15- İNSAN MUSİBET VE HASTALIKLARA - Yeryuzuefendisi - 15. Sayfa
15- İNSAN MUSİBET VE HASTALIKLARA
ŞÜKRETMELİDİR
İnsanın yaratılışının hikmeti ve gayesi onu yoktan var eden, bedenini çeşitli uzuvlarla, ruhunu çeşitli duygularla süsleyen, maddi-manevi bütün ihtiyaçlarını en güzel şekilde temin eden yaratıcısına her an, her dakika, iltica etmek, sadece Ona yalvarmak, ve Ona sınırsız hamd ve şükür etmektir.
Evet insan, Cenab-ı Hak tarafından kendisine verilen nimetlere karşı şükrettiği gibi başına gelen her hangi bir musibete, hastalığa ve felakete karşı da aynı şekilde şükretmelidir. Çünkü hiçbir şekilde insanın hastalıklardan ve musibetlerden şikayet etmeye hakkı yoktur. Mülkün sahibi sadece Allah’tır ve mülkünde dilediği şekilde tasarruf eder, buna insanın müdahale hakkı da yoktur. Mesela; gayet hünerli bir terzi, çeşitli sanat ve nakışlarla süslediği bir elbiseyi denemek için, miskin bir adamı ücret karşılığında kendine model olarak seçip, o süslü elbiseyi o adama giydiriyor ve o elbiseyi, daha da güzel yapmak için onun üzerinde kesiyor, uzatıyor, kısaltıyor ve çeşitli şekillere girdiriyor. Evet o miskin adamın o sanatçıya, “Beni oturtup, kaldırmakla bana eziyet veriyorsun, elbiseyi kesip biçmekle de çirkinleştiriyorsun.” demeye hakkı yoktur, dese de kendisini ücret karşılığında tutan terziye karşı insafsızlık etmiş olur. İşte aynen bu örnekteki gibi Cenab-ı Hak insana el, ayak, göz, kulak, ve bunlar gibi birçok uzuvlarla süslenmiş bir beden ve sevgi, korku, merak, ümit ve bunlar gibi birçok duygu ile donatılmış bir ruh vermiştir. İşte Cena- b-ı Hak çeşitli isimlerinin nakışlarını göstermek için; örnekteki terzinin, o miskin adamı oturtup, kaldırması gibi, insanı hasta eder, bazen aç ve susuz bırakır, bazen musibetlere mübtela eder, bazen ruhuna sıkıntı vererek, onu sıkar ve daha çok çeşitli hallerde insanı dönderir durur. Mesela; Allah (c.c.) insanın üzerinde Şafi ismini göstermek için onu hasta eder.
Rezzak ismini göstermek için açlık duygusunu verir. RahmanürRahim isimlerini göstermek için musibetlere maruz bırakır vs.
Evet, dünya bir imtihan ve çalışma yeridir. Bu yüzden insanın bu alemdeki vazifesi sadece rıza-ı İlahi yönünde çalışmaktır. Ona şükretmektir. Çünkü; insan bu aleme zevketmek, mükafat ve ücret almak için gelmemiştir.
Hakiki lezzetlerin, mükafatın ve ücretlerin yeri ahiret alemidir. Bu yüzden hastalıklar ve musibetler sabretmek şartıyla kulluğun en güzel şekilleridir. Ve bu haldeki her bir saat ise bir gün ibadet yapmak gibi makbul bir hal alır. İşte bu sebeptendir ki, hastalıklar ve musibetler için Cenab-ı Hakka şikayet değil her an şükretmek gerekir.
“Şüphesiz ki Allah (c.c.), müminlerden canlarını ve mal-larını Cennet karşılığında satın almıştır. Allah (c.c.) yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; Tevrat’ta, İncil’de ve Kuran’da kendi üze-rine hak bir va’ddir. Ve Allah’tan daha çok sözünü yerine getiren kim olabilir? Öyleyse yaptığınız bu alış-verişinizden dolayı sevinin! İşte büyük kurtuluş ise budur.” [1]
İslami Okul Okulların En Önemlisi