah daha iyi biliyor ki, şudur: Bu resimler canlı varlıkların resimleri değildi. Bunun delili ise, diğer resimleri yırtmış olmasıdır. Nitekim “Sahîhayn”da bu husuta birçok rivâyet vardır. Bu konuda ayrıntılı bilgi isteyen kimse, “Fethü’l-bârî” (10/321) ve “Gâyetü’l-me­râm fî tahrîci ehâdîsi’l-Helâl ve’l-haram” (131-145) adlı kitaplara bakabilir.

[Buhari, Salat 15 (26), c.1, s.471, Libas; Müslim, Libas (2107); Ne­saî, Kıble 12 (761), c.1-2, s. 459. Mütercim]

[15]    Buhârî, Müslim ve İbn Ebû Şeybe (12/110/2). İkinci hadis, “el-İrvâ” adlı kitabımda tahriç edilmiştir (8).

      [Müslim, Mesâcid 67 (560), c.3, s.1623. Mütercim]