Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 15. Sayfa - Cihad

12. MÜCAHİTLERE YARDIM, LEVAZIM V.S. İLE DESTEKLEME, ONLARI YEDİRME, ONLARA HİZMET ETME, ONLARI YÜREKLENDİME VE ONLARLA VEDALAŞMANIN FAZİLETİ 2

Gazileri Yürüklendirme Onları Uğurlama Ve Gazinin Ehli İle Vedalaşmanın Fazileti 5


12. MÜCAHİTLERE YARDIM, LEVAZIM V.S. İLE DES­TEKLEME, ONLARI YEDİRME, ONLARA HİZMET ETME, ONLARI YÜREKLENDİME VE ONLARLA VEDALAŞMANIN FAZİLETİ

 

412- İmam Ahmed, İbni Ebi Şeybe, Hakim ve başkala­rı Abdullah b. Muhammed b. Ukayl tarikiyle Abdullah b. Sehl b. Hanif'ten rivayet etmişler. Rasulullah (s.a.v.) şöy­le buyurmuş:

"Kim Allah yolunda bir mücahide, zorluk anında bir gaziye, yahut köleleğinde bir mükatibe (efendisiyle hür riyetinin bedelini ödemek kaydıyla anlaşma yapan köle­dir.) yardım ederse, O'nun gölgesinin dışında gölgenin olmadığı günde Allah onu gölgelendirir.[1]

413- Ebu Said el-Hudri'den rivayet edilmiş. Rasulullah (s.a.v.) söyle buyurmuş:

"Kim bir gaziyi işitir de ihtiyaçlarından bazısında ona yardım etmek için, veya bir müddet onu yüreklen­dirmek için yahut ona selam vermek için ona (doğru) kal­karsa, o anasından doğduğu gün gibi günahlarından çıkmış (temizlenmiş) olarak kalkar ve o kıyamet günün­de şehitlerle beraber onun arkadaşı/refiki olur. Kim (savaşan) bir gaziyi mükemmel bir biçimde teçhiz eder­se, ölünceye kadar onun ecri kadar ona ecir olur. Kim Allah'ın isminin anılacağı bir mescit yaparsa, Allah on cennette bir ev yapar. "Bunu Şifa'us-Sudur'da zikretmiştir. [2]

414-  İbni Asakir Amr b. Zurare'den... oda İbni Ab bas'tan rivayet etmiş. O şöyle der:

"Kim Allah yolunda bir atı(ın teçhizini) omuzuna alır ve bunu sürdürürse, bu at olduğu müddetçe canı ve malıyla Al­lah yolunda çıkan kişinin ecri gibi ona da ecir yazılır. Kim Allah yolunda bir kılıç verirse, kıyamet günü yaratıkların ba­şında bu kılıç uzun bir dille gelerek şöyle der:"Dikkat edin! Ben filanın oğlu filanın kılıcıyım. Ben kıyamete kadar onun için cihad ettim. Kim de Allah yolun­da bir elbise verirse, Allah ona her gün bir dünva rengini alan cennet elbisesinden bir elbise verir." [3]

415- Şifa'us-Sudur'da Kab'ul-Ahbar'dan nakledilmiştir. O şöyle demiş:"İyilik; (maruf)tan hiçbir şeyi hakir (küçük) görmeyin. Şu gerçek ki bir adam Allah yolunda borç olarak verdiği bir iğ­ne ile, Allah yolunda yardımda bulunduğu sepetle bir kadın ve yine Beyt'il-Makdıs'in yapımında kullanılmak üzere yardımda bulunduğu balyozla bir kadın cennete girdi." [4]

416- Yahya b. Amrb. Seleme'den o da babasından o da İbni Mesud'dan rivayet etmiş. O şöyle demiş:

"Allah yolunda bir kamçıyla yardımda bulunmam (kamçıyla yararlandırmam) bana hac üstüne hac yapmak­tan daha sevimlidir.[5]İbni Mübarek ve İbni Ebi Şeybe rivayet etmiş. [6]

417- Taberani'de rivayet etmiş. Ancak o şöyle der: "Abdullah şöyle diyordu:

"Allah yolunda bir kamçı hazırlaman bana hac ardından başka bir hac yapmaktan daha sevimlidir.[7]

418-  Ömer b. Hattab'dan rivayet edilmiş. Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim (savaşan) bir gazinin başını gölgelendirirse Al­lah kıyamet gününde onu gölgelendirir. Kim Allah yolunda bir gaziyi teçhiz ederse, ölünceye veya dönünceye kadar onun ecri kadar ona da ecir var. Kim Allah için, Allah'ın adının zikredileceği bir mescit yaparsa, Allah onun için cennette bir köşk/ev bina eder. [8] Bunu İbni Ebi Şeybe, İbni Mace, İbni Hibban, Beyhaki ve onun şeyhi Hakim rivayet etmiş ve (Hakim) "isnadı sa­hihtir" demiş.

419-  İbni Münzir el-Evsat'ta Rasulullah'ın (s.a.v.) şu hadisini rivayet eder.

"Kim bir gazinin başını gölgelendirirse, o (gazi) dö­nünceye veya ölünceye kadar onun ecri kadar ona da ecir vardır." [9]

420- Ebu Umame'den rivayet edilmiş. Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Sadakaların en hayırlısı, Allah yolunda kıl çadırı ve­rerek mücahidi gölgelendirmek, Allah yolunda (mücahi­din hizmetine) bir hizmetçi vermek ve yine Allah yolun­da bir aygır vermektir."Tirmizi rivayet etmiş ve "Hadis hasen ve sahihtir" der. Hadisin anlamı şudur:

"Kim bir mücahidi çadırla gölgelendirir, karşılıksız ona bir hizmetçi verirse veya aygır bir deve verirse işte bunlar en faziletli sadakalardır. [10]

421- Cabir'den Rasülullah (s.a.v.) gaza etmek istedi ve şöyle buyurdu:

"Ey muhacir ve ensar topluluğu! Sizin kardeşleri­nizden öyleleri vardırki onların ne malı ne de aşiretleri var. Sizden her biri onlardan bir iki tanesini yanına alsın. Bizim sizin develeriniz gibisnden başka da bineceği­miz devemiz yoktu. İki veya üç kişiyi yanıma aldım. [11]Ebu Davud ve Hakim rivayet etmiş. Hakim 'isnadı sahih­tir" demiş. [12]

422- Adiy b. Hatem'den rivayet edilmiş der ki:

"Ey Allah'ın Rasulu hangi sadaka daha hayırlıdır." de­dim. Rasulullah (s.a.v.):

"Allah yolunda kişinin arkadaşlarına hizmetidir." Buyurdu.

"Ey Allah'ın Rasulu bundan sonra hangi sadaka daha ha­yırlıdır?" dedim. Rasulullah:

"Adamın Allah yolunda arkadaşlarını gölgelendir­mek için yaptığı evdir." Buyurdu.

"Bundan sonra hangi sadaka daha hayırlıdır?" dedim. Ra­sulullah (s.a.v.):

"Arkadaşını Allah yolunda taşıyacak bir atı ödünç vermektir." buyurdu.[13]Said b. Mansur Sunen'inde zikretmiştir.[14]

423- Hakim'in lafzı şöyledir:

"Adiy b. Hatem'den rivayet edilmiş. O (Rasulullah'a (s.a.v.):

"Hangi sadaka daha efdaldır" sormuş. Rasulullah (s.a.v.):

"Allah yolunda bir kulun hizmeti, çadırla gölgelendirme veya Allah yolunda aygırı vermedir." buyurdu.Hakim isnadı sahihtir der.[15]

424- Süleyman b. Ömer'den ona şunun ulaştığı nakledil­miştir.:

"Üç şey vardır ki, onlardaki ecri hiç kimse bilmez Al­lah yolunda hizmet eden, Allah yolunda (gazileri) gölge lendiren ve atını borçla veren kişi.

"Bunu Said b. Mansur bu şekilde sahih bir isnau'lie riva­yet etmiş.[16]

425- Şeddad b. Evs'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyur­muş:

"Kim (savaşan) bir gaziye bir yemek takdim ederse, Allah onun için cennette bir sofra hazırlar. O sofradan cin ve insanlar doyar. Kim (savaşan) bir gaziye bir su ve­rirse, ona Firdevs'te bir nehir verilir; eni doğu ile batı arası kadardır. İki yakasında hurilerden zevcelerin ol­duğu inciden kubbeler vardır. Kim (savaşan) bir gaziye bir nafaka veya en küçük bir iyilikle iyilik ederse, günah­larından anasından doğduğu gün gibi çıkar. Allahu Teala ona şöyle der:

"Beni veli edindiğin gibi sana müjdeler olsun. Veli (yardımcı, dost) olarak Allah yeter.

"Bunu Şifa'us-Sudur'da zikretmiş. [17]

426- Aynı şekilde Selman'i Farisi'den zikretmiş Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim Allah yolunda on iki kişiye hizmet ederse ana­sının onu doğurduğu gün gibi günahlarından çıkar. Arkadaşlarından yediyüz sene önce cennete girer. Kim ar­kadaşlarına bir tulum su içirirse anasının ona doğurdu­ğu gibi günahlarından çıkar. Kim Allah yolunda bir adamın susuzluğunu giderirse, kıyamet gününde o ve onun şefaatinden yetmişbin kişi Muhammed'in (s.a.v.) havuzuna gelirler.

"Rasulullah'ın (s.a.v.) ashabı sefere çıktıklarında, en fa­ziletlisi hizmete koşardı. Bunu kaçırdığında ezana koşardı.

427- Muaz'dan zikretmiş:

"Allah yolunda dostlarıma (yoldaşlarıma) tabi olup çul/keçe/larını tamir etmem, bineklerine su vermem bana birinci hacdan sonraki on hacdan daha sevimlidir." [18]

429- Damra b. Habib[19]ten Rasulullah (s.a.v.) şöyle bu­yurmuş:

"Kavmin en fazla ecirlisi onlara hizmet edendir. [20]

Said b. Mansur rivayet etmiş. [21]

430- Abdullah b. Amr'dan. Şöyle der:

"Kim Allah yolunda arkadaşlarına hizmet ederse, onun o insanlardan her birinden ecirden bir kırat (Irak'lılara ve Mekke'lilere göre değişen bir ölçü. Müt.) kadar üstünlüğü var.[22]İbni Mübarek İbni Lehia'dan (o da mevkuf olarak) rivayet etmiş. [23]

431- Musa b. Uley b. Rebah, o da babasından:

"Rasulullah (s.a.v.) arkadaşına hizmet eden kişi gördü­ğünde ona dua ederdi.[24]İbni Mübarek mürsel ve sahih bir isnad ile rivayet etmiş.

432- Ebu Kulabe'den "Rasulullah (s.a.v.) seferde asha­bını birbirinin yol arkadaşı yapardı. Onlardan bir tanesinde ben de vardım. Onlar kendi aralarında bulunan bir adamı dövmeye başladılar. Ve:

"Ey Allah'ın Rasulu! Onun benzerini görmedik. Konak­ladığımızda namaz kılar, yolculuğa başladığımızda (Kur'an) okur ve devamlı oruç tutar(dı)." dediler. Rasulullah (s.a.v.):

"Bu kime yeter?" Bizler:

"Bize (yeter)" dedik. Tekrar:

"Bu kime yeter" Biz yine:

"Bize (yeter)" deyince. Rasulullah (s.a.v.):

"Tekiniz ondan daha hayırlısınız" buyurdu. [25] İbn'ul-Mübarek rivayet etmiş. Hadis mürsel ve isnadı da sahihtir.Hadiste geçen "içlerinde bulunan bir adamı medhettiler" cümlesindeki "yehref'u-yehrefune" Birini uzun uzadıya övmektir. Atasözünde "Tanımadan övme (tehref'u)"Harevi ise şöyle der:

El-Herefu (övme); tanımadan bir adamı övmektir. Eğer (övme) bilgi ve tanıma neticesindeyse bu "Haref" olmaz.[26]

433-  Ebu Hureyre'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyur­muş:

"Allah yolunda (savaşan) gazilerin en hayırlısı on­lara hizmet edendir. Sonra onları haber getirendir. Al­lah indinde özel bir yere sahip olan ise oruçlu olanıdır. Kim Allah yolunda arkadaşlarının susuzluğunu bir tu­lum su ile giderirse onlardan yetmiş yıl önce veya yetmiş derece ile cennete girer.

Taberani rivayet etmiş. Aynı tarikle İbni Asakir de rivayet etmiş ve "(Hadis) gariptir" demiş.[27]

434- Sultan Nuruddin kitabında kendi isnadiyla Enes Malik'ten rivayet etmiş. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim mücahidlere bir gün hizmet ederse onun Allah indinde on bin senenin sevabı olur." [28]

435-  Şifa'us-Sudur'da zikredilmiş. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim Allah yolunda bir kavme hizmet ederse onlar­dan her birinin ecrinden ona kirat ecir var. Onların ec­rinden de birşey eksilmez. Gazilerin en efdalı onlara hizmet eden ve bineklerini güdendir." [29]

436- Der ki: Başka bir hadiste:

"Gazilerin en efdalı onlara hizmet edeni, sonra bineklerini güden, sonra da müezzinleridir." [30]

437-.Rasulullah (s.a.v.) arkadaşlarına yemek hazırla­makta olan, terleyip ateşin ısısından eziyet gören bir adama rastladı/uğradı. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Bundan sonra cehennemin ateşi ona değmez."

Yunus es-Sehhak der ki:

Bizden bir yaşlı gaza ettiğinde arkadaşlarına hizmet etmeyi şart koşardı. Biri başını veya elbisesini yıkamak istediğinde o şöyle derdi:

"Bu benim şartı (koştuğu)m dandır. (Dolayısıyla ben yıkayacağım) Der ki, onun vefatında ve guslünde hazır bulundum. Onun sağ elinde cennet ehlinden olduğu yazıldığı görüldü. Bakmaya gittim. Onun etle deri arasında olduğunu gördüm. [31]

438- Muaz b. Cebel'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyur­muş:

"Kim gazinin mektubunu ehline veya ehlinden ona mektup uîaştırırsa, Allah ona kitabını sağdan verir ve ona ateşten bir beraat yazar.

"Beyhaki Şuab'ta Halil b. Abdillah'tan... o ,da İbni Ğanam'dan rivayet etmiş ve "Bu Halil meçhuldür, hadisin metni de münkerdir" demiş.[32]

439- Bilal b. Sad'ten rivayet edilmiş. O da Amir b. Ab-dulkays'i Rum diyarında gören bir kişididen rivayet etmiş: Amir nöbetleşe bindikleri bir katır üzerindeydi. Muhacirler de sırayla biniyorlardı. Bilal b. Sa'd der ki:

"Gazi olarak ayrıldığında durup geçen (grup) arkadaşları gözetlerdi. Ona uğrayan bir grup olduğunda şöyle derdi:

Baksanıza! Sizinle bana nefsinizden üç şey vermek üzere arkadaşlık ediyorum. "Onlar nedir?" dediklerinde şöyle derdi:

Sizin hizmetçiniz olacağım, sizden hiçbiri bu hususta be­nimle çekişmeyecek. Sizin müezziniz olacağım yine hiç kimse benimle çekişmeyecek ve gücüm oranında size infakta bulunacağım. Evet demeleri halinde onlara katilindi. Onlardan biri bu hususta çekişme göstermişse onlardan başkasına geçerdi.[33] İbn'ul-Mübarek rivayet etmiş. Onun tarikiylede İbni Asakir rivayet etmiş.Müellif -Allah onu affetsin- der ki: Selef gaza edici olarak çıktıklarında, onlardan herbiri arkadaşlarının hizmetinde bulunmak, gücü oranında onlarda sevinci oluş­turmak, gücü oranında onlara infak etmek, gücü yetmediğin­de ise onları kendine tercih etmek için çaba gösteriyor­lardı. Bunu yaparkende, bunu Allah için, O'nun rızasını kazanmak ve sevabına nail olmak için yapıyorlardı. [34]

440- Onların başkalarını kendilerine tercih etmeleri ile ilgili en acayip (şaşılacak) kıssa İbn'ul-Mübarek'in Amr b. Said'ten... onundaEbu'İ-Cehmb. Huzeyfeel-Adavi'den ri­vayet ettikleri kıssadır. Ebu'1-Cehm[35] der ki: Yermuk gü­nü (savaşında) az su ile amcamın oğlunu aramaya çıktım. Dedim ki: Eğer hayattaysa ona su verir, yüzünü de yıkarım. (Gezerken) bi baktım ki çok şiddetli ses çıkarıyor. Ona"Su vereyim mi?" dedim."Evet" diye işaret etti. Bu arada bir başkası"Ah!" dedi. Amcamın oğlu ona gitmemi söyledi. Onun Amr b. As'ın kardeşi Hişam b. As[36] idi. Ona vardım,"Sana su vereyim mi?" dedim. Bu arada bir başkasının"Ah" sesi duyuldu. Hişam ona'gitmemi işaret etti. Ona vardığımıda vefat etmişti. Sonra Hişam'a döndüm o da ve­fat etmişti. Bundan sonra amcamın oğluna döndüm o da ve­fat etmişti. Allah'ın rahmeti onların üzerinde olsun.[37]

441- Habib b. Ebi Sabit'ten rivayet edilmiş. Haris b. Hişam [38], İkrime b. Ebu Cehil [39] ve Ayaş b. Rabia [40] Yermük günü çıktılar. Aralandıklarında Haris b. Hişam içmek için su istedi. Ona İkrime bakınca,"Suyu İkrime'ye ver" dedi. İkrime suyu alınca Ayaş ona baktı. Bunun üzerine İkrime:"Suyu Ayyaş'a ver" dedi. Ayaş ona su yetişmeden vefat etti, su diğerlerine de ulaşmadı. Hepsi vefat etti."İbni Mendeh, Es-Sahabe, Ebu Naim ve İbni Abdi'1-Ber tahric etmiştir.Müellif -Allah onu affetsin- der ki:

"Yermuk savaşı on beşinci yılda vuku bulmuştu. Rum (Bizanslı)Iar. Yüzbin kimilerine göre de üç yüz bin, müslüman da otuz bindi.Allah şana rahmetsin şu halde bile kardeşlerini kendile­rini tercih etmelerine, ihtiyaç hissetmelerine rağmen cömert oluşlarına ve hayatlarına muadil (denk) şeylerde nefis­lerinin iyiliklerine bir bak! Elbette Allah'ın rızasını ve gü­zel sonucu hak ettiler, Allah'ım onlara tabi olmayı bize na­sip et, rızanın mahallinde ve bağışlamanın menzilinde bizim­le onları bir araya getir ey Keremli'lerin en keremlisi. [41]

 

Gazileri Yürüklendirme Onları Uğurlama Ve Gazinin Ehli İle Vedalaşmanın Fazileti

 

442- İbni Abbas'dan Rasulullah (s.a.v.) bir ordu hazırla­yıp onları yönlendirdiğinde onlarla beraber Baki'a kadar yü­rüdü. Sonra şöyle buyurdu:

"Allah'ın adıyla gidiniz/çıkınız, Allah'ım onlara yar­dım et. [42] Hakim İbni İshak tarikiyle rivayet etmiş ye "isnadı sahih­tir" demiş. [43]                                                           

443- Abdullah b. Yezid el-Hatmi'den Rasulullah (s.a.v.) bir orduyu uğurlayıp veda tepesine geldiğinde şöyle dedi:

"Dininizde, emanetinizde ve amellerinizin sonunda ve akıbetinde Allah'a emanet olun .[44] İbni Asakir rivayet etmiş. [45]

444-  Ebubekir es-Sıddık'dan O bir orduyu uğurlayıp onlarla yürüdü ve sonra şöyle dedi:

"Kendi yolunda ayaklarımızı tozlatan Allah'a hamd olsun." Bir adam:

"Onları ancak uğurladık" deyince, O:

"Biz onları teçhiz ettik, uğurladık ve onlara dua ettik."

İbni Ebi Şeybe ve Beyhaki rivayet etmiş. [46]

445- Ebubekir Şam'a bir ordu gönderdi. Uğurlamak için onlarla beraber çıktı. Kendisi yürüyordu. Ona:

"Ey Allah'ın Rasulünün halifesi (bineğe) bin" demeleri üzerine O:

"Allah yolunda adımlan addediyorum." dedi.[47]

446- İbni Asakir Yahya b. Said'ten rivayet etmiş. Ebubekir Şam'a ordular gönderdi. Yezid b. Ebi Süfyan[48]ile yürümek için çıktı. Yezid bu ordunun dörtte birinin komuta­nıydı. Yezid Ebubekir'e:

"Ya sen bineceksin veya ben ineceğim" deyince, Ebubekir:

"Ne sen ineceksin ne de ben bineceğim şu adımlarımın Allah (uğrunda) yolunda olmalarını diliyorum. [49]

447- Mücahid'ten ben gazaya çıktım. İbni Ömer'i uğur­ladık. Bizden ayrılmak istediğinde şöyle dedi:

"Size verebileceğim hiçbir şey yanımda yoktur. Lakin Rasulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu işittim:

"Şüphesiz Aliahu Tealaya birşey emanet bırakılırsa O, onları korur. Ben de dininizi, emanetinizi ve amelle­rinizin neticelerini Allah'a emanet ediyorum. [50] Bunu Beyhaki ve Nesai rivayet etmiş:Ebu Said el-Hudri'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyur­muş:

"Her kim gaziyi duyar ihtiyaçlarından bazılarım gi­dermek onu uğurlamak veya ona selam vermek için kal­karsa, anası onu doğurduğu gibi günahlarından çıkmış olarak kalkar. O kıyamet gününde şehitlerle beraber onun arkadaşı olur.”

Bunu Şifa'us-Sudur'da zikretti. Daha önce bu hadis. [51]

448- Yine aynı şekilde İbni Abbas'dan mevkuf olarak ri­vayet etmiş:

"Gaziyi uğurlayan kişinin karşılaşacağı (ecir) yetmiş kattır. En düşüğü bağışlanmadır. Onunla Halil'ur-Rahman'ı sıdk (doğruluk) makamında bir araya getirir.

"Gaziye ne var?" denildiğinde şöyle cevap verdi:

"Heyhat! Heyhat! Allah'ın onlara vereceği sevaptan bilgi kesiktir." [52]

449- Yine Ebu Hureyre'den mevkuf olarak:

"Kim dostuna benimle şu gaziyi uğurlamaya gide­lim dese Allah arşının üzerinde şöyle der: (Bunu) söyleyen ve kendisine söyleyene müjdeler olsun." [53]

450-  Sehl b. Mu az Basın'dan Rasululah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Mücahidi Allah yolunda uğurlayıp, gidişinde veya dönüşünde (yahut sabah veya akşamın bir müddetinde) eşyasına göz-kulak olmam bana dünya ve içindekilerin-den daha hayırlıdır."

Hadisi İbni Mace, ibn'il-Münzir (El-Evsat'ta) Hakim, Beyhaki rivayet etmiş. Hepsi de Yahya b. Eyyub'un babasın­dan olan tarikle rivayet etmişler. Hakim "isnadı sahihtir" der.[54]

451- Süleyman b. Mehran Ali b. Ebi Talib'ten. O şöyle der:

"Adam Allah yolunda gaza edici olarak çıkıp ehliyle vedalaşır onlar da onunla vedalaşirsa, Allah meleklere karşı onunla övünür ve şöyle der: "Şu kuluma bakınız. O ehliyle ehlide onunla Allah'ın rızası uğruna vedalaşıyoruz. Sizi şahit tutuyorum, muhakkak ki onu bağışladım. Günahları da kapısı üzerinde bir köprü olur. Anası onu doğurduğu gün gibi o da günahlarından çıkar.

"Bunu Şifa'us-Sudur'da zikretmiş. Hadis mevkuftur. Çün­kü Süleyman Ali'ye ulaşmamış. [55]

452- Yine aynı şekilde Ebu Umame'den zikretmiş:

"Adam gaza için ehliyle vedalaşırsa, Allah onun günahlarını silecek (bir) melek gönderir. Onu kapının eşiğinde bekler. Çıkmak için ayağını attığında Allah da onu günahlarından çıkarır. Ona hac veya umre eden kişinin ecrini verir. Okuduğu her bir ayet için onu bağış­lar ki bu bir gecenin kıyamından ve bin günün orucun­dan daha hayırlıdır." [56]

453- Yine aynı şekilde Kab'tan.nakletmiş:

"Allah meleklere karşı ehli ile vedalaşan, onlara ağ­layan onların da ona ağladığı gazi ve silahıyla övünür, on­ların ağlamalarına ev ve duvarlar da ağlar. Onlara rahmet bürünüp hepsini kaplar. Evinden çıktığında yılanın kavın­dan çıktığı gibi onların tüm günahlarından çıkarlar.

"Mesele: Muğni'nin sahibi Ahmed der ki:

"Adam çıktığında uğurlanır, (ancak onun dönüşünde) onu karşılamazlar. Ebu Abdullah -yani Ahmed- (Ebu'l-Saiğ'4 çarıkları ellerinde olduğu halde uğurladı. O bununla Allah yolunda ayaklarının tozlanmasını isteyen Ebubekir'in fiiline ittibaan yapardı.

Müellif der ki:

"...(Dönüşünde) karşılanmaz" sözü Sahih'i Buhari'de geçenden (rivayetlerden) dolayı üzerinde durulmamıştır. [57]

454- Sail b. Yezid şöyle dedi:

"Hatırlarım çocuklarla beraber Rasulullah'ın (s.a.v.) Tebük seferinden dönüşlerinde onları karşılamak üzere ve­da tepesine çıkmıştık.

Ebu Davud'da rivayet etmiş onun lafzı ise:

455- Rasulullah (s.a.v.) Tebuk gazasından dönünce insan­lar onu karşıladı. Ben de çocuklarla birlikte veda tepesinde onu karşıladım.[58]

(Ebu Davud) Bunu Kitab'ul-Cihad'ta zikretmiş ve "kar­şılama" başlığım koymuş. Buharı "Gaziye Karşılama Babı" diye başlık atmış. [59]

 



[1] Ahmed Müsned: 3/487;

İbni Ebi Şeybe El-Musannaf Kitab'ul cihad: 5/351;

Hakim el-Müstedrek: 2/89. Hakim ve Zehebi bunda sukut etmişler.

 İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/309

[2] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/309

[3] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/309-310

[4] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/310

[5] Kitab'ul-Cihad: 2/186;İbni Ebi Şeybe el-Musannaf kitab'ul-Cihad: 5/310.

[6] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/310

[7] El-Mucem'ul-Kebir: 9/70 H. no: 9158.'

[8] El-Musannaf: 5/351; İbni Mace Kitab'ul-Cihad: 2/921-922;

Mevarid'uz-Zaman Kitab'ul-Cihad s: 398;

Beyhaki Sunen'ul-Kübra: 9/172; Bezzar Keşf'ul-Estar: 2/264;

Mecma'uz-Zevaid: 5/284.

[9] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/311

[10] Tirmizi Ebvab'ul-Cihad: 3/91.

[11] Ebu Davud Sünen Kitab'ul-Cihad: 3/41; Hakim Müstedrek Kitab'ul-Cihad: 2/90.

[12] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/311-312

[13] Said b. Mansur Sünen: 2/3/167.

[14] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/312

[15] El-Müstedrek Kitab'ul-Cihad: 2/91.

[16] Said Sünen: 2/3/268.

[17] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/313

[18] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/313-314

[19] Damra b. Habİb b. Şuayb ez-Zubeydi Ebu Ataba el-Humsi'dir. Sikadır Takrib s: 155.

[20] Said Sünen: 2/3/167.

[21] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/314

[22] Cihad: 2/178.

[23] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/314

[24] Cihad: 2/177.

[25] Cihad: 2/180.

[26] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/314-315

[27] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/315

[28] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/315

[29] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/315

[30] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/315-316

[31] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/316

[32] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/316

[33] Cihad: 2/178-179.

[34] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/316-317

[35] Ebu Cehm b. Huzayfe b. Ganim b. el-Kuraşi el-Adavi'dir. Fe­tih yılında müslüman oldu. Rasulullah'a (s.a.v.) dost oldu. Kureyş'in bü­yüğü ve liderlerindendi. Nesepte alimdi. Ka'be'nin binasına (yapımına) iki kez hazır oldu. Bir defa cahiliyesinde Kureyş'in yapımı döneminde, diğer bir defa İbni Zübeyr'in onun inşa etmesinde hazır oldu. Bazıları da onun Muaviye hilafetinin sonlarında vefat ettiğini söylerler. Bakınız el-İstiab: 4/32; ei-İsabe: 4/35-36.

[36] Hişam b. As veya As b. Vail b. Haşim b. Said el-Kuraşi es-Seh-mi. Amr b. As'ın kardeşidir. İslamı erken olmuş. Mekke'de.müslüman olmuş, Habeşistan'a hicret etmiştir. Rasulullah'ın(s.a.v.) hicret ettiğini duyunca Mekek'ye geri dönmüş. Babası ve kavmi onu Mekke'de hapset­ti. Taki Hendek (savaşın) dan sonra deyn günü Ebubekir'in hilafetinde öldürüldü. İbn'ul-Mübarek'in Şam ehlinden rivayet ettiğine göre ise o Yermuk günü şehit olmuş. Bakınız: el-İstiab: 3/593-594.

[37] Kitab'ul-Cihad: 1/132; Îbn'ul-Mübarek ez-Zühd s: 185;

El-İsabe: 4/35-36.

İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/317-318

[38] Haris b. Hişam b. Muğire b. Abdullah b. Mahzum, Ebu Abdur-rahman elMekki'dir. Ebu Cehlin kardeşidir. Mekke Fethi'nin müslümanlarındandır. Ömer'in hilafetinde Şam'da şehid oldu. Takrib'ut-Tehzib s: 61, El-İsabe: 1/293-4

[39] İkrime b. Ebi Cehil b. Hişam el-Mahzumi'dir. Mekke Feth'in-de müslüman oldu. İslam'ı güzel oldu. Sahih olan görüşe göre Ebubekir'in

ı hilafetinde Şam'da vefat etti

[40] Ayaş b. Ebi Rabia b. Muğire b. AbdiIIah b. Ömer b. Mahzum el-Kuraşