b- Bediuzzaman olduğu iddiası - Aracilikvesirk - 79. Sayfa
b- Bediuzzaman olduğu iddiası
Bedi’in sözlükte iki anlamı vardır: Biri; örneği ve benzeri olmayanı yaratmaktır. Bu özellik yalnız Allah’ta olur. “O, göklerin ve yerin bedi’idir.” (Bakara 2/117) Yani gökleri ve yeri, örneği ve benzeri yokken yaratandır.
Bedi’in
ikinci anlamı; “örneği ve benzeri olmayan varlıktır[1]”
Buna göre Bediüzzaman; bu zamanın, örneği ve benzeri olmayan kişisi, demek
olur. Bu özellik
“Asl-ı evvelisin balın, şekerin,
Deryasısın cümle ilmin, hünerin,
Gelmedi cihana böyle eser benzerin
Ey mir'ât-ı rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur”[2]!
Şiir şöyle
İlk kaynağısın balın, şekerin
Hem denizisin ilmin, hünerin
Gelmedi cihana böyle eser benzerin
Ey âleme rahmet Muhammed’in aynası Nur Elçisi!
Buradaki “Risaletü'n-Nur” Nur Elçisi anlamınadır. Risalet, elçilik demektir. Mastara ism-i fail anlamı verilebildiği için “elçi” anlamına da gelir. Sayısız yerde Risale-i Nur sözüyle Said Nursî’nin manevi kişiliğinin kastedildiği ifade edildiği için “Risaletü'n-Nur”a “Nur Elçisi” anlamı verildiği ortaya çıkmaktadır.
İddiaya göre Bediüzzaman lakabı ona, pek genç yaşta iken, olağanüstü özelliklere ve okyanus büyüklüğünde bir ilme sahip olduğunu gören ilim adamları tarafından verilmiştir[3].
İslami Okul Okulların En Önemlisi