MÜSTEKBİRLERE KARŞI GENEL RABBANİ YAKLAŞIMLAR - Kuranogretisi - 25. Sayfa
MÜSTEKBİRLERE KARŞI GENEL RABBANİ YAKLAŞIMLAR
1. Tağutu Reddetmek Ve Tağuta Kulluktan Kaçınmak
2. Müstekbirlerden Uzak Durmak Ve Onlara Eğilim Göstermemek
3. Onların Davetlerine İcabet Etmemek
4. Kafir Ve Müstekbirleri Dost Edinmemek
6. Kafir Ve Müstekbirlere İtaat Etmemek
7. Onların Kötülüklerinden Allah'a Sığınmak, Allah'a Tevekkül Etmek
8. Onların Taptıklarına Sövmemek
9. Onlara Karşı Yine De Adaletle Davranmak, Haddi Aşmamak
MÜSTEKBİRLERE KARŞI GENEL RABBANİ
YAKLAŞIMLAR
1. Tağutu Reddetmek Ve Tağuta Kulluktan Kaçınmak
2-256. Dinde zorlama yoktur. Gerçek şu ki, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu reddedip Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah işitendir, bilendir. 257. Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve destekçisi)dir. Onları karanlıklardan nura çıkarır; küfredenlerin velileri ise tağuttur. Onları da nurdan karanhklara çıkarırlar. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda sürekli olarak kalacaklardır.
4-59. Ey iman edenler, Allah'a itaat edin; peygambere ve sizden olan emir sahiblerine de itaat edin. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, -Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız- artık onu Allah'a ve Resulüne döndürün. Bu hem hayırlı ve hem de sonuç bakımından daha güzeldir.
60. Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağutun önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.
4-76. İman edenler, Allah yolunda savaşırlar, küfredenler de tağutun yolunda savaşırlar; öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz, şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır.
5-60. De ki: "Allah katında, 'kesinleşmişbir ceza olarak' bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah'ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tağuta tapanlar; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan da daha çok sapmışlardır."
16-36. Andolsun, biz her ümmete: "Allah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının" (diye tebliğ etmesi için) bir peygamber gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kimi de sapıklığı hak etti. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıktan sonucu görün.
39-17. Tağut'a kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a içten yönelenler ise; onlar için bir müjde vardır, Öyleyse kullarıma müjdever.
18. Ki onlar sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete eriştirdikleridir ve onlar temiz akıl sahihleridir.[1]
2. Müstekbirlerden Uzak Durmak Ve Onlara Eğilim Göstermemek
2-165. İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını “eş ve ortak” tutanlar vardır ki, onlar (bu eş ve ortaklan), Allah'ı sever gibi severler.. İman edenlerin Allah'a olan sevgisi ise daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, hiç tartışmasız bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.
166. Öyle ki (o gün) kendilerine uyulanlar, kendilerine uyanlardan uzaklaşıp-kaçmışlardır. (Artık) Onlar azabı görmüşlerdir ve aralarındaki bütün bağlar (ve ilişkiler) de parçalanıp-kopmuştur.
167. (O zaman, yönetilip) Uyanlar derler ki: "Eğer bize bir kere (daha dünyaya dönme) fırsatı verilse(ydi) muhakkak, onların bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşır (onları yüzüstü bırakır)dık." Böylece Allah, onlara bütün yaptıklarını kahırlı-özlemlerle gösterecektir. Ve onlar ateşten de çıkacak değillerdir.
11-112. Seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru davran. Ve aşırı gitmeyin. Çünkü O, yapmakta olduklarınızı hakkıyle görendir.
113. Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım da göremezsiniz.
59-16. Şeytanın da durumu gibi; çünkü insana "Küfret" dedi, o da küfre sapınca "Gerçek şu ki, ben senden uzağım. Doğrusu ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" dedi.
60-4. İbrahim ve onunla birlikte olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kendi kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizlerden ve Allah'ın dışında tapmakta olduklarınızdan gerçekten uzağız. Sizi (artık) tanımıyoruz. Sizinle aramızda, siz Allah'a bir olarak iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve bir kin baş göstermiştir." Ancak İbrahim'in babasına: "Sana bağışlanma dileyeceğim, ama Allah'tan gelecek herhangi bir şeye karşı senin için gücüm yetmez." demesi hariç. "Ey Rabbimiz, biz Sana tevekkül ettik ve Sana yöneldik. Dönüş ancak Sana'dır."[2]
3. Onların Davetlerine İcabet Etmemek
6-71. De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan Allah'tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartıp-iğdiş ederek yerde şaşkınca bıraktıkları, arkadaşlarının da: "Doğru yola, bize gel" diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?" De ki: "Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk;"
12-32. Kadın dedi ki: "Beni hakkımda kınadığınız İşte budur. Andolsun onun nefsinden ben murad istedim, o ise, (kendini) korudu. Ve andolsun, eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa, mutlaka zindana atılacak ve mutlaka küçük düşürülenlerden olacak."
33. (Yusuf) dedi ki: "Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Onların kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara (korkanın ki) eğilim gösterir, (böylece) cahillerden olurum."
29-12. Küfre sapanlar, iman etmekte olanlara dedi ki: Siz bizim yolumuzu izleyin, sizin hatalarınızı biz yüklenelim." Oysa kendileri, onların hatalarından hiç bir şeyi yüklenecek değiller. Onlar, gerçekten yalancılardır.
35-5. Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyle ise dünya hayatı sizi aldatmasm ve aldatıcıdan da, sizi Allah ile (Allah'ın adını ve affını kullanarak) aldatmasın.
6. Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyle ise siz de onu düşman edinin. O, kendi grubunu, ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmaya çağırır.
40-41. "Ey Kavmim, nedir bu (karşılaştım) hal? Ben sizi kurtuluşa çağırmaktayken, siz beni ateşe çağırmaktasınız."
42. "Siz beni Allah'a (karşı) küfre sapmaya ve hakkında bilgim olmayan şeyleri O'na şirk koşmaya çağırmaktasınız, ben ise sizi O aziz ve çok bağışlayan (Allah')a çağırıyorum."
43. "İmkanı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunabilme (hak ve yetki)si yoktur. Şüphesiz, bizim dönüşümüz Allah'adır. Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkı olanlardır."[3]
4. Kafir Ve Müstekbirleri Dost Edinmemek
3-28. Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah'tan hiçbir şey (yardım) yoktur. Ancak onlardan korunma gayesiyle sakınma(nız) başka. Allah, sizi asıl kendisiyle sakındırır. Varış ancak Allah'adır.
4-144. Ey iman edenler, mü'minleri bırakıp kafirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Allah'a, kendi aleyhinizde apaçık bir delil vermek ister misiniz?
5-57. Ey iman edenler, sizden önce kendilerine Kitab verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkup-sakının.
5-80. Onlardan çoğunun küfre sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri İçin nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazablandı ve onlar azabda ebedi kalacaklardır.
81. Eğer Allah'a, peygambere ve ona indirilene iman etselerdi, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu fasık olanlardır.
9-23. Ey iman edenler, eğer imana karşı küfrü sevip-tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte zulme sapanlar bunlardır.
58-22. Allah'a ve ahiret gününe imanen hiçbir kavim (topluluk) bulamazsınki, onlar Allah'a ve Rasulüne karşı baş-kaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar, ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun. Onlar, öyle kimselerdir ki, (Allah) onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır; orada ebedi olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın fırkası (Hizbullah)dır. Dikkat edin; şüphesiz Allah'ın fırkası olanlar, felah (kurtuluş) bulanların ta kendileridir.
60-1. Ey iman edenler, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz; oysa onlar haktan size gelene küfretmişlerdir. Rabbiniz olan Allah'a inanmanızdan dolayı peygamberi de, sizi de (yurtlarınızdan) sürüp-çıkarıyorlar. Eğer siz Ben'im yolumda cihad etmek ve Ben'im rızamı aramak amacıyla çıkmışsanız, onlara karşı hala nasıl sevgi gösterirsiniz? Ben, sizin gizlemekte olduklarınızı da, açığa vurduklarınızı da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, artık o yolun ortasından şaşırıp-sapmış olur.
2. Eğer onlar sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin küfre sapmanızı içten arzu etmişlerdir.
60-9. Allah, ancak din konusunda sizinle savaşanları, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkaranları ve sürülüp-çıkarılmanız için arka çıkanları dost edinmenizden sakındırır. Kim onları dost edinirse, artık onlar zalim olanların ta kendileridir.
60-13. Ey iman edenler, Allah'ın kendile nne karşı gazablandıgı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinmeyin; ki onlar, kafir olanların mezar halkından umud kesmeleri gibi ahiretten umud kesmişlerdir.[4]
5. Onlardan Korkmamak
2-150. Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Siz de) her nerede olursanız yüzünüzü onun yönüne çevirin. Öyle ki, onlardan zulmedenlerin dışında insanların size karşı (kullanabilecekleri) delilleri olmasın. Onlardan korkmayın, Ben'den korkun, (böylece) üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım. Umulur ki hidayete erersiniz.
3-173. Onlar (öyle kimselerdir ki), insanlar kendilerine: "Size karşı insanlar topla(n) dılar, artık onlardan korkun" dediklerinde imanları artanlar ve "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir.
3-175. İşte bu şeytan, ancak kendi dost-lannı korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü'minlerseniz, Ben'den korkun.
5-3. Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -ki (henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç,- dikili taşlar üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır). Bugün küfre sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umud kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Ben'den korkun. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı beğendim. Kim “şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa” -günaha eğilim göstermeksizin -(bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Allah çok bağışlayandır, esirgeyendir.
5-44. Gerçek şu ki, Biz Tevrat'ı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim oimuş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi) Öyleyse insanlardan korkmayın, Ben'den korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.
9-13. Yeminlerini bozan, peygamberi (yurdundan) sürmeye çabalayan ve sizinle ilk defa (savaşa) başlayan bir toplulukla savaşmaz mısınız? Korkuyor musunuz onlardan? Eğer inanıyorsanız, kendisinden korkmanıza Allah daha layıktır.
16-51. Allah dedi ki; "İki ilah edinmeyin; O, ancak tek bir ilahtır. Öyleyse Ben'den, yalnızca Ben'den korkun."
52. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur, İtaat-kulluk da (din de) sürekli olarak O'nundur. Böyleyken Allah'tan başkasından mı korkup-sakınıyorsunuz?
20-45. Dediler ki: “Rabbimiz, biz gerçekten, onun bize karşı taşkın bir tutum takınmasından” ya da “azgın-davranmasından” korkmaktayız."
46. Dedi ki: "(Ondan) Korkmayın, çünkü Ben sizinle birlikteyim; işitmekteyim ve görmekteyim."
33-39. Ki onlar (o peygamberler) Allah'ın risaletini tebliğ edenler, O'ndan içleri titreyerek-korkanlar ve Allah'ın dışında hiç kimseden korkmayanlardır. Hesap görücü olarak Allah yeter.[5]
6. Kafir Ve Müstekbirlere İtaat Etmemek
3-149. Ey iman edenler, eğer küfre sapanlara itaat ederseniz, sizi topuklarınız üzerinde gerisin-geri çevirirler, böylece büyük hüsrana uğrayanlara dönersiniz.
150. Hayır, sizin mevlanız Allah'tır. O, yardım edenlerin en hayırlısıdır.
6-121. Özerinde Allah'ın isminin anılmadığı şeyi yemeyin; çünkü bu bir fısk'tır (yoldan çıkıştır). Gerçekten şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlanna gizli-çağrılarda bulunurlar. Onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriklersiniz.
26-150. "Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin."
151. "Ve ölçüsüzce davrananların da emrine itaat etmeyin."
152. "Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmakta ve dirlik-düzenlik kurmamaktadırlar (ıslah etmemektedirler)."
29-8. Biz insana, anne-babasına “iyi ve güzel davranmasını” tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şeyi Bana ortak koşman için (seni) zorlarlarsa, (bu hususta) onlara itaat etme. Dönüşünüz Bana'dır. Artık yapmakta olduklarınızı size Ben haber vereceğim.
33-47. Müminlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah'tan büyük bir fazl vardır.
48. Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine de aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.[6]
7. Onların Kötülüklerinden Allah'a Sığınmak, Allah'a Tevekkül Etmek
4-45. Allah, sizin düşmanlarınızı en iyi bilendir. Bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah yeter.
7-88. Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki "Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte iman edenleri ya ülkemizden sürüp-çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz." (Şuayb): "Biz istemesek de mi?" dedi.
89. "Allah bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Allah'a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a tevekkül ettik. Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında “Sen hak ile hüküm ver”. Sen “hüküm verenlerin” en hayırlısısın."
9-51. De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler."
14-11. Peygamberleri onlara dedi ki: "Doğrusu biz, sizin gibi yalnızca bir beşeriz, ancak Allah kullarından dilediğine lutufta bulunur. Allah'ın izni olmaksızın size bir delil getirmemiz bizim için olacak şey değil. Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etmelidirler."
12. "Bize ne otuyı ki, Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru olan yollarımızı O göstermiştir. Ve elbette bize yapmakta olduğunuz işkencelere karşı sabredeceğiz. Tevekkül edenlerAllah'a tevekkül etmelidirler."
13. Küfre sapanlar, peygamberlerine dediler ki: "Hiç tartışmasız sizi kendi toprağımızdan süreceğiz, ya da dinimize geri döneceksiniz." Böylelikle Rableri kendilerine vahyetti ki: "Biz, hiç şüphesiz zulmedenleri helak edeceğiz;"
14. "Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve va'dimden korkana ait (bir ayrıcalıktır)."[7]
8. Onların Taptıklarına Sövmemek
6-108. Allah'tan başka yalvarıp-yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Allah'a söverler. İşte böyle, Biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları Rablerinedir O, yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.[8]
9. Onlara Karşı Yine De Adaletle Davranmak, Haddi Aşmamak
4-135. Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhinde bile olsa, adaleti ayakta tutan (hakim)ler, Allah için şahidler olun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara (onların hakkını korumaya) daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer (sözü) eğip büker ya da (hakka şahitlikten) yüz çevirirseniz, (biliniz ki) Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.
5-2. Ey iman edenler, Allah'ın şiarlarına, haram olan ay'a, kurbanlık hayvanlara, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram'a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık avlanabilirsiniz. Sizi Mescid'i Haram'dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah'tan korkup-sakının. Gerçekten Allah (cem ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
5-8. Ey iman edenler, adaletli şahidler olarak, Allah için hakkı ayakta tutanlar olun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet edin, takvaya en yakın olan odur. Allah'tan korkup-sakmın. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.
60-7. Belki Allah, sizlerle onlardan kendilerine karşı düşmanlık beslemekte olduklarınız arasında bir sevgi-bağı kılar. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
8. Allah, sizinle din konusunda savaşmayanlara, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever.
9. Allah, ancak din konusunda sizinle savaşanları, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkaranları ve sürülüp-çıkarılmanız için arka çıkanları dost edinmenizden sakındırır. Kim onları dost edinirse, artık oniar zalim olanların ta kendileridir.[9]
[1] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 494-496
[2] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 496-497
[3] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 497-498
[4] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 498-500
[5] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 500-502
[6] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 502-503
[7] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 503-504
[8] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 505
[9] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 505-506
İslami Okul Okulların En Önemlisi