Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

İNSANLARA KARŞI GENEL RABBANİ YAKLAŞIMLAR - Kuranogretisi - 22. Sayfa

İNSANLARA KARŞI GENEL RABBANİ YAKLAŞIMLAR.. 2

1. Aç, Yetim Ve Yoksullara Yardım Etmek, İyilikte Bulunmak. 2

2. Yapılan İyiliğin Karşılığını İnsanlardan Değil, Allah'tan Beklemek. 2

3. Kendi Çevresindeki İnsanları, Allah'a Davet Etmek. 2

4. Kötülüğü İyilikle Uzaklaştırmak Ve Cahillerle Tartışmamak. 3

5. Ma'rufu Emredip, Münkerden Sakındırmak. 3

6. Kendilerine Yapılan Hata Ve Kötülükleri Affetmek, Bağışlamak. 3


İNSANLARA KARŞI GENEL RABBANİ YAKLAŞIMLAR

 

1. Aç, Yetim Ve Yoksullara Yardım Etmek, İyilikte Bulunmak

 

2-83. Hani İsrailoğullarından, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anneye-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin" diye kesin söz almıştık. Sonra siz, az bir bölümünüz dışında yüz çevirdiniz ve (hala) çevirmektesiniz de.

2-177. Gerçek iyilik, yüzlerinizi doğudan ve batıdan yana çevirmeniz değildir. Asıl iyilik (o kimsenin iyiliğidir ki), Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve pey­gamberlere iman eder. (Mal) sevgisine rağmen, malı yakınlara, yetimlere, yok­sullara, yol oğluna (yolda kalmışa), isteyip dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) ve­rir. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verir ve ahidleştiği zaman ahidini (verdiği sözü) yerine getirir, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabreder. İşte sadık (doğru) olanlar bunlardır ve muttaki olanlar da bunlardır.

3-134. Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insan­lar (daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever.

24-22. Sizin içinizden faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere (bazı kusurlarından dolayı) vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

90-10. Biz ona “iki yol-iki amaç” gösterdik.

11. Ancak o, sarp olan yokuşa göğüs ger­medi.

12. Sarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir?

13. Bir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir;

14. Ya da açlık gününde doyurmaktır.

15. Yakın olan bir yetimi,

16. Veya sürünen bir yoksulu.[1]

 

2. Yapılan İyiliğin Karşılığını İnsanlardan Değil, Allah'tan Beklemek

 

2-263. Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden eziyet gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah hiçbir şeye ihtiyacı ol­mayandır, yumuşak davranandır.

264. Ey iman edenler, Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden kimse gibi başa kakarak ve eziyet ederek sadakalannızı geçersiz kılmayın. Böylesinin durumu, üzerinde (biraz) toprak bulunan bir ka­yanın durumuna benzer; ona sağanak bir yağmur düştü mü, onu çırılçıplak bırakıverir. Onlar kazandıklarından hiçbir şeyi (elde tutmaya) güç yetiremezler. Allah, ka­firler topluluğuna hidayet vermez.

74-6. Daha çok istekte bulunmak için iyilik yapma.                                                      

92-18. Ki o, malını vererek temizlenip arınır.

19. Onun yanında, bir kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur;

20. Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir).

21. Muhakkak kendisi de ileride razı olacakhr.[2]

 

3. Kendi Çevresindeki İnsanları, Allah'a Davet Etmek

 

12-108. Dedi ki: "Bu, benim yolumdur. Bir basiret üzere Allah'a davet ederim; ben ve bana uyanlar da. Ve Allah'ı tenzih ederim, ben müşriklerden değilim."

40-28. Firavun ailesinden imanını gizle­mekte olan mü'min bir adam dedi ki: "Siz, benim Rabbim Allah'tır diyen bir adamı öldürüyor musunuz? Oysa o, size Rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bu­lunmaktadır. Buna rağmen o eğer bir ya­lancı ise yalanı kendi aleyhinedir; ve eğer doğru söyleyen ise, (o zaman da) size vazettiklerinin bir bölümü size isabet eder. Şüphesiz Allah, haddi aşan yalancı kimseyi muvaffak (bu iddiada başarılı) et­mez."

29. "Ey kavmim, bugün mülk si­zindir, buralarda hüküm sahibi kimseler­siniz. Fakat bize Allah'tan dayanılmaz bir zorluk gelecek olursa bize kim yardımcı olabilecek?" Firavun dedi ki: "Ben, size sadece gördüğümü (kendi görüşümü) işaret ediyorum ve ben size ancak doğru yolu gösteriyorum."

30. İman eden (adam) dedi ki: "Ey kavmim ben sizin için, (peygamberlerini yalanlayan) o fırka­ların uğradıkları günün bir benzerinden korkuyorum."

31. "Nuh kavmi, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin du­rumuna benzer (bir gün). Allah, kullar için zulüm istemez."

32. "Ve ey kavmim, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz kıyamet) gününden korkuyorum."

41-33. Allah'a çağıran, salih amelde bu­lunan ve "Gerçekten ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?"

46-29. Hani cinlerden bir kaçını, Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman de­diler ki: "Kulak verin;" sonra (dinleme işi) bitirilince de kendi kavimlerine (birer) uyarıcı-korkutucular olarak döndüler.

30. Dediler ki: "Ey kavmimiz, gerçekten biz Musa'dan sonra indirilen, kendinden ön­cekileri de doğrulayan bir Kitab dinledik; hakka ve dosdoğru olan yola yöneltip-iletmektedir."

31. "Ey kavmimiz, Allah'a davet edene icabet edin ve ona iman edin; günahlarınızdan bir kısmını bağış­lasın ve sizi acıklı bir azabtan korusun."

32. "Kim Allah'a davet edene icabet et­mezse, artık o, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve (onun O'ndan başka) velileri de yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler."[3]

 

4. Kötülüğü İyilikle Uzaklaştırmak Ve Cahillerle Tartışmamak

 

13-22. Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarakverdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ve ahiret mutluluğu) onlar içindir.

25-63. O Rahman'ın kulları, yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendilerine laf attığında "Selam" derler (geçerler).

25-72. Ki onlar, yalan şahidlikte bulunma­yanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.

28-54. İşte onlar; sabretmeleri dolayısıyle ecirleri iki defa verilir ve onlar kötülüğü iyilikle uzaklaştırıp kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.

55. “Boş ve yararsız sözü” işittikleri zaman ondan yüzçevirirler ve: "Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahiller (ile tartışmak) is­temeyiz" derler.[4]

 

5. Ma'rufu Emredip, Münkerden Sakındırmak

 

3-104. Sizden, hayra çağıran, iyiliği (ma­rufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtulu­şa erenler işte bunlardır.

3-110. Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz; ma'ruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve Allah'a iman edersiniz. Kitab Ehli de inanmış ol­saydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinden iman edenler vardır, fakat çoğunluğu fıska sapanlardır.

3-114. Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe fîder, ma'ruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır.

5-62. Onlardan çoğunun günahta, düş­manlıkta ve haram yiyicilikte çabalarına hız kattıklarını görürsün. Yapmakta oldukları ne kötüdür.

63. Bilgin-yöneticileri (Rabbaniyyun) ve yüksek bilginleri onları, günah söylemelerinden ve haram yiyiciliklerinden sakındırmalı değilmiydi? Yapmakta oldukları ne kötüdür.

5-78. İsrailoğullarından küfredenlere, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edil­miştir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşma­ları nedeniyledir.

79. Yapmakta oldukları münker (çirkin iş)lerden birbirlerini sakın­dırmıyorlardı. Yapmakta oldukları şey ne kötü idi.

31-17. "Ey oğlum, dosdoğru namazı kıl, ma'ruf olanı emret, münker olandan sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir.[5]                                       

 

6. Kendilerine Yapılan Hata Ve Kötülükleri Affetmek, Bağışlamak

 

3-133.  Rabbinizden olan mağfirete ve eni, göklerle yer kadar olan cennete (kavuşmak için hayırlarda) yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır.

134. Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir. Allah iyilik yapanlan sever.                                      

4-149. Bir hayrı açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphesiz Allah (da sizi) affedicidir, (her şeye) kadirdir.                                                  

24-22. Sizin içinizden faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere (bazı kusurlarından dolayı) vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

42-40. Kötülüğün karşılığı, onun misli (benzeri) olan kötülüktür. Ama kim affe­der ve ıslah ederse artık onun ecri Allah'a aittir. Gerçekten O, zalimleri sevmez.[6]

 



[1] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 453-454

[2] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 454

[3] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 455-456

[4] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 456-457

[5] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 457-458

[6] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 458