e- Yanlışa karşı çıkmak - Teokrasi - 25. Sayfa
e- Yanlışa karşı çıkmak
94. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
"İçinizde iyiliğe çağıran bir öncüler grubu bulunsun. Doğruyu emretsinler ve uygunsuzluğa engel olsunlar. İşte böyle toplumlar düzlüğe çıkar." (Al-i İmran 3/104)
Firavun Mısır'da güçlü bir krallık kurmuştu. Halkını köle yerine koyar, onlar da ona baş eğerlerdi. Allah bunu kınamış ve şöyle buyurmuştur:
"Musa'yı belgelerimizle ve açık bir yetki ile göndermiştik,
Firavun'a ve adamlarına... Ama onlar Firavun'un buyruğuna uydular; oysa Firavun'un buyruğu doğruyu göstermiyordu." (Hud 11/96-97)
Bir kişi, Hz. Muhammed'e sordu:
"- Hangi cihad daha değerlidir?
Dedi ki, " Zalim sultanın yanında söylenen doğru söz[1]."
Teokrasi, yetkililerin zalimliğini Allah'ın halkı cezalandırması sayarak kutsamaktadır. Böyle bir sistem zalim sultanın yanında söylenecek her doğru sözü yanlış sayar. Çünkü bu sistemde yetkililerin yaptığı her şey doğru, onlara karşı çıkmak yanlıştır. Jean Calvin'in şöyle diyor:
".. Karakterleri ne olursa olsun, bu saygıyı, hatta bu dindarca bağlılığı bütün yöneticilerimize sonuna kadar göstermek zorundayız... Bundan itaatin adil yöneticilere gösterileceği sonucunu çıkarıyorsanız yanlış düşünüyorsunuz. ...Eğer bir vahşi tarafından zalimce işkence görürsek, eğer haris ve lükse düşkün biri tarafından doymak bilmez bir şekilde soyulacak olursak, eğer bir tembel tarafından ihmal edilecek olursak, eğer kısacası doğruluğumuz yüzünden dine ve kutsal şeylere saygısız olan bir prens tarafından eza görecek olursak ilk önce işlediğimiz günahları hatırlayalım, çünkü Tanrı, şüphesizdir ki karşımıza çıkan bu kötülüklerle bizi cezalandırmaktadır. Böylelikle boyun eğiş bizi sabırsızlığımızdan kurtaracaktır. Ve düşünelim ki bu kötülükleri tedavi etmek bizim üstümüze düşmez. Bizim üstümüze düşen tek şey, bütün kralların yürek ve yönsemeleri elinde olan Tanrı'nın yardımını istemektir[2]."
95. Kur'an'a göre bir kimsenin etkili ve yetkili bir makamda olması onun doğru davrancağı anlamına gelmez. Yanlış davranan kim olursa olsun, onun bu davranışı onaylanamaz.
Güçlü kral Firavun Hz. Musa'ya karşı halkına şöyle demişti:
" Ey kavmim! Mısır'ın hakimiyeti bende değil mi? Bu nehirler benim topraklarımın içinde akmıyor mu? Görmez misiniz?"
"Yoksa ben şundan, daha ne demek istediğini bile açıklayamayan şu alçaktan iyi değil miyim?" (Zuhruf 43/51-52)
Firavun dedi: "Bırakın beni Musa'yı öldüreyim; o da Rabbini çağırsın bakalım. Çünkü korkarım o, sizin dininizi değiştirir veya bu toprakta karışıklık çıkarır."
Musa şöyle dedi: "İşte ben, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığınırım. Hesap gününe inanmayan her kibirlinin şerrinden." (Mümin 40/26-27) Çünkü Hz. Musa, gereken her uyarıyı yapmış, ama Firavun bu uyarılara zulmünü artırarak cevap vermişti.
Bütün bunlar, siyasi
çalışmalara katılıp yanlış davranışlara engel olmak için elden geleni yapmayı
zorunlu kılar. Ama teokratik sistem bunu kabul etmez.
İslami Okul Okulların En Önemlisi