19- MİRACIN İNSANLIĞA HEDİYELERİ - Yeryuzuefendisi - 19. Sayfa
19- MİRACIN İNSANLIĞA HEDİYELERİ
“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye, kulunu bir gece Mescid-i Haramdan, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Ak-saya götüren münezzehtir.” [1]
Mirac; Cenab-ı Hakk’ın, Hz. Peygamberi, bütün insani mertebelerin en yüksek ve en mükemmel makamlarında gezdirmesinden ibarettir. Allah, Onu (a.s.m.) yatağından alıp Mescid-i Harama, oradan da kilometrelerce uzakta bulunan Mescid-i Aksaya götürmüş, daha sonrada onu bütün gök tabakalarında seyahat ettirerek, her bir tabakadaki mucezevi ayetlerini göstermiş ve onu daha da yükselterek Kab-ı Kavseyn makamına çıkarıp, Ona cemalini göstermiş ve Onunla konuşmuştur.
İşte Rasulüllah’ın miracının insanlığa kazandırdığı beşyüzden fazla faydaları vardır. Bunlardan birkaç tanesi şunlardır:
Rasulüllah miraçta bütün iman hakikatlerini yani; melekleri, cenneti, cehennemi, ahireti, Allah’ı baş gözüyle görmüştür. İşte bununla insanlığa öyle bir hazine ve öyle değerli bir hediye getirmiştir ki, bu adeta kainatı bir anda canlandırmış ve ayağa kaldırmıştır. Kainatı bulunduğu perişan ve karmakarışık durumdan Allah’ın, milyonlarca mucize sanatlarla dokuduğu bir nakış haline getirmiş, böylece insanların dikkatini kainata çekerek, Kendi gördüğü gibi, varlıklarda tecelli eden isim ve sıfatlarıyla Allah’ı tüm insanlara da göstermiştir. Bu da insanlara büyük bir değer kazandırmıştır. Onlara, ne kainatın, ne de kendilerinin boşu boşuna olmadığını bilakis kainatın Allah’ın, insanların okuması için yazdığı bir mektup olduğunu göstererek insanları Allah’ın değerli dost ve muhatapları haline getirmiştir. Bu ise insanları ahsen-i takvim suretine çıkaran çok önemli bir durumdur. Allah, katına insanlardan bir elçi çıkarıp, ona ayetlerini göstererek gerçekten insanın bütün varlıklar içerisinde en üstün ve en değerli varlık olduğunu ispat edip, her insanın kendisiyle konuşabileceğini ve katına yükselebileceğini bütün insanlara göstermiş veyollarını da öğretmiştir. Mesela, Hz. Peygamber buyurur ki;
“Allah ile konuşmak isteyen Kuran okusun.”
Miracın bir hediyesi de cin ve insanlara Allah’ın rızasını kazandıracak tek vasıta olan İslamiyetin esaslarının bildirilmesidir. Baş-
ta namaz olarak, Cenab-ı Hak insanlara, razı olduğu amelleri Rasulullah vasıtasıyla doğrudan bildirmiştir. Mesela, bir insan makamı uzakta olan bir efendinin kendilerinden ne istediğini, hangi fiilleri yaparlarsa hoşnut olacağını anlamak için aralarından bir elçinin, o efendinin yanına gidip, makamını ve makamının haşmetini görmesini ve kendilerine bildirmesini isterler. İşte aynen bu örnekteki elçi gibi Rasulüllah, Cenab-ı Hakkın kullarından nasıl razı olacağını öğrenmiş, makamını ve makamının haşmetini görmüş ve insanlara bildirmiştir. İşte insanlar bu bildiriye kayıtsız kalırsa alemlerin efendisi olan Allah’ın gazabını kendilerine yöneltmiş olurlar.
Evet, miracın başka bir hediyesi ise ümmet-i Muhammedin, şirk haricindeki bütün günahlarının bağışlanıp cennetle müjdelenmesidir. Hz. Peygamber, Allah-u Teala’dan sonsuz saadetin anahtarını alıp, insanlara ve cinlere hediye etmiştir. İşte insanların ve cinlerin, geçici olan dünyada, her an ölen ve yok olan varlıkların ürpertici yok oluşlarıyla sızlanan ruhlarına cennet müjdesi gerçekten ne kadar huzur ve mutluluk verici olduğunu hep cenaze başında ağlayanlar çok iyi anlar. Hakkında ölüm kararı verilmiş olan bir adam tam idam edileceği anda affedilip, ona gözünün önünde çok lüks bir köşk verilse, o insanın ne derece mutlu olacağını düşünün.
İşte cennet müjdesi de insanlar ve cinler için dünyadan ve ahiretten tam ümitlerini kestikleri anda Rasulüllah tarafından; ümmete Allah’ın bir va’di olarak getirilmiştir.
Ve Rasulüllah miraçta Allah’a olan eşsiz muhabbetinin neticesi olarak Allah’ı baş gözüyle görüp bununla, Onu, dünyada mallarından ve canlarından daha fazla seven ve Onu görmek için şevk gösteren müminlere ahirette Rü’yet-i Cemalullah’ı müjdelemiştir.
Ayrıca Mirac ile ümmete Bakara suresinin son iki ayeti hediye edilerek, imanın hükümleri belirlenmiş ve kimseye gücünün üstünde bir mükellefiyet verilmeyeceği müjdelenmiştir.
Evet Mirac ile ümmet-i Muhammed’e bu ve bunlar gibi daha binlerce ve milyonlarca hediyeler verilmiştir. Her mümin bunları bilip, bunlar için Allah’a şükretmelidir.
