Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

11 ALLAH YOLUNDA GAZA EDENİ TEÇHİZ ETMENİN FAZİLETİ VE MÜCAHİDİN EV HALKINA BIRAKTIĞI KİMSENİN ONLAR HUSUSUNDA

11 ALLAH YOLUNDA GAZA EDENİ TEÇHİZ ETMENİN FAZİLETİ VE MÜCAHİDİN EV HALKINA BIRAKTIĞI KİMSENİN ONLAR HUSUSUNDA HİYANETİ 2

Fasıl 3

Mücahidin Ev Halkına (Halef) Bıraktığı Kimsenin Onlar Hususunda Hıyanetinin Şiddetli Cezası (Günahı): 3


11 ALLAH YOLUNDA GAZA EDENİ TEÇHİZ ETME­NİN FAZİLETİ VE MÜCAHİDİN EV HALKINA BI­RAKTIĞI KİMSENİN ONLAR HUSUSUNDA HİYANETİ KONUSU

 

395- Ebu Said el-Hudri'den rivayet edilmiş:

Rasulullah (s.a.v.) beni Lehyan kabilesine bir müfreze göndererek,

"Her ki kişiden biri çıksın sevabı aralarındadir.[1] Buyurmuş. Başka bir lafızda; [2]

396- "Her iki adamdan biri çıksın'

Sonra oturana:

"Çıkanın ailesi ve malı hakkında hanginiz hayırla yerini tutarsa çıkanın yarı ecri kadar ona da verilir. [3]

Buyurdu. Müslim rivayet etmiş.İmam Ebubekir b. el-Munzir derki:

"Bu hadiste cihadı kifayetli bazı insanların getirmesi halinde bunun farziyetinin diğerlerinden sakıt olacağına delil vardır. [4]

397- Zeyd b. Halid b. el-Cuheni'den Rasulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiş:

"her kim gaziyi teçhiz ederse o da gaza etmiş olur ve her kim bir gazinin ailesi hakkında hayırla onun yerini tutarsa muhakkak ki gaza etmiş olur. [5]

Buhari ve Müslim [6]

398- Yine ondan rivayet edilmiş. Rasulullah (s.a.v.) şöy­le buyurmuş:

Kim bir oruçluyu yedirirse ona oruçlunun ecri ka­dar ecir vardır. Onun ecrinden de eksilme olmaz. Kim Allah yolunda bir gaziyi teçhiz ederse onun ecrinden bir şey eksilmeden ona da aynısı vardır.[7]

Tirmizi, Nesai, İbni Mace ve İbni Hibban (sahihinde) ri­vayet etmişler. [8]

399- Ancak o şöyle demiştir:

Kim Allah yolunda bir gaziyi teçhiz ederse veya ai­lesinde ona halef olursa (yerini tutarsa) onun ecri kadar ona da yazılır. Öyleki gazinin ecrinden bir şey de eksil­mez.[9]

400- Ömer b. Hattab dan rivayet edilmiş. Rasulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu işittim:

Kim Allah yolunda savaşan bir gaziyi mükemmel bir biçimde teçhiz ederse, o gazi ölünceye veya (savaştan) dönünceye kadar (kazandığı) sevabın bir misli onu teçhiz eden kimseye olur. [10] Hadisi İbni Mace ve İbni Hibban (Sahih'inde) rivayet etmiş. [11]

401- Zeyd b. Sabit'ten Rasulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyur­duğu rivayet edilmiş:

"Kim Allah yolunda bir (savaşan) gaziyi teçhiz eder­se onun ecri kadar ona da vardır. Kim gazinin ehline ha­yırla halef kalır ve onun (gazinin) ehline infak ederse (yi­ne) onun (gazinin) ecri kadar ona da ecir vardır. [12]

Taberani Evsat'ta rivayet etmiş, ricali sahih'in ricali­dir. [13]

402-  Muaz b. Cebel'den rivayet edilmiş. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim bir gaziyi teçhiz eder veya onun ehlinden hayır­la (onun) halefi olursa, muhakkak ki o bizimle beraber­dir.[14]

Ahmed ve Taberani bir adamdan (ismini zikretmemişler) oda Muaz'dan rivayet etmişler. [15]

403- İbni Asakir İsnachyla Îbn'ul-Hanefiyye[16] den o da babasından o da Rasulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu ri­vayet etmiştir:

"Kim umre yapan birini, savaşan bir gaziyi veya hac eden bir hacıyı teçhiz ederse veya onların ehlinde onla­ra halef olursa: onların ecrinden bir şey eksilmeden on­ların ecri kadar onlara da vardır." [17]

404- Mücahid sultan Mahmud (eş-Şehid ile maruftur) ken­disinin Kitab'ul-Cihad adlı eserinde kendi isnadıyla Said b. Sabık'dan Ali b. Ebi Talib'ten o da Rasulullah'dan rivayet et­miş:

"Kim Allah yolunda (savaşan) bir gazinin ev halkına vekil olur; onlara yeterli olur, insanlara muhtaç olmamalarını sağlar ve vefakar olursa, Allahu Teala kıyamet gü­nünde (ona) şöyle der:

"Beni yediren, içiren, seven ve bana verene merhaba! Ey melekler şahid olun muhakkak ki kerametimin tümü ona vacip oldu. Cennete giren hiç kimse yoktur ki Al­lah'ın ona verdiği dereceye gıpta etmiş olmasın. "İbni Asakir bu tarik ile vicade [18] olarak rivayet etmiş [19]

405-  Muaz b. Cebel'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle bu­yurmuş:

"Kim (savaşan) gazinin zevce ve çocuklarına o (gaza­dan) dönünceye kadar halef olurve ihtiyaçlarını karşılar­sa Allah onu on bin hur'ul-lyn ile evlendirir; Her zevce­nin yakut ve inciden on bin köşkü var. Her köşkte onbin hane, her hanede on bin ev var. Her evde inci ve yakut­tan taht var, her tahtın üzerinde bir kız var, şayet onun bilezikleri görünse onun parlaklık ve ışığı güneş ve aya galebe çalar. 

Hadisi Taberani Ahmed b. Abdullah el-İyadi'den... o da Muaz'dan rivayet etmiş. Gördüğün gibi onda ölçüsüzlük var. Yine de en iyisini Allah bilir. [20]

406- Şifa'us-Sudur'un sahibi Rasulullah'dan (s.a.v.) şu­nu zikreder:

"Ona Cebrail gelerek düşmana karşı bir ordu hazırlama­sını emretti. Rasulullah da (s.a.v.) hazırlanmalarını emretti ve onları teçhiz etti. Adamları tek tek donattı. Ancak Ensar'dan Hudayr adındaki şahsı unuttu, onu teçhiz etmedi. Bu­na rağmen orduyla sabrederek ecrini Allah'tan bekleyerek çıktı. Kendisine karşı yapılan bu fiilin Rasulullah'dan (s.a.v.) bir kızgınlık olduğunu zannediyordu.

Hudayr ordunun sonunda yürümeye başladı. Ayağını her kaldırış ve indirişinde şunu diyordu:

"Subhanallahi ve'1-Hamdulillah'i ve-llah'u-Ekbar vela havle vela kuvvete illa billah -Ey Rabbim bu ne güzel azık­tır" Allahu Teala Cebrail'i Rasulullah'a (s.a.v.) göndererek ona şöyle dedi:

"Ey Muhammed Allah sana selam gönderdi ve sana şöyle diyor: Orduyu donatıp azıklarını verdin ve Hu-dayr'i unutup teçhiz etmedin, ona azık vermedin. O or­dunun gerisindedir. Ayrıca Ondan öyle bir konuşma/söz yükseliyor ki göklerin meleklerini ağlattı. Onu teçhiz etmede acele et.

 "Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) ona bir elçi göndere­rek teçhizini ve azık verilmesini istedi. Gönderdiği elçiye;

"Onun sözünün başını ve sonunu hıfz et" Buyurdu.

Elçi ona ordunun arkasında vardı ve şöyle diyordu:

"La ilahe illallah ve'1-Hamdu lillah vellah'u-Ekbar ve subhanallahi vela havle vela kuvvete illa billah (Allah'tan başka ilah yoktur. Allah'a hamd olsun. Allah en büyüktür. Allah her türlü eksiklikten münezzehtir. Her türlü güç ve kuvvet ancak Allah iledir.) [21]

Ey Rabbim bu ne güzel azıktır. Adam'a:

"Bu senin malzemendir." dedi. [22]O:

"Yoksa Rasulullah (s.a.v.) benden razı (hoşnut) oldu mu?" [23]

Elçi:

"Sana kızmadı ki senden razı olsun. Sadece seni unutmuş, Allahu Teala da Cebrail'i ona gönderip ona seni hatırlattı. Bunun üzerine Hudayr hemen secdeye kapandı. Sonra ba­şını kaldırdı. Allah'a hamdetti. Ona senada bulundu. Rasulullah'a da (s.a.v.) salvat getirdi sonra da şöyle dedi:

"Rabbim beni Arş'ı üzerinde hatırladı. Allah'ım Hudayr'ı unutmadın Hudayri de seni unutmayacak (biri) kıl."Müellif -Allah onu affetsin- der ki:

"Hudayr hakkında İbni Esir "Sahabede onun zikri var" der.  [24]                                               

407- Nafi ve İbni Ömer'den. Rasulullah (s.a.v.) bir ordu gönderdi onun içinde ismi Hudayr olan bir adam vardı... ve hadisi zikreder. İbni Mendeh ve Ebu Nuaym muhtasar ola­rak rivayet etmişler. [25]

 

Fasıl

 

Kim gaza için hazırlanır da onu hastalık v.s. engellerse teçhizatını başkasına onunla savaşması için vermesi lazım. Rasulullah'ın (s.a.v.) şu hadisinden dolayı:

"Kim Allah yolunda (savaşacak) bir gaziyi teçhiz eder­se muhakkak ki gaza etmiş olur." (397'de geçti.)

408- Enes b. Malik'ten Eşlem kabilesinden bir genç:

"Ey Allah'ın Rasulu! Ben gaza etmek istiyorum ama

yanımda hazırlık tutacak (teçhiz için) bir şeyim yok." dedi. Rasulullah (s.a.v.):

"Filana git. Çünkü o hazırlık tutmuş da hastalan­mıştı." buyurdu.

O da giderek: Rasulullah (s.a.v.) sana selam ediyor; ve yaptığın hazırlığı bana vermeni söylüyor" dedi. O da:

"Ey filan hanım! benim yaptığım hazırlığı buna ver! Ondan hiçbir şey saklama! Allah aşkına ondan bir şey saklama ki, sana onun hakkında bereket verilsin" dedi. [26]

409- Beyhaki'nin rivayetinde ise Rasulullah (s.a.v.) ona şöyle demiş:

"Ona git. Ona "Rasulullah (.a.v.) sana selam ediyor ve bana onunla hazırlanacağım şeyi vermeni emredi­yor... dedi. [27]

410- Ahmed ricali sika olan bir isnad ile Cebel b. Harise den rivayet etmiş. Rasulullah (s.a.v.) savaşmayacağı zaman silahını Ali veya Üsame'ye verirdi. [28]

 

Mücahidin Ev Halkına (Halef) Bıraktığı Kimsenin Onlar Hususunda Hıyanetinin Şiddetli Cezası (Günahı):

 

411- Müslim Sahih'inde Bureyde b. Husayp'dan [29] ri­vayet etmiş. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Mücahidin kadınlarının (evlerinde) oturan erkek­lere hürmeti, annelerinin hürmeti gibidir, (evinde) otu­ranlardan bir erkek, mücahidlerden bir adama ailesi hususunda halef olur da onlar hakkında kendisine hıyanet ederse kıyamet gününde durdurular da onun amelinden dilediğini alır. Ne zannediyorsunuz?! [30]

Bu hadis sayılmayacak sayıda ve bir grup sahabeden ri­vayet edilmiş. Allah en iyi bilendir.Ebu Abdillah el-Halimi der ki:

Bu -ki en eyisini Allah bi­lir- mücahidin (evinde) oturan üzerinde hakkının büyük oluşundandır. Çünkü o, ona (mücahide) vekil oldu. Müca­hidin cihadıyla onun üzerindeki (cihada) çıkma farziyeti sakit oldu. Bununla birlikte mücahid onu canıyla korudu, ca­nına ona bir kale bir kalkan yaptı. Dolayısıyla komşuya hıyanetin uzak olan hıyanetten daha büyük olduğu gibi müca­hidin ehli hususunda hıyanet etmek de komşunun ehlin(hususun) da hıyanet etmekten daha büyük (günah) tür. Yine­de en iyi bilen Allah'tır.[31]

 



[1] Müslim İmare: 1896.

[2] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/302

[3] Müslim İmaret: 1896.

[4] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/302

[5] Feth'ul-Bari, Kitab'ul-Cihad H no: 2843, 6/49; Müslim İmaret: 1895.

[6] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/302

[7] Tirmizi Siyam: 2/151. Bu Hasen ve sahih bir hadistir der. İbni Mace Siyam: 1/555.

[8] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/302-303

[9] Mevarid'uz-Zaman Cihad s: 390.

[10] İbni Mace Cihad: 2/921-922. Senedinde Osman b. Abdillah b. Surake var. Tehzib'te hadisi ayrıca Mevarid'uz-Zaman'da bulamadım.

[11] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/303

[12] Heysemi "Taberani evsat'ta rivayet etmiş, ricali sahih'in rica­lidir. Mecma'uz-Zevaid: 5/283.

[13] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/303

[14] Ahmed Müsned: 5/234; Mecma'uz-Zevaid: 5/283. Heysemi Taberani rivayet etmiş. İsnadında Ebubekir b. Ebi Mer­yem -ki zayıftır ve İsmi zikredilmeyen bir ravi var.

[15] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/303-304

[16] Muhammed b. Ali b. Ebi Talib el-Haşimi, Ebu'l-Kasım b. el-Hanefiyyeel-Medeni'dir. Sika ve alim bir zattır. Seksenden sonra vefat etmiş ikinci nesildendir. Takrib'ut-Tehzib s: 312.

[17] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/304

[18] Vicade bir hadis veya yazıyı bir şahsın İsnadı ve yazıyla bul­maktır. Rivayet yoluyla değildir bu yazı da bulduğunu aktarmadır. El-Ba-is'ul-Hadiss: 107.

[19] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/304

[20] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/305

[21] Es-Sunen'ul-Kübra Kitab'us-Siyer, 9/28.

[22] Müslim İmaret: 3/1506.

[23] Üsd'ul-Ğabetifimarifet'is-Sahabeti: 1/465; El-İsabe: 1/316.

[24] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/305-306

[25] Onu Müsned'te bulamadım. Heysemi "Bunu Ahmed ve Taberani (El-Kebir'de ve EI-Evsat'ta) rivayet etmişler. Ahmed'in ricali sikadır" der. Mecma'uz-Zevaid: 5/283. İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/306

[26] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/307

[27] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/307

[28] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/307

[29] Bedirden önce müslüman olmuş. İsmi, Bureyde b. Husayp Ebu Sehl el-Eslemî'dir. Altmış üç yılında vefat etti. Et-Takrib s: 43.

[30] Müslim Sahih Kitab'ul-İmareti: 3/1508.

[31] EI-Minhac fi şiab'il-İman: 2/475