M- İNSANLIĞI KUCAKLAMA İDDİASI - Aracilikvesirk - 97. Sayfa
M- İNSANLIĞI KUCAKLAMA İDDİASI
Nurcular derler ki; “Kim gerçekler peşinde koşuyorsa, Risale-i Nur'dan ders almalıdır. Nur yolunda giden her aydın, gerçek mutluluğa kavuşacak ve yeryüzünün mahiyetini anlayacaktır. Ebedî hayat hazinesini gösteren Kur'ân-ı Hakîmin nuru olan Risale-i Nur, elbette bir zaman dünyayı çınlatan nurlu sesini yükseltecektir[1].”
Said Nursî daha ileri gider ve şöyle der: “Dinin, şeriatın ve Kur'ân'ın yüzden ziyade tılsımını, muammasını çözüp ortaya çıkaran ve en inatçı dinsizleri susturup cevapsız bırakan; Miraç ve ahirette ruh ve cesedin birlikte dirileceği gibi akıldan çok uzak zannedilen Kur'ân gerçeklerini en yobaz ve en inatçı filozoflara ve zındıklara karşı güneş gibi ispat eden ve onların bir kısmını imana getiren Risale-i Nur nüshaları, elbette bütün dünyayı ve uzayı kendi ile alâkadar edecek ve bu asrı ve istikbali kendiyle meşgul edecek bir Kur’ân gerçeği ve ehl-i iman elinde bir elmas kılınçtır[2].”
“Şialıkta mutaassıb ve Vehhabîlikte de aşırı, filozofların en inatçısı ve âlimi, mutaassıb hocaların en kibirlisi hep beraber Nur dairesine girmeğe başladılar ve şimdi kardeş gibidirler. Hatta bazı misyonerler, İsa dininin, yani Hıristiyanlığın gerçek ruhanîsinin de (yani İsa aleyhisselamın) o daireye gireceğine dair işaretler vardır. Bunlar birbirine hücum etmiyor; aksine bir dayanışma ve bir barışın gereğini hissedip tartışmalı konuları ortaya atmıyorlar. Demek İmam-ı Ali'nin (R.A.) otuz-kırk işaretiyle açık bir şekilde haber verdiği Risale-i Nur, bu zamanın dehşetli yaralarına tam bir ilâçtır. O daire bize kâfi geldiği için ondan dışarı çıkmıyoruz[3].”
[1] Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, a.g.e, c. II, s. 2204.
[2] Emirdağ Lâhikası (1), Mektup No:
[3] Emirdağ Lâhikası,
a.g.e, c. II, s. 1769. Yazı
İslami Okul Okulların En Önemlisi