19- MİRACIN İNSANLIĞA HEDİYELERİ
“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye, kulunu bir gece Mescid-i Haramdan, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Ak-saya götüren münezzehtir.” [2]
Mirac; Cenab-ı Hakk’ın, Hz. Peygamberi, bütün insani mertebelerin en yüksek ve en mükemmel makamlarında gezdirmesinden ibarettir. Allah, Onu (a.s.m.) yatağından alıp Mescid-i Harama, oradan da kilometrelerce uzakta bulunan Mescid-i Aksaya götürmüş, daha sonrada onu bütün gök tabakalarında seyahat ettirerek, her bir tabakadaki mucezevi ayetlerini göstermiş ve onu daha da yükselterek Kab-ı Kavseyn makamına çıkarıp, Ona cemalini göstermiş ve Onunla konuşmuştur.
İşte Rasulüllah’ın miracının insanlığa kazandırdığı beşyüzden fazla faydaları vardır. Bunlardan birkaç tanesi şunlardır:
Rasulüllah miraçta bütün iman hakikatlerini yani; melekleri, cenneti, cehennemi, ahireti, Allah’ı baş gözüyle görmüştür. İşte bununla insanlığa öyle bir hazine ve öyle değerli bir hediye getirmiştir ki, bu adeta kainatı bir anda canlandırmış ve ayağa kaldırmıştır. Kainatı bulunduğu perişan ve karmakarışık durumdan Allah’ın, milyonlarca mucize sanatlarla dokuduğu bir nakış haline getirmiş, böylece insanların dikkatini kainata çekerek, Kendi gördüğü gibi, varlıklarda tecelli eden isim ve sıfatlarıyla Allah’ı tüm insanlara da göstermiştir. Bu da insanlara büyük bir değer kazandırmıştır. Onlara, ne kainatın, ne de kendilerinin boşu boşuna olmadığını bilakis kainatın Allah’ın, insanların okuması için yazdığı bir mektup olduğunu göstererek insanları Allah’ın değerli dost ve muhatapları haline getirmiştir. Bu ise insanları ahsen-i takvim suretine çıkaran çok önemli bir durumdur. Allah, katına insanlardan bir elçi çıkarıp, ona ayetlerini göstererek gerçekten insanın bütün varlıklar içerisinde en üstün ve en değerli varlık olduğunu ispat edip, her insanın kendisiyle konuşabileceğini ve katına yükselebileceğini bütün insanlara göstermiş veyollarını da öğretmiştir. Mesela, Hz. Peygamber buyurur ki;
“Allah ile konuşmak isteyen Kuran okusun.”
Miracın bir hediyesi de cin ve insanlara Allah’ın rızasını kazandıracak tek vasıta olan İslamiyetin esaslarının bildirilmesidir. Baş-
ta namaz olarak, Cenab-ı Hak insanlara, razı olduğu amelleri Rasulullah vasıtasıyla doğrudan bildirmiştir. Mesela, bir insan makamı uzakta olan bir efendinin kendilerinden ne istediğini, hangi fiilleri yaparlarsa hoşnut olacağını anlamak için aralarından bir elçinin, o efendinin yanına gidip, makamını ve makamının haşmetini görmesini ve kendilerine bildirmesini isterler. İşte aynen bu örnekteki elçi gibi Rasulüllah, Cenab-ı Hakkın kullarından nasıl razı olacağını öğrenmiş, makamını ve makamının haşmetini görmüş ve insanlara bildirmiştir. İşte insanlar bu bildiriye kayıtsız kalırsa alemlerin efendisi olan Allah’ın gazabını kendilerine yöneltmiş olurlar.
Evet, miracın başka bir hediyesi ise ümmet-i Muhammedin, şirk haricindeki bütün günahlarının bağışlanıp cennetle müjdelenmesidir. Hz. Peygamber, Allah-u Teala’dan sonsuz saadetin anahtarını alıp, insanlara ve cinlere hediye etmiştir. İşte insanların ve cinlerin, geçici olan dünyada, her an ölen ve yok olan varlıkların ürpertici yok oluşlarıyla sızlanan ruhlarına cennet müjdesi gerçekten ne kadar huzur ve mutluluk verici olduğunu hep cenaze başında ağlayanlar çok iyi anlar. Hakkında ölüm kararı verilmiş olan bir adam tam idam edileceği anda affedilip, ona gözünün önünde çok lüks bir köşk verilse, o insanın ne derece mutlu olacağını düşünün.
İşte cennet müjdesi de insanlar ve cinler için dünyadan ve ahiretten tam ümitlerini kestikleri anda Rasulüllah tarafından; ümmete Allah’ın bir va’di olarak getirilmiştir.
Ve Rasulüllah miraçta Allah’a olan eşsiz muhabbetinin neticesi olarak Allah’ı baş gözüyle görüp bununla, Onu, dünyada mallarından ve canlarından daha fazla seven ve Onu görmek için şevk gösteren müminlere ahirette Rü’yet-i Cemalullah’ı müjdelemiştir.
Ayrıca Mirac ile ümmete Bakara suresinin son iki ayeti hediye edilerek, imanın hükümleri belirlenmiş ve kimseye gücünün üstünde bir mükellefiyet verilmeyeceği müjdelenmiştir.
Evet Mirac ile ümmet-i Muhammed’e bu ve bunlar gibi daha binlerce ve milyonlarca hediyeler verilmiştir. Her mümin bunları bilip, bunlar için Allah’a şükretmelidir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi