Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

a- Jean Calvin'in yorumları - Teokrasi - 16. Sayfa

 

a- Jean Calvin'in  yorumları

69. Calvin Kitab-ı mukaddes'in yu­karıdaki ifadelerini şöyle yo­rumla­maktadır:

"Petrus, "krala saygı gösterin." ve Süleyman, "Oğlum Tanrı'dan ve kraldan kork." dediği zaman biz­den bir şey isti­yor. Çünkü birin­cisi, saygı terimi ardında içten ve ger­çek bir hürmeti kastediyor, ikincisi, kralı Tanrı'yla birlikte anarak kralın bir çeşit kutsal yücelik ve değerle donatıl­mış olduğunu gösteriyor.

Pavlos'un önemli buyruğunu da unutmamalıyız. Onun,"Bu se­beple yalnız korkudan değil, gönülden bir bağlılıkla da ona bağımlı olmak ge­rekir." sözüyle anlatmak istediği, prenslere ve yöneticilere olan itaatin sadece korkudan değil, bu­nun aynı zamanda Tanrı'ya itaat olduğu biline­rek yapılması gereğidir. Çünkü prenslerin ve yö­neticilerin iktidarı Tanrı'dan gelir...

Pavlos der ki, "Herkes emri al­tında bulunduğu hükümet­lere bo­yun eğsin." Şu halde her kim hükümete karşı gelirse Tanrı'nın dü­zenine karşı gelmiş olur.

70. Şu hususta kimse kendini al­datmasın, Tanrı'ya karşı gel­meksi­zin yöneticilere karşı çıkamayız. Çünkü silahsız bir yönetici ceza­landırama­yacağı için küçümsense de Tanrı si­lahlıdır ve bu küçüm­seyişin intikamını derhal alacaktır. 

İtaat kavramı altında şu unsur­ları görüyorum: Fertler kamu ile ilgili konu­larda kendilerini yetkili gör­memeli, devlet işlerine karışma­malı, yöneticilerin yetkisine gi­ren işlere bu­runlarını sokmamalı ve genel olarak kamuyu ilgi­lendi­ren herhangi bir girişime kalkışmama­lıdırlar. Kamu düze­ninde düzel­til­mesi gerekli olan bir bozukluk varsa kar­gaşa çıkarmamalı, elleri­nin bağlı olduğu bir işe kendilerini sokma­malıdır­lar. Bu alanda eli kolu bağlı olma­yan tek kişi yönetici­dir. Demek is­tediğim, kendile­rine emir verilme­den hiç bir işe kalkışma­sın­lar. Çünkü eğer yönetici emir vere­cek olursa on­lar da kamu otori­tesi ile yetkilendirilmiş olurlar...

71. Kamu yararına uygun yöne­ten­ler, Tanrı'nın hakimiyetinin ger­çek ör­nekle­ridir. Adaletsizce ve dikta­törce hükmedenler de yine Tanrı ta­rafından in­sanları günah­karlıklarından dolayı ceza­landırmak için görevlendirilmişler­dir. Yine de onlarda ya­sal gücü Tanrı'dan aldık­larını gösteren o kutsal haşmet vardır...

Bütün şereften yoksun, en kötü karakterli bir kimse bile eğer kamu yetkisine sa­hipse, Tanrı'nın kendi buyrultusuyla adaletinin ve yargı­sının bakanlarına havale et­tiği o görkemli, kutsal iktidarla do­natıl­mıştır ve do­layısıyla halkına itaati bakımından kralların en iyisi kadar şerefe ve saygı görmeye layıktır.

Karakterleri ne olursa olsun, bu saygıyı, hatta bu dindarca bağlı­lığı bütün yöne­ticilerimize sonuna ka­dar göstermek zo­rundayız. Bunu sık sık tekrar ediyorum ki, kişileri kendi başlarına ele alma­mayı öğ­renelim; Tanrı'nın buyrultusuyla kişilikle­rinde sarsılmaz bir haşme­tin yazılı ve kazınmış ol­masını ye­terli sayalım...

72. Kötülükleri tedavi etmek üs­tü­müze düşmez. Bize dü­şen tek şey, bü­tün kralların yürek ve meyil­leri elinde olan Tanrı'nın yardımını is­temektir... Tanrı'nın önünde onun kut­sadıklarını öpme­yen, yargılanan boynu bükükleri ezmek için ada­letsiz yasalar çıka­ran, yok­sul in­sanlara zulüm, dul kadınlara hak­sızlık, öksüzlere ezi­yet eden, yer­yüzünün bü­tün kralları ve yargıçları sonunda yerlerin­den düşecek ve ezile­ceklerdir[1]."

 



[1]- Jean Calvin, Hırıstiyan Dininin Öğretisi'nden seçme parçalar (Christianae religionis institutio, Kitap IV, Bölüm 20: Devlet Yönetimi Üstüne) çeviren  Şahin ALPAY, Batı'da Siyasal Düşünceler Tarihi 2, Yeni Çağ. Derleyen Mete TUNCAY Ankara 1969, s.48-51.