Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

İSLAM DİNİNİN GENEL TANIMLAMASI - Kuranogretisi - 36. Sayfa

İSLAM DİNİNİN GENEL TANIMLAMASI 2

1. Dosdoğru Dinin Tanımı 2

2. Allah Katında Din İslam'dır 2

3. Doğru Yol, Allah'ın Gösterdiği Yoldur 2

4. İnsan, İslam Fıtratı Üzere Yaratılmıştır 3

5. Bütün Peygamberler, Aynı Hak Din İle Gönderilmiştir 3

6. Allah Her Ümmete Bir İbadet Tarzı (Mensek) Kılmıştır 3

7. İslam, Kemale Erdirilmiş Bir Dindir 4

8. Allah Bizlere, Din Konusunda Güçlük Yüklememiştir 4

9. Allah Bizleri Önce De, Şimdi De “Müslümanlar” Olarak Adlandırmıştır 5

10. İslam, Kıyamete Kadar Tebasız Kalmayacaktır 5

11. Allah Nurunu Tamamlayacak Ve İslam, Bütün Dinlere Üstün Gelecektir 5


İSLAM DİNİNİN GENEL TANIMLAMASI

 

1. Dosdoğru Dinin Tanımı

 

12-39. "Ey zindan arkadaşlarım, birbirin­den ayrı (bir sürü) Rabler mi daha hayır­lıdır, yoksa Kahhar (kahredici) olan bir tek Allah mı?"

40. "Sizin Allah'tan başka taptıklarınız, Allah'ın kendileri hakkında hiç bir ispatlayıcı-delil indirmediği sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası değildir. Hüküm, yalnızca Allah'ındır. O, kendisinden başkasına kul­luk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur, ancak insanların çoğu bilmezler.

30-30. Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birle­yen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta du­ran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.

31. “Gönülden katıksız bağlılar” olarak, O'na yönelin ve O'ndan korkup-sakının, dosdoğru namazı kılın ve müşrik­lerden olmayın,

98-4. Kitab ehlinden olanlar, ancak ken­dilerine apaçık belgeler geldikten sonra fırkalara ayrıldılar.

5. Oysa onlar, dini yal­nızca O'na halis kılmak, hanifler (Allah'ı birliyenler) olarak sadece Allah'a kulluk et­mek, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten başkasıyla emrolunmadılar. İşte dosdoğru din budur.[1]

 

2. Allah Katında Din İslam'dır

 

3-19. Allah katında din, hiç şüphesiz ki İslam’dır. Kendilerine Kitab verilenler,  ancak kendilerine ilim geldikten sonra,  aralarındaki   “kıskançlık ve hakka baş kaldırma” yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerine küfrederse, gerçekten Allah, hesabı pek çabuk görendir.

3-85. Kim İslam'dan başka bir din ararsa, kendisinden asla kabul edilmez ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.

5-3. Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başka­sı adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -ki (henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç,- dikili taşlar üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet ara­manız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır). Bugün küfre sapanlar, sizin dininizden (dininizi yık­maktan) umud kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Ben'den korkun. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı beğendim. Kim “şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa” -günaha eğilim göstermeksizin- (bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Allah çok bağışlayandır, esirgeyendir.

16-52. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İtaat-kulluk da (din de) sürekli olarak O'nundur. Böyleyken   Allah'tan başkasından mı korkup-sakınıyorsunuz?

39-3. Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) "Biz, bunları bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Hiç şüphesiz Allah, kendi aralarında, hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete eriştirmez.[2]

 

3. Doğru Yol, Allah'ın Gösterdiği Yoldur

 

2-120. Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olmazlar De ki: “Kuşkusuz doğru yo1” Allah'ın (gösterdiği) dosdoğru yoludur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların   heva   (arzu   ve   tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

3-73. "Ve sizin dininize uyanlardan başkasına inanıp güvenmeyin." De ki: "Hiç tartışmasız doğru olan yol Allah'ın dosdoğru yoludur. Size verilenin bir benzeri birine (İslam Peygamberine)veriliyor ya da Rabbinizin katında onlar (müslümanlar)  size karşı deliller getiriyorlar diye mi (bu telaşınız?)" De ki: "Şüphesiz “lütuf ve ihsan  (fazl) Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bi­lendir."

3-101. Allah'ın ayetleri size okunuyorken ve O nun Resulü içinizdeyken nasıl oluyor da inkar ediyorsunuz? Kim Allah'a sımsıkı tutunursa, elbette ki o, dosdoğru olan bir yola yöneltilip-iletilmiştir.

6-71. De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan Allah'tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartıp-iğdiş ederek yerde şaşkınca bıraktıkları arkadaşlarının da: "Doğruyola,  bize gel diye  kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gensin geri mi döndürülelim?" De ki: "Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk;"

6-151. De ki: "Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anne-babaya iyilik edin, yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını Biz vermekteyiz. Çirkince kötülüklerin açığına da, gizli olanına da yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Allah'ın (öldü­rülmesini) haram kıldığı kimseyi öldür­meyin. İşte (Allah) bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz."

152. "Ergenlik çağına erişinceye kadar yetimin malına -en güzel şeklin dışında- yaklaşma­yın. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın. (Biz) Hiçbir nefse, gücünün kaldırabilece­ği dışında bir şey yüklemeyiz. Söylediğiniz zaman -yakınınız dahi olsa- adaleti göze­tin. Allah'ın ahdine de vefa gösterin. İşte (Allah) size bunları tavsiye (emr) etti; umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz."

153. Bu Benim dosdoğru olan yolumdur, şu halde ona uyun. Sizi O'nun yolundan ayıracak (başka) yollara uymayın. (Allah) Bununla size tavsiye (emr) etti, umulur ki korkup-sakınırsınız.

10-35. De ki: "Sizin şirk koştuklarınızdan hakka ulaştırabilecek var mıdır?" De ki: "Hakka ulaştıracak Allah'tır.    Öyleyse, hakka ulaştıran mı uyulmaya daha hak sahibidir, yoksa doğru yola ulaştırılmadıkça kendisi hidayete ulaşmayan mı? Ne olu yor size? Nasıl hükmediyorsunuz?"

14-12. "Bize ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru olan yollarımızı O göstermiştir.  Ve elbette bize yapmakta olduğunuz işkencelere karşı sabredeceğiz. Tevekkül edenler, Allah'a tevekkül etmeli­dirler."

16-9. Yolu doğrultmak (doğru yola hidayet etmek), Allah'a aittir. Kimi (yol) ise eğridir. O dileseydi, hepinizi hidayete (doğru yola) erdirirdi.

22-23. Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri ve salih amellerde bulunanları altından ırmaklar akan cennetlere sokar,  orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler; oradaki elbiseleri de ipektir.

24. Onlar, sözün en güzeline (Kur'an ve kelime-i tevhide) hidayet edilmişlerdir ve onlar çok övülen (Allah'ın) dosdoğru yoluna iletilmişlerdir.[3]

 

4. İnsan, İslam Fıtratı Üzere Yaratılmıştır

 

7-172. Hani Rabbin, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (demişti de) onlar: "Evet (Rabbimizsin), şahid ol­duk" demişlerdi. (Bunun nedeni,) Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" deme­meniz içindir.

173. Ya da: "Bizden önce ancak atalarımız şirk koşmuştu, biz ise onlardan sonra gelme bir kuşağız; işleri batıl olanların yaptıklarından dolayı bizi helak mi edeceksin?" dememeniz için.

30-30. Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır.  Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta du­ran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.

51-56. Ben, cinleri de, insanları da, yal­nızca Bana ibadet etsinler diye yarattım.[4]

 

5. Bütün Peygamberler, Aynı Hak Din İle Gönderilmiştir

 

16-36. Andolsun, biz her ümmete: "Al­lah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının" (diye tebliğ etmesi için) bir peygamber gön­derdik. Böylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kimi de sapıklığı hak etti. Artık, yeryüzünde dolaşın da ya­lanlayanların uğradıkları sonucu görün.

42-13. O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a tavsiye ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da tavsiye ettiğimizi sizin için şeriat (hukuk düzeni) yaptı. Senin kendilerini çağırmak­ta olduğun şey, müşrikler üzerine ağır gel­di. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete eriştirir.

48-28. Ki O, peygamberlerini hidayet ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter.

29. Muhammed, Allah'ın Re­sulüdür. Ve onunla birlikte olanlar da ka­firlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, rukü edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Al­lah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnut­luk arayıp-isterler. Belirtileri, yüzlerindeki secde izlerindedir. İşte onların Tevrat'taki vasıfları budur; İncil'deki vasıfları ise: San­ki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken semizleyip- kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup-boy atmış (ki bu,) ekincilerin de hoşuna gider. (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfke­lendirmek içindir. Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va'detmiştir.

61-9. Peygamberlerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile.[5]

 

6. Allah Her Ümmete Bir İbadet Tarzı (Mensek) Kılmıştır

 

5-48. (Ey Muhammed,) Sana da, önceki kitab(lar)daki (hakkı) tasdik edici ve ko­ruyucu olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp on­ların heva (istek ve tuku)larına uyma. Siz­den her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak, (bu,) size verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştü­ğünüz şeyleri size haber verecektir.

22-34. Biz her ümmet için bir "Mensek" kıldık, O'nun kendilerine rızık olarak ver­diği (kurbanlık) hayvanlar üzerine Allah'ın adını ansınlar diye. İşte sizin ilahınız bir tek İlahtır, artık yalnızca O'na teslim olun. Sen alçak gönüllü olanlara müjde ver.

22-67. Biz her ümmete bir ibadet tarzı (Mensek) kıldık, onlar bu tarz üzere ibadet ermektedirler. Öyleyse, (din) iş(in)de se­ninle çekişmesinler. Sen, Rabbine çağır. Şüphesiz sen dosdoğru bir hidayet üzerin­desin.

47-36. Gerçekten dünya hayatı, ancak bir oyun ve tutkulu bir oyalanmadır. Eğer iman ederseniz ve korkup-sakınırsanız, O size ecirlerinizi verir ve mallarınızı da (ta­mamen) istemez.

37. Eğer sizden onları(n tümünü) isteyip sizi (çıplak kalmaya) zorlasaydı, cimrilik ederdiniz de ve kinlerinizi ortaya çıkarmış olurdu.[6]

 

7. İslam, Kemale Erdirilmiş Bir Dindir

 

5-3. Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başka­sı adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -ki (henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç,- dikili taşlar üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet ara­manız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır). Bugün küfre sapanlar sizin dininizden (dininizi yıkmak­tan) umud kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Ben'den korkun. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı beğendim. Kim “şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa” -günaha eğilim göstermeksizin -(bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Allah çok bağışlayandır, esirgeyendir.[7]

 

8. Allah Bizlere, Din Konusunda Güçlük Yüklememiştir

 

2-185. O Ramazan ayı ki, insanlar için hi­dayet olan, doğru yolu (beyan eden) ve hak ile batılı apaçık belgelerle birbirinden ayıran Kur'an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu (orucu) tutsun. Kim de hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca  -diğer günlerde (tutsun). Allah size kolaylık diler, size zorluk dilemez. (Bu,) Sayıyı (ko­lay) tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüce tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.

2-196. Haccı da umreyi de Allah için ta­mamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatıtırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş et­meyin. Kim sizden hasta ise ya da başın­dan şikayeti varsa, onun ya oruç ya sa­daka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacda kadar umre ile yararlanmak isteyene, ko­layına gelen bir kurban kesmesi gerekir). Bulamayana da, hacc da üç gün, dön­düğünüzde yedi (gün) olmak üzere, tamı tamına on oruç vardır. Bu, ailesi Mescidi Haram'da olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, cezası pek çetin olandır.

5-6. Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar el­lerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın.) Eğer cünüpseniz temizlenin (gusül edin); eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayakyolundan (hacet yerinden) gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin de (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize ondan meshedin. Allah size güçlük çıkar­mak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

5-89. Allah sizi, sehven ve kasıtsız olarak söylediğiniz yeminlerinizden dolayı so­rumlu tutmaz. Ancak bilerek (alben ve lisanen bağlanarak) yaptığınız yemin­lerinizden dolayı sizi sorumlu tutar. Onun (yeminin) keffareti, ailenizdekilere yedir­diklerinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak ya da onları giydirmek veya bir köleyi azat etmektir. (Bunlara imkan) bulamıyan (için,) üç gün oruç (vardır). Yemin ettiğinizde (bozduğunuz)   yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi koruyunuz. Allah, size ayetlerini böyle açıklar, umulur  ki şükredersiniz.

5-95. Ey İman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvan­dan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Ka'be'ye varacak bir kurban olmak üzere, içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak ya da onun dengi oruç tutmak olan bir kefaret vardır. Böylelikle işlediğinin vebalini tatmış olsun. Allah geçmişte olanı bağış­ladı. Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.

22-78. Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi). O (Allah) bundan daha önce de, bunda (Kur'an'da) da sizi "müslümanlar" olarak isimlendirdi;  peygamber sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın, sizin Mevlanız O'dur. İşte, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı.

23-62. Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz;'elimizde hakkı söylemekte olan bir Kitab vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar.                                                        

58-3. Kadınlarına zıharda bulunup sonrada söylediklerinden (tevbe ve pişmanlıkla) geri dönenlerin, birbirleriyle temas etmeden önce bir köleyi azad etmeleri gerekir. İşte size bununla öğüt verilmektedir. Allah, yapmakta olduklarınızı haber alandır.

4. Ancak buna (imkan) bulamayanlar (için de) birbirleriyle temas ermeden önce, ke­sintisiz iki ay oruç (yüklenmiştir); buna da güç yetiremeyenler altmış yoksulu doyur­sun. Bu (kolaylık), Allah'a, O'nun Resulü­ne iman etmeniz dolayısıyladır. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler içinse acı bir azab vardır.[8]

 

9. Allah Bizleri Önce De, Şimdi De “Müslümanlar” Olarak Adlandırmıştır

 

2-132. İbrahim bunu oğullarına vasiyet etti. Yakub da: "Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak müslüman olarak can verin" (dedi).

3-52. Nitekim İsa, onlardan küfrü sezince dedi ki: "Allah için bana yardım edecekler kimdir?" Havariler: "Allah'ın yardımcıları biziz; biz Allah'a inandık, bizim gerçekten müslümanlar olduğumuza şahid ol" dedi­ler.

3-67. İbrahim, ne yahudi idi ne de hıristiyandı: Ancak o, hanif (muvahhid) bir müşlümandı, müşriklerden de değildi.

22-78. Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi). O (Allah) bundan daha önce de, bunda (Kur'an'da) da sizi "müslümanlar" olarak isimlendirdi; peygamber sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın, sizin Mevlanız Odur. İşte, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı.

41-33. Allah'a çağıran, salih amelde bu­lunan ve "Gerçekten ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kimdir?"[9]

 

10. İslam, Kıyamete Kadar Tebasız Kalmayacaktır

 

5-54. Ey iman edenler, içinizden kim di­ninden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine), kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise “güçlü ve onurlu”, Allah yolunda cihad eden" ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.

9-39. Eğer savaşa kuşanıp-çıkmazsanız, O sizi pek acıklı bir azabia azablandıracak ve yerinize bir başka topluluğu getirip değiş­tirecektir. Siz O'na hiçbir şeyle zarar vere­mezsiniz. Allah, her şeye güç yetirendir.[10]

 

11. Allah Nurunu Tamamlayacak Ve İslam, Bütün Dinlere Üstün Gelecektir

 

9-32. Ağızlarıyla Allah'ın nurunu sön­dürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını dilemiyor.

33. Müşrikler iste­mese de, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.

24-55. Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiç bir şeyi ortak koş­mazlar. Kim ki bundan sonra küfre saparsa, işte onlar fasık olanlardır.

48-28. Ki O, peygamberlerini hidayet ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter.

61-8. Onlar, Allah'ın nurunu ağızlanyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, kend; nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile.

9. Peygamberlerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile.

110-1. Allah'm yardımı ve fetih geldiği zaman,

2. Ve insanların Allah'ın dinine dal­ga dalga girdiklerini gördüğünde,

3. Memen Rabbini harnd ile teşbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

 



[1] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 667

[2] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 668-669

[3] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 668-671

[4] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 671-672

[5] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 672-673

[6] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 673-674

[7] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 674

[8] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 674-677

[9] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 677

[10] Mehmed Alagaş, Temel Konularda Kur’an Öğretisi, İnsan Dergisi Yayınları: 678