NEFS VE SORUMLULUKLARIYLA İLGİLİ GENEL TANIMLAMA - Kuranogretisi - 15. Sayfa
NEFS VE SORUMLULUKLARIYLA İLGİLİ GENEL TANIMLAMA
2. Herkes Öncelikle Kendinden Sorumludur
3. Allah Hiçbir Nefse Güç Yetiremeyeceği Şeyi Yüklemez
4. Herkesin Yaptığı Öncelikle Kendinedir
5. Hiç Kimse, Bir Başkasının Günahını Yüklenemez
6. Herkes Yaptığının Karşılığını Bulacaktır
7. Başınıza Gelenler, Kendi Yaptıklarınızdan Dolayıdır
NEFS VE SORUMLULUKLARIYLA İLGİLİ
GENEL TANIMLAMA
1. Nefs Ve Özellikleri
4-128. Eğer bir kadın, kocasının zulüm ile eziyet etmesinden veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, barış ile aralarını bulup düzeltmekte ikisi için de sakınca yoktur. Barış daha hayırlıdır. Nefisler ise, “kıskançlığa ve bencil tutkulara” hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.
7-172. Hani Rabbin, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (demişti de) onlar: "Evet (Rabbimizsin), şahid olduk" demişlerdi. (Bunun nedeni,) Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.
7-189. O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup-yatışması için ondan da eşini var etti. Onu (eşini) örtüp-bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla (bir süre) gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a dua ettiler: "Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, andolsun, şükredenlerden olacağız."
12-53. (Yine de) Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir."
30-20. Sizi topraktan yaratmış bulunması, O'nun ayetlerindendir; sonra siz, (yeryüzünün her yanına) yayılmakta olan bir beşer (türü) oldunuz.
21. Onda “sükun bulup-durulmanız” için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O'nun ayetlerindendir. Hiç şüphe yok ki bunda, düşünebilmekte olan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
50-16. Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
70-19. Gerçek şu ki, insan, “bencil ve haris” olarak yaratıldı.
91-7. Nefse ve ona “bir düzen içinde biçim verene”,
8. Sonra ona fücrunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).[1]
2. Herkes Öncelikle Kendinden Sorumludur
2-141. Onlar bir ümmetti, gelip geçti; (onların) kazandıkları kendilerinin, (sizin) kazandıklarınız da sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulmayacaksınız.
2-272. Onların hidayete ermesi, senin üzerinde (kesin bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah, dilediğini hidayete eriştirir. Hayır, olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -haksızlığa uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.
4-84. Artık sen Allah yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri de hazırlayıp-teşvik et umulur ki Allah, küfredenlerin ağır-baskılarını geri püskürtür. Allah, “kahredici baskısıyla” daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.
5-105. Ey iman edenler, siz kendi nefisleriniz(i ıslah etmey)e bakın. Siz doğruyola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, sizeyapmakta olduklarınızi haber verecektir.
10-108. De ki: "Ey insanlar, şüphesiz sizeRabbinizden hak gelmiştir. Kim hidayete ulaşırsa, o ancak kendi nefsi için hidayete ulaşmıştır. Kim de saparsa, o da kendi aleyhine sapmıştır. Ben sizin üzerinize bir vekil değilim."
16-111. O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.[2]
3. Allah Hiçbir Nefse Güç Yetiremeyeceği Şeyi Yüklemez
2-286. Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. Herkesin kazandığı (hayır) lehine, yaptığı (kötülükde) aleyhinedir. "Rabbimiz, unuttuklarımızdan ya da yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz, güç yetiremiyeceğimiz şeyi bize yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bizi esirge. Sen bizim mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı da bize yardım et.
6-152. "Ergenlik çağına erişinceye kadar yetimin malına -en güzel şeklin dışında- yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın. (Biz) Hiçbir nefse, gucunun kaldırabileceği dışında bir şey yüklemeyiz. Yakınınız dahi olsa-
adaleti gözetin. Allah'ın ahdine de vefa gösterin. İşte (Allah) size bunları tavsiye (emr) etti; umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz."
7-42. İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki Biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz-, işte onlar da cennetin ashabıdırlar. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır.
23-62. Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir Kitab vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar.
58-3. Kadınlarına zıharda bulunup sonra da söylediklerinden (tevbe ve pişmanlıkla) geri dönenlerin, birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi azad etmeleri gerekir. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah, yapmakta olduklarınızı haber alandır.
4. Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas etmeden önce, kesintisiz iki ay oruç (yükten/niştir); buna da güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyursun. Bu (kolaylık), Allah'a, O'nun Resulüne iman etmeniz dolayısıyladır. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.
65-7. Geniş imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre yapsın. Rızkı kendisine kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah hiç bir nefse, ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı yaratır.[3]
4. Herkesin Yaptığı Öncelikle Kendinedir
4-111. Kim bir günah kazanırsa, onu ancak kendi nefsi aleyhinde kazanmıştır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
6-26. Onlar, hem ondan alikoyarlar, hem de kendileri kaçarlar. Onlar, yalnızca kendi nefislerinden başkasını yıkıma uğratmazlar, ama şuurunda değildirler.
7-165. Kendilerine hatırlatılanı unuttuklannda ise, Biz de kötülükten sakındiranlan kurtardık. Zulme sapanları yaptıkları fısk dolayısıyla pek zorlu bir azab ile yakalayıverdik.
17-7. Eğer iyilik ederseniz kendi nefsinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz o da (kendi) aleyhinizedir. Sonunda diğer vade geldiği zaman, (yine öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi kötü (kara) etsinler, birincisinde ona girdikleri gibi mescide (Mescid-i Aksaya) girsinler ve ele geçirdiklerini “darmadağın edip mahvetsinler”.
17-15. Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiç bir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber gönderinceye kadar (hiçbir topluma) azab edecek değiliz.
24-12. Onu işittiğiniz zaman, erkek mü'minler ile kadın mü'minlerin kendi nefişleri adına hayırlı bir zanda bulunup:"Bu, açıkça uydurulmuş iftira bir sözdür" demeleri gerekmez miydi?
29-6. Kim cihad ederse, yalnızca kendi nefsi için cihad etmiş olur. Hiç şüphe yokki Allah, alemlerden müstağnidir.
30-44. Kim küfre saparsa, artık onun küfrü kendi aleyhinedir; kim de salih bir amelde bulunursa, artık onlar da kendi lehlerine (cennetteki) yerlerini hazırlamaktadırlar.
31-12. Andolsun, Biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, artık o, kendi nefsi lehine şükreder. Kim de küfre saparsa, artık hiç şüphesiz, (Allah) Gani (hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayan)dır. Hamid (Hamd da yalnızca O'na ait)dir.
41-46. Kim salih bir amelde bulunursa kendi nefsi lehinedir, kim de kötülük ederse, o da kendi aleyhinedir. Senin Rabbin, kullara zulmedici değildir.
45-15. Kim, salih bir amelde bulunursa, kendi nefsi lehinedir; kim de kötülük yaparsa, artık o da kendi nefsi aleyhinedir. Sonra siz Rabbinize döndürüleceksiniz.
47-38. İşte sizler böylesiniz; Allah yolunda infak etmeye çağınlıyorsunuz da buna rağmen sizden kimi (yine) cimrilik ediyor. Halbuki kim cimrilik ederse, o ancak kendi nefsine cimrilik etmektedir. Allah ise, / aniy (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan)dır; fakir olanlar sizlersiniz. Eğer yüz çevirecek olursanız, yerinize sizden başka bir kavmi getirir. Sonra onlar, sizin benzerleriniz de olmazlar.
48-10. Şüphesiz, sana biat edenler ancak Allah'a biat etmişlerdir. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi nefsi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah'a karşı verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir.[4]
5. Hiç Kimse, Bir Başkasının Günahını Yüklenemez
6-164. De ki: "O, her şeyin Rabbi iken, Allah'tan başka bir Rab mi arayayım? Hiçbir nefis, kendi aleyhinden başkasını kazanmaz. Günahkar olan bir başkasının günah yükünü taşımaz. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O size, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir."
16-111. O gün, herkes kendi nefsi adına o, mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
29-12. Küfre sapanlar, iman etmekte olanlara dedi ki: "Siz bizim yolumuzu izleyin, sizin hatalarınızı biz yüklenelim." Oysa kendileri, onların hatalarından hiç bir şeyi yüklenecek değiller. Onlar, gerçekten yalancılardır.
13. Şüphesiz onlar, hem kendi yüklerini, hem de kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler ve kıyamet günü, düzüp uydurmakta olduklarına karşı sorguya çekileceklerdir.
35-18. Hiçbir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez. Eğer (günah) yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, -bu, onun yakın akrabası da olsa- kendisine ondan hiçbir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile Rablerinden “içleri titreyerek-korkmakta” olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarıp-korkutursun. Kim temizlenip-arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip-arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'adır.
82-17. Bildin mi nedir din günü?
18. Ve yine bildin mi nedir din günü?
19. Hiçbir nefsin, bir başka nefse herhangi bir şeyle güç yetiremiyeceği (fayda veya zarar veremeyeceği) gündür; o gün emir yalnızca Allah'ındır.[5]
6. Herkes Yaptığının Karşılığını Bulacaktır
2-110. Dosdoğru namazı kılın, zekatı verin; önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz, onu Allah katında bulacaksınız. Hiç şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görendir.
3-30. Her bir nefsin, ne hayır işlemiş ve ne kötülük yapmış ise hepsini karşısında hazır bulduğu günde, isteyecek ki yaptığı kötülükler ile arasında uzak bir mesafe olsun. Allah, sizi kendisiyle sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır.
17-13. Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitab çıkarırız.
14. Kendi kitabını oku; bugün nefsin, senden hesap sorucu olarak sana yeter."
18-48. Onlar saflar halinde Rabbine sunulmuşlardır. Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş oldunuz. Oysa size va'dedilenlerin tahakkuk edeceği bir (kavuşma) zamanı tayin etmediğimizi sanmıştınız değil mi?
49. Kitab (ortaya) konulmuştur; artık suçlu-günahkarların, onda (yazılı) olanlardan dolayı dehşetle korkuya kapıldıklannı görürsün. Derler ki: "Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bırakmayıp her şeyi sayıp-döküyor?" Yapıp-ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
31-16. "Ey oğlum, (yaptığın iş) bir hardal, tanesi ağırlığında olsa ve (bu iş,) ister bir parçasında ya da göklerde veya yer derinliklerinde bulunsa bile, Allah onu getirir). Hiç şüphesiz Allah, latif olandır, (her şeyden) haberdardır."
39-70. Herbir nefse yaptığının tam karşılığı verilir. O, onların işlemekte olduklarını daha iyi bilendir.
40-17. Bugün herbir nefis, kendi kazandığıyla karşılık görür. Bugün zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
59-18. Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının. Herkes yarın için neyi takdim edip-gönderdiğine baksın. Allah'tan korkup-sakının. Hiç şüphesiz, Allah yapmakta olduklarınızdan haberdar olandır.
99-6. O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, (kabirlerinden) bölük bölük çıkarlar.
7. Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onu görür;
8. Kim de zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, o da onu görür.[6]
7. Başınıza Gelenler, Kendi Yaptıklarınızdan Dolayıdır
2-195. Allah yolunda infak edin ve kendinizi,'kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.
3-165. İki misline uğrattığınız bir musibet size isabet edince mi:"Bu nereden" dediniz? De ki:"O, sizin kendinizdendir." Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
4-79. Sana iyilikten her ne gelirse Allah’tandır, kötülükten de sana ne getirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter.
13-11. Onun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah'ın emriyle gözetip-korumaktadırlar. Gerçekten Allah, kendi nefis (özelerinde olanı değiştirinceye kadar, bir toplulukta olanı değiştirmez. Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu gen çevirmeye hiçbir (biçimde imkan) yoktur; onlar için O'ndan başka bir veli de yoktur.
30-36. Biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla sevinirler; kendi ellerinin taktim ettiği dolayısıyle onlara bir kötülük isabet ettiğinde de, hemen umutsuzluğa kapılıverirler.
42-30. Size isabet eden her musibet, (ancak) ellerinizin kazanmakta olduğu dolayısıyledir. (Halbuki Allah, yaptıklarınızın) çoğunu da affetmektedir.
42-48. Şayet onlar, sırt çevirecek olurlarsa, artık Biz seni onların üzerine gözetleyici olarak göndermiş değiliz. Sana düşen yalnızca tebliğdir. Gerçek şu ki, Biz insana tarafımızdan bir rahmet taddırdığımiz zaman, ona sevinç duyar. Eğer ona kendi ellerinin takdim ettikleri dolayısıyla bir kötülük isabet ederse, bu durumda da insan bir nankör kesiliverir.[7]
[1] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 345-346
[2] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 346-347
[3] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 347-348
[4] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 349-350
[5] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 351-352
[6] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 352-353
[7] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 353-354
İslami Okul Okulların En Önemlisi