NAMAZDA SECDE YERİNE BAKMAK VE HUŞÛ - Peynamazi - 20. Sayfa
NAMAZDA SECDE YERİNE BAKMAK VE HUŞÛ
Hz. Peygamber (s.a.v.) “namaz kıldığı zaman başını eğer ve gözüyle yere bakardı.” “Kâbe’ye girdiği zaman da çıkıncaya kadar gözlerini secde yerinden ayırmamıştır.”[1]
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Beyt’te, namaz kılanı meşgul edecek bir şeyin bulunması doğru değildir.”[2]
Hz. Peygamber (s.a.v.) namaz kılarken “gözleri göğe doğru dikmeyi yasaklardı.”[3] Bu yasağı kuvvetlice dile getirmiş, şöyle buyurmuştur: “Namazda gözlerini göğe diken insanlar ya buna son verirler ya da gözleri bir daha onlara geri dönmez (başka bir rivayette: gözleri kör olur).”[4]
Başka bir hadiste ise şöyle buyurur: “Namazda sağa sola bakınmayın. Şüphesiz Allah, kul namazında sağa sola bakınmadığı sürece yüzünü kulunun yüzüne çevirir.”[5] Namazda sağa sola bakınma hakkında yine şöyle buyurmuştur: “Bu şeytanın, kulun namazından çaldığı şeydir.”[6]
Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Kul namazında sağa sola bakınmadığı müddetçe Allah, kula yönelmeye devam eder. Kul, yüzünü çevirince[7] Allah da ondan yüz çevirir.”[8]
Hz. Peygamber (s.a.v.) namazda “üç şeyi yasaklamıştır: Horozun yem yemesi gibi namaz kılmayı, köpeğin oturuşu gibi oturmayı ve tilki gibi sağa sola bakınmayı.”[9]
Yine o (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Namazı, dünyaya veda eden kişi gibi, O’nu (Allah’ı) görüyormuşçasına kıl. Sen O’nu görmüyorsan da O seni görüyor.”[10]
Yine Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurur: “Bir kimse farz namazın vaktine ulaşır da abdestini güzelce alır, rükû ve huşûsunu güzelce yaparsa, büyük günah işlemediği sürece, bu namaz onun geçmiş günahlarına kefaret olur. Bu durum, her zaman için söz konusudur.”[11]
Hz. Peygamber (s.a.v.) “desenli zarif bir elbise ile namaz kıldı. Namaz esnasında elbisedeki desenlere gözü takıldı. Namazı bitirince şöyle buyurdu:
“Bu elbiseyi Ebû Cehm’e götürün ve onun desensiz, kalın kumaştan yapılmış elbisesini bana getirin. Çünkü bu elbise biraz önce beni namazda meşgul etti (huzurumu kaçırdı). (Bir başka rivayette: “Namazda desenleri dikkatimi çekti, neredeyse beni fitneye düşürecekti (huzurumu bozacaktı.)”[12]
“Hz. Aişe’nin, üzerinde resimler bulunan bir kumaşı vardı. Onla evin içindeki yüklüğün[13] üzerini örtmüştü. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu kumaşa doğru namaz kıldı. Namazı bitirince şöyle buyurdu:
“Şunu önümden uzaklaştır. [Çünkü üzerindeki resimler namazda bana görünüp duruyor.]”[14]
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Yemek hazırken ve büyük veya küçük tuvalet sıkıştırmışken namaz kılınmaz.”[15]
[1] Beyhakî, Hâkim. Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Gerçekten hadis onun dediği gibidir. Birinci hadisin, on sahâbîden rivâyet edilen bir şahidi vardır. Bu şahidi İbn Asâkir rivâyet etmiştir (17/202/ 2). Ayrıca bkz. “el-İrva” (354).
UYARI: Bu iki hadiste, sünnet olan uygulamanın, gözlerle secde yerine bakmak olduğu görülmektedir. Namaz kılan kimi insanların yapmış olduğu gibi gözleri kapamak soğuk bir takvadır. En iyi uygulama ve yol, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) uygulaması ve yoludur.
[2] Ebû Davud ve Ahmed sahih bir senedle rivâyet etmiştir. Hadis, “Sahihu Ebî Davud” adlı kitabımda da tahriç edilmiştir (1771). Hadiste geçen “Beyt”ten maksat, hadisin söylenme sebebinden anlaşıldığı üzere Kâbe’dir.
[Ebu Dâvud, Menâsik 95, (2030).]
[3] Buhârî, Ebû Davud. [Buhârî, Sıfatü's-salâti 11 (19), c.2, s.761; Müslim, Salat 117, 118 (428, 429), c.3, s.1371; Ebû Dâvud, Salât 162,163 (912, 913), c.4, s.175. Mütercim]
[4] Buhârî, Müslim ve Serrâc. [Buhârî, Sıfatü's-salâti 11 (19), c.2, s.761; Müslim, Salat 117, 118 (428, 429), c.3, s.1371; Ebû Dâvud, Salât 162,163 (912, 913), c.4, s.175. Mütercim]
[5] Tirmizî, Hâkim. İkisi de hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Bkz. “Sahîhu’t-Terğîb” (353).
[Tirmizî, Emsal, Emsal 3 (3022), c.5, s.11-12. Mütercim]
[6] Buhârî, Ebû Davud. [Buhari, Sıfatü's-salati 12 (20), c.2, s.761; Ebû Dâvud, Salât 160,161 (910), c.3, s.431; Nesaî, Sehv 10 (1197-1199), c.3-4, s.15-16. Mütercim]
[7] Kulun yüzünü çevirmesinden maksat, yönünü kıbleden başka tarafa dönmesidir. Mütercim
[8] Ebû Davud ve başkaları rivâyet etmiştir. İbn Huzeyme ve İbn Hibbân, hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Bkz. “Sahih’ut-Terğib” (555). [Ebû Dâvud, Salât 161,162 (909), c.3, s.430; Nesaî, Sehv 10 (1196), c.3-4, s.15-16; Darimî, Salat 134 (1430), c.3, s.230. Mütercim]
[9] Ahmed, Ebû Ya’la. Bkz. “Sahih’ut-Terğib” (556).
[10] “Ehâdîsü Müntekâ” adlı kitabında el-Muhallis, Taberânî, er-Ruyânî, “el-Muhtâra” adlı kitabında Ziya, İbn Mâce, Ahmed ve İbn Asâkir rivâyet etmişlerdir. Fakih el-Heytemî de “Esna’l-metâlib” adlı kitabında hadisin sahih olduğunu söylemiştir.
[İbn Mâce, Zühd (4171). Mütercim]
[11] Müslim
[Müslim, Taharet (228). Mütercim]
[12] Buhârî, Müslim ve İmam Malik. Bkz. “el-İrva” (376).
[Buhârî, Salât 14 (25) c.1, s.469; Müslim, Mesâcid 61-63 (556), c.3, s.1618-1619; Muvatta, Salât 67, c.1, s.119; Ebû Dâvud, Salât 162,163, (914); Nesâî, Kıble 20, (771), c.1-2, s.463.-Mütercim]
[13] “Sehve” (yüklük) odanın içinde, yere biraz yakınca bölme veya dolaptır. “Nihâye”
[14] Buhârî, Müslim ve Ebû Avâne. Resimlerin
yırtılıp atılmasını veya resmin kazınmasını emretmeyip
[Buhari, Salat 15 (26), c.1, s.471, Libas; Müslim, Libas (2107); Nesaî, Kıble 12 (761), c.1-2, s. 459. Mütercim]
[15] Buhârî, Müslim ve İbn Ebû Şeybe (12/110/2). İkinci hadis, “el-İrvâ” adlı kitabımda tahriç edilmiştir (8).
[Müslim, Mesâcid 67 (560), c.3, s.1623. Mütercim]
İslami Okul Okulların En Önemlisi