Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Giriş - İslami Bilgiler - Yeryuzuyidizlari - 1. Sayfa

GİRİŞ

Akide ve iman dünyasında ortaya çıkmış olan, tarihin ha­ber verdiği şerefli bir topluluğun haberleri ne uydurulmuş bir olaylar manzumesidir, ne de olur ol­maz söylenmiş sözlerdir.

Bütün bir tarih, güvenilirlikte, doğrulukta ve hakikati araş­tırmada İslâm ta­rihi ve kahramanlarının şahit olduğu böylesi bir zaman dilimine şahit olmamış­tır. Çünkü bu devrin öğrenilmesi ve araştırılması uğrunda harikulâde beşerî bir gayret ortaya ko­nulmuştur. Yüce İslâm âlimleri, İslâm’ın ilk asrında en küçük bir fısıltı ve kıpırdanmayı dahi ihmal etmek­sizin araştırma laboratuvarına getir­mişler, tenkit süzgecinden geçirmiş­lerdir.

Bu kitabın ilerleyen bölümlerinde göreceğimiz Allah Re­sûlü’nün eş­siz sahâbesinin şerefli tabloları, her ne kadar efsane gibi görünse de ef­sane değildir. Bilâ­kis bunlar, o yüce kimselerin şahsiyet ve hayatlarında şekil bulmuş hakikatler­dir. Ve onlar zirveleşenlerdir, ışık saçanlardır. Ya­zarların ve vasfedenlerin iste­dikleri kadar değil, bizzat o hakikatlerin sa­hiplerinin, enginlik ve kemal yolunda olağanüstü gayret sarf edenlerin istedikleri ka­dardır.

Bu kitap, o yüce insanların bütün yönlerini anlatmak gibi bir iddia  güt­memektedir. Eğer o yüceliklere bir nebze olsun işa­ret edebilirse, ya­zarı kendini mutlu sayacaktır.

Şu nokta önemlidir: Tarih, adalet ve kemalin gerçekleş­mesi için ka­rarlılık ve niyetlerini pekiştirmiş ve bu uğurda ha­yatlarını ortaya koymuş, sınırsız cesa­ret ve kahramanlık örneği sergilemiş, Allah Resûlü’nün etra­fında öbekleşmiş insanlar gibi başka bir topluluğa daha şahit olmamıştır.

* * *

Onlar, tam beklendikleri zamanda ve söz verildikleri günde geldiler... Onlar, Peygamberleri (s.a.v.) ile beraber, müjdeleyici ve kulluk edici ola­rak geldiler.

Hayat, kölelik zincirini kıracak, insanlığı şimdi ve gele­cekte özgür kı­lacak kahramanlar beklerken, onlar Peygamberle­rinin (s.a.v.) arkasında devrimci ve hürriyetçi olarak geldiler.

Ve hayat, insanlık medeniyeti için yeni ve sağlam doğuşlar ortaya koyacak insanları beklerken, onlar öncüler ve uzak gö­rüşlü kimseler ola­rak geldiler.

* * *

Bunlar, kısa bir zamana bu kadar şeyi nasıl sığdırabildiler?!

İmparatorluklarıyla bütün bir âlemi nasıl yerle bir edip, onları atılmış biri­kinti hâline nasıl getirebildiler?

Bütün bunların ötesinde, bütün bir insanlığı, tevhid ışığı ile aydınla­tacak ve onu ebediyete kadar muhafaza edecek böyle bir oluşumu, ışık hızıyla gerçekleş­tirmeye nasıl güç yetirebildi­ler?

İşte bütün bunlar, onların gerçek mucizeleridir.

Bu gerçek mucizeleri, faziletlerle boyanmış ve benzeri ol­mayan imanla ko­runmuş güçlü şahsiyetlerinde şekillenmiştir.

Yine onların bu mucizeleri, büyük mucize Kur’ân-ı Kerîm­‘in nüzûlü­nün, Hz. Peygamber’in tebliğinin ve ümmetin, nurlu yola baş koymasının yansımala­rından başka bir şey değildir.

* * *

Bu kitapta, size daha önce sunduğum ayrı ayrı kitapçıkla­rın yanı sıra altmış sahâbenin hayatını sunuyorum.

Kitabın sonunda zikrettiğim gibi, bu altmış sahâbe Resûlullah (s.a.v.) ile be­raber yaşayan binlercesini anlatmada örnek şahsiyetlerdir ve bütün bir ashabı bunların şahsında anla­tabiliriz.

Kısacası, bütün sahâbenin imanını, sebatını, kahramanlı­ğını, Allah ve Resûlü’ne olan dostluğunu bunların şahsında gös­terebiliriz.

Ortaya koydukları çabayı, taşıdıkları yükü, sundukları kur­tuluşu, in­sanları putlardan ve putçuluktan hürriyete kavuştur­mada üstlendikleri rolü, bunların şahsında dile getirebiliriz.

Okuyucu bu altmış sahâbe içinde Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali’yi (r.anhum) -Hulefâyi raşidin- göremeyecektir. Biz bunların her biri için ayrı bir kitap telif ettik.

Öyleyse şimdi, o mübarek insanlarda beşeriyetin emsalsiz örnekle­riyle karşı karşıya gelmek için yaklaşalım. Dünyanın bilebildiği doğruluk ve yüceliğin en üstün tevazu misallerini gö­relim. Kadim âlemi ellerinde dürüp büken hak erle­rini müşa­hede edelim. İşte bunlar, Rabbin birliğini ve halkın hürriyetini ilân eden şanlı süvarilerdir.