Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 7. Sayfa - Teokrasi

5- DİN EĞİTİMİ

Din hürriyeti, dini öğrenme hürriyetini de içerir. Din eği­timi; inanç, ibadet ve ahlak eğitimi diye üçe ayrılabilir.

A- İnanç Eğitimi

34. Dine inanmak isteyen kişi, hangi eğitim sevi­yesinde ve ne durumda olursa olsun inanır ve inandığı gibi ya­şa­maya çalışır. Eğer inancını doğru öğ­renememişse boş­luğu hura­fe­lerle doldurur. Zamanımızda nice ilim adamı, yüksek bürok­rat, sa­nayici ve iş adamı samimi olarak dinini yaşama gay­re­tine girmiş ama inancı ile ilgili yeterli bil­gisi olmadığı için sonradan hurafecilerin ve is­tismarcıların esiri haline gelmiştir.

35. Bir müslüman, öncelikle hurafelerden uzak bir inanca sahip olmalıdır. Bunun en güvenli yolu, inancını Kur'an'dan öğren­mesidir. Kur'an, bütün insanlığı yara­tan Allah'ın kitabı olduğu için inancını Kur'an'dan öğrenen­ler bütün insanlığı ku­cakla­yan ve herkese karşı anla­yışlı davranabilen ufku açık insanlar olurlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

De ki: "Doğru olan Rabbinizden ge­lendir." Artık dileyen inansın, dileyen ta­nımasın. ( Kehf 18/29)

“Kim yola gelirse sadece kendi için gelir. Kim de yo­lunu kaybederse sadece kendi aleyhine kaybeder. Hiç bir günah­kar başkasının gü­nahını çekmez. Biz de bir elçi gönderinceye kadar azab etme­yiz.”  (İsrâ 17/15)

Müslümanlığı doğru öğ­retmek için, Kur'an meali okullarda ders olarak oku­tulmalıdır. Bu, aynı za­manda hurafelere karşı güvenli ve etkin bir mücadele olur.

B- İbadet eğitimi

36. Namaz, oruç, hac ve zekat konu­sunda temel bilgileri doğru bilmek gerekir.

Namaz kılan herkesin Fatiha Suresini, namaz sure­lerini, Ayet'el-kürsîyi doğru okuması icabe­der. Namaz duaları ile günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan konularla ilgili buyrukları ve öğütleri içeren ayetleri de öğrenme­lidir. Bunların sayısı azdır. Onları doğru okumak, kendi harfleriyle öğrenmeye ve o harfleri doğru seslendirmeye bağlıdır. İmam-Hatip Liselerini ve Kur'an Kurslarını bitirmiş olanlar bir yana, bu­gün kelime-i şehadeti dahi aslına uygun olarak seslen­direnler pek azdır. Bu du­rum, yüksek seviyede bilgi ve görgü sahibi olan nice insa­nın, bu konuda ezik­lik duy­masına ve kendini küçük görme­sine yol aç­maktadır.

37. Kur'an'ı, kendi harfleriyle doğru olarak okumak da her müslümanın arzu ve ihti­ya­cıdır. İşte bu arzusunu nor­mal yollarla, iyi yetişmiş öğ­retmenler gözetiminde  gi­de­remeyenler şikayetlere yol açan yol­lara başvurmak zo­runda kalmaktadır­lar. Onun için ilkokuldan başlayarak iste­yen her öğrenciye Kur'an öğretmek ge­rekir. Kur'an kursları ve İmam Hatip Liseleri bu konudaki ihtiyacı tümüyle karşılayacak ka­pasitede değillerdir. Orta kı­sımları kapatılmadan önce İmam Hatip Liselerinde görü­len aşırı yığılmaların sebebi, evladına dinî eğitim vermek isteyenlerin bu arzularına di­ğer okulların cevap ve­re­memesidir. Diğer okullarda dinini öğre­nememiş olanların aşağılık kompleksine girme­leri de yanlış davranışların bir başka sebebidir. 

C- Ahlâk Eğitimi

38. Kişinin kendine, ailesine, yaşadığı topluma, ülkesine ve bütün insanlığa karşı hak ve görevleri vardır. Bir müslü­man bu konudaki gö­revlerini; farzları, he­lâl ve ha­ramları doğru öğrenme­lidir. Böyle olmazsa örnek bir in­san ve iyi bir müslüman ol­ması mümkün olmaz..

D- İmam Hatip Liseleri ve Kur'an Kursları

39. 1340 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu, ilmi kuruluş­ların tamamını Milli Eğitim Bakanlığına bağlamıştır. Bu cümleden olarak,

Şer'iyye ve Evkaf Vekaletine bağlı medreseler ve mektepler,

Özel vakıflar tarafından idare olunan medreseler ve mektepler

Milli Savunmaya bağlı as­keri rüşti ve idadiler,

Sağlık Bakanlığı'na bağlı dar'ul-ey­tam­lar Milli Eğitim Bakanlığına bağlan­mıştır.

Bilindiği gibi kanunlar, görü­len lüzum üzerine çıkarılır ve sonradan ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar sebebiyle ya yürür­lükten kaldırılır, ya da değiş­tirilirler.

Tevhid-i Tedrisat Kanunundaki ilk de­ğişiklik 1341 tarihinde Askeri liselerin Milli Savunma Bakanlığına bağlanması ile yapılmıştır. Daha sonra sağlık personeli yetiştiren eğitim kurumları Sağlık Bakanlığına, Üniversiteler Yükseköğretim Kurumuna bağlanmış, vakıf­lara özel okul ve üniversite kurma yetkisi verilmiştir.

Bugün Tevhid-i Tedrisat Kanununa göre faaliyetini sürdüren tek kuruluş İmam Hatip Lisesidir. Bu kanunun İmam Hatiplerle ilgili ifadeleri şöyledir:

".Maarif Vekâleti...imamet ve hitabet gibi hidemâtı dini­yenin ifası vazifesiyle mükel­lef memurların yetişmesi için de ayrı mektepler küşad edecektir..."(4. Madde)

40. Bugün İmam Hatip Liselerinin prog­ram­ları imamlık ve hatiplik gibi gö­revleri yerine getirecek ele­man yetiştirmeye uygun değildir. Bunlar, Anayasa'nın 24. maddesine göre devletin denetiminde din eğitimi ve öğretimi  yaptıran liselerdir. Buraya gelen öğrenciler de bu gayeyle gelmektedir. Din görevlisi olmak isteyen­ler ise İmam-Hatip Lisesi ya­nında bir Kur'an Kursu'na gitmektedirler. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim uygulama­sından sonra, mihraba geçip namaz kıldıracak kişileri bulmak çok zor olacaktır. Çünkü lise çağında verilecek eğitimle doğru dürüst Kur'an okuyacak seviyede kişiler yetiştirmek hemen hemen imkansızdır.  Zira Kur'an harflerini doğru seslendirmek için gerekli ağız ve kulak terbiyesi daha küçük yaşta verilmelidir.

41. Kur'an Kursları kısa ve uzun süreli ol­mak üzere iki çeşittir:

Kısa süreli olanlar Kur'an'ı yüzünden okutma ve bazı sure ve duaları ezber­letme gayesiyle açılmıştır. Öğrencilere bu süre içinde ihtiyaç duyulan din dersleri de verilmektedir. İlk ve orta dereceli okul­lardaki din dersleri yeterli olur ve Kur'an da öğretilirse hem bu kurs­lara ihtiyaç kalmaz hem de lise çağında öğrenciyi, Kur'an'ı doğru okuyacak şe­kilde eğitme güçlüğünün do­ğuracağı sakıncalar ortadan kalkar.

Uzun süreli Kur'an Kursları, İmam Hatip Liselerine destek olmaktadır. Buralarda hafız yetiştiril­mekte ve daha yoğun bir din eğitimi ile öğrenciler mes­leğe hazırlanmaktadır. Tevhid-i Ted­risat Kanunundaki hedeflere an­cak bu şekilde ulaşılabilmek­tedir. Yoksa imamlık ve ha­tiplik yapacak memurları ye­tiştirmek mümkün olmamak­tadır. İmam Hatip Liselerinin programları, iyi bir seviyeye ulaştırılmazsa bu kurslara olan ihtiyaç devam edecek­tir.

42. İmam Hatip Liseleri bir ta­raftan Kur'an Kurslarının desteği ile dinî hizmetleri ye­rine getirecek elemanlar ye­tiştirirken diğer taraftan dinini bilen insanları topluma ka­zandırmaktadır. Böyle insan­ların varlığı toplum için büyük bir güvencedir. Bu sebeple İmam Hatip Liselerinin en önemli görevi hurafelere karşı kalkan olmaktır. Çünkü hurafeciler dini iyi bilme­yen­leri ararlar. Cahillikleri ancak bu şe­kilde farkedilmeyecek ve kendilerine bo­yun eğile­cektir. Bütün okullarda veril­mekte olan din dersleri ye­terli seviyeye çıkarılmalı ve İmam Hatip Liseleri Tevhid-i Tedrisat Kanununun istediği seviyeye ulaştırılmalıdır. Din eğitimi müfredatı Kur'an ışı­ğında gözden geçirildiği tak­tirde ülkeye aklın ve bilimin hakim olması kaçınılmazdır.

43. Sekiz yıllık kesintisiz eği­timin uygulanmasından sonra eğitimle ilgili her konuda olduğu gibi din eğitimi konusunda da bü­yük bir kaosa girildiği ve  sıkıntıla­rın doruğa çıktığı açıkca gö­rülmektedir. Buna taraf olanlardan kimileri bu­nun insanları dinden uzak­laştıracağı, kimileri de bu sayede dinî hayata istedik­leri şekli verebilecekleri umuduna kapılabilirler. Ama İnsanların dine yönelişlerine engel ol­mak mümkün değil­dir. Bu, bütün dünyada ya­şanan bir süreçtir. Dine yö­nelen kişiler ise din konu­sunda sadece, o dinin önder­lerinin yolunda giderler.

44. Dinden değil, dinin eksik ve yanlış öğrenilmesin­den korkmak gerekir. Eğer dinî eğitim yaygınlaştırılmaz ve İmam Hatip Liselerinin mes­leki ağırılıkları artırıl­mazsa inancını sorgulamayan, dinî liderleri Allah'ın yeryüzündeki temsilcileri gibi algılayan in­sanlar ço­ğalır. İşte asıl fela­ket o zaman olur.