Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Namaz - 38. Sayfa - Peynamazi

HZ. PEYGAMBER’E SALÂVAT GETİRMENİN VÜCÛBU

Hz. Peygamber (s.a.v.), bir adamın, namazda Allah’ı öv­meden ve Peygamber’e salâvat okumadan dua ettiğini işitti. Bu­nun üzerine şöyle dedi: “Bu acele etti.” Daha sonra adamı çağırıp, ona ve orada bulunan diğer insanlara şöyle dedi:

“Sizden biri namaz kıldığı zaman Rabbine hamd edip, O’nu överek duaya başlasın. Ardından Hz. Peygamber’e (s.a.v.) salâ­vat getirir (bir rivayette: getirsin). Daha sonra dilediği gibi dua etsin.”[1]

“Hz. Peygamber (s.a.v.) bir adamın da namaz kılarken Allah’ı yüceltip, O’na hamd ettiğini ve Hz. Peygamber’e sa­lâvat getirdiğini işitti. Adama şöyle dedi: “Dua et ki, kabul edilsin. İste ki, sana verilsin.”[2]



[1]     Ahmed, Ebû Davud, İbn Huzeyme (1/83/2). Hâkim hadisin sahih olduğunu söylemiş; Zehebî de bu görüşünde ona katılmıştır.

Bilmen gerekir ki, bu hadis, mevcut emirden dolayı, bu teşehhüdde de Hz. Peygamber’e (s.a.v.) salâvat getirmenin vacip olduğunu gös­ter­mektedir. İmam Şafiî ve kendisinden nakledilen iki rivâyetten so­nuncusuna göre İmam Ahmed, bu teşehhüdde salâvat okumanın vacip olduğunu söylemiştir. Onlardan önce de bir grup sahâbî aynı gö­rüşü dile getirmiştir. Buna dayanarak el-Âcurrî “eş-Şeria” (s.415) ad­lı kitabında şöyle demiştir: “Son teşehhüdde Hz. Peygamber’e (s.a.v.) salâvat okumayanın o namazını yeniden kılması vaciptir.”

Bu sebeple, son teşehhüdde Hz. Peygamber’e salâvat okunmanın va­cip olduğunu söyleyen tek kişinin İmam Şafiî olduğunu söyleyen kimseler, hakkı teslim etmemiş ve insafsızca hareket etmiş olmak­tad­ırlar. Nitekim Büyük fıkıhçı el-Heytemî de “ed-Dürrü’l-men­dûd fi’s-salâti ve’s-selâmi alâ sahibi’l-makâmi’l-mahmûd” adlı kitabında (varak, 13-16) konuyu bu şekilde ele almıştır.

[Ebû Dâvud, Vitr 23 (1481), c.5, s.472. Mütercim]

[2]     Nesâî sahih senedle rivâyet etmiştir.

      [Nesaî, Sehv 49 (1284), c. 3-4, s.67. Mütercim]