Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Son Söz - İslami Bilgiler - Islamnizami - 9. Sayfa

 

SON SÖZ

 

Bu konuyu kapamadan önce, bir İslâm Devletinin komşu veya diğer gayrimüslim devletlerde Müslümanlara ne gibi haklar ve imtiyazlar verildiğine veya ne gibi hak­lardan yoksun bırakıldıklarına bakmaksızın, İslamın dü­zenlediği ve müsaade ettiği her türlü hakkı, gayri-müslim vatandaşlarına vermek zorunda oluşu üstünde de durmak gerekir. İslâmlık, Müslümanların sosyal ve ekonomi alanlarındaki hareket hatlarını, yalnız gayri­müslimlerin ha­reket hattını hesaba katarak düzenlemez. Gayri-müs­limlerin haksız davranışına da göz yummaz. Müslüman Devlet, masum gayrimüslim teba-asını (vatan­daşını) ki­nin ve öfkenin kurbanı yapmaz. İslâm, kesin ve sınırları açıkça belli bir ideolojiye sahiptir. Müslümanlar, bütün varlıklarıyla uymak zorundadırlar. Bu yüzden, verdiğimiz ne olursa olsun, açık bir yürekle veririz. Bundan başka, İslâm Devletinin, Müslüman olmayan­lara verdiği haklar, kanun kitaplarını süslesin diye de konmamıştır, bu hakları günlük hayata aktarmak devle­tin görevidir.

Yukarıdaki gerçekler karşısında, Pakistan'da, gay­rimüslimlerin en büyük garantisi olan ideolojik bir İslâm Devletinin kurulması üstünde durmak, şiddetle zarurîdir. O zaman, ve ancak o zaman, Hindistan'da maalesef bü­tün gücüyle sürüp giden haksızlıkların fasit dairesi parçalanabilir. Ve Pakistan ancak bu yolla doğrunun ve hakkın müjdecisi olabilir. Hindis­tan'a da doğru yolu gösterir. Fakat işin acıklı yanı şu ki, islâm adına birtakım bozuk hükümleri gören ve bu bozuk tatbikatı yaşayan Pakistanlı pek çok gayrimüs­lim, bu ülkede bir İslâm Devletinin kurulması fikrini işi­tince, büyük ölçüde endişeye kapılıyorlar. Bazıları, Pakistan'da da, Hindistan'dakine benzer bir lâik Cum­huriyet kurulması sloganına başladılar. Hindistan'da zaten acı yemişlerini vermiş olan bir tecrübe üstün­de durmak şaşırtıcı değil mi? Gıpta edilen şey gerçekten hoş bir şey mi? Ve, ulûhiyete, doğruluğa, değişmez ahlâkî prensiplere dayanan bir hayat düzenini kurmaya ve denemeye çalışmak, zaten denenmiş olan bir şeyi is­te­­mekten daha akıllıca olmaz mı?

­