Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

2- KUR'AN VE TEOKRASI - 19. Sayfa

 

2- KUR'AN VE TEOKRASI

79. Kur'an'da devlet başkanı, yö­ne­ticiler ve yönetim sistemiyle ilgili özel bir hüküm yoktur. Bu konuda Hz. Muhammed'den de bir emir ve tavsiye gelmemiştir. Bu, yö­netici­lere bir kutsallık verilmediğini on­ların hiç bir konuda dokunulmaz sayılamadığını göste­rir. Teok­rasi bu anlayışa zıt olarak Allah'ın yetkisi­nin bir kuruma devri veya onunla paylaşılması an­lamına geldiği için bu yetkiyi kullananların sorumsuz, kutsal ve dokunulmaz olmasını ge­rektirir. Kur'an'a göre böyle bir dav­ranış şirktir. Allah Teâlâ şöyle bu­yurur:

"De ki: Çocuk edinmemiş olan, hakimiyette ortağı bulun­mayan, acizlik­ten ötürü bir dosta ihtiyacı olma­yan Allah'a hamdolsun." O'nu bü­yükle­dikçe büyükle."  (İsra 17/111)

Kur'an'a göre Peygamberler bile yaptığından sorumludur. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"Kendilerine elci gönderilenleri kesinkes sorguya çekeceğiz. O elçileri de kesinkes sorguya çekeceğiz.

Yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız , çünkü uzakta değiliz.

O gün tartı  yapılacağı doğrudur. Kimin tartıları ağır gelirse, işte  böyleleri  başarmış olacaklardır.

Kimin tartıları az gelirse böyleleri  de ayetleri­mize karşı haksız dav­ranışları sebebiyle kendilerini kay­betmiş olacaklardı.r. (Araf 7/6-9)

Teokrasi de yöneticilerin za­lim­liği, onların suçu değil, Allah'ın in­sanları ceza­landırması sayılır. Halbuki Allah zalimlerden uzak durmayı emreder. O, şöyle buyurur:

Siz, zalimlik yapanlara yönel­meyin, yoksa o ateş size de doku­nur. Allah'tan başka size velilik ya­pacak kimse yoktur; sonra, yardım da göremezsiniz. (Hud 11/113)

Haksızlık yapan kim olursa ol­sun, haksızlığa uğrayanın yanında olmak gerekir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

Her kim, zulme uğradıktan sonra hakkını alacak olsa ona karşı dur­manın bir  yolu yoktur.

Asıl yol, İnsanlara zulmedenlere, yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere karşı bulunmalıdır. Onların payına düşen elemli bir azaptır.  (Şurâ 42/41-42)

Kendi kötü davranışlarını Allah'ın onayladığını, sadece Allah'a ortak koşanlar söyler. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"Eş koşanlar dediler ki: "Eğer Allah dileseydi onun dışında hiçbir şeye kulluk etmezdik. Bunu ne biz ve ne de babalarımız yapardı. O'nun buyruğu olmadan bir yasak da koymazdık." Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Elçilere düşen açıktan açığa bildirmekten başka ne olabilir ki?" (Nahl 16/35)

Teokrasi, Allah'a boyun eğer gibi yöneticilere boyun eğmeyi is­ter. Onlara itaat Allah'a itaat, on­lara muhalefet Allah'a karşı gelmek sayılır. Kur'an bunu da şirk sayar. Çünkü onların Allah'ın emrine aykırı isteklerine boyun eğen, o ko­nuda onları Allah'ın ye­rine koymuş olur. Şirk yani Allah'ın yetkisini pay­laşma veya birileriyle paylaştırma kalkama günahı bağışlanmaz tek günahtır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"Allah kendine ortak koşulmasını bağışla­maz, bunun altında olanı dilediği kimse için bağışlar." (Nisa 4/48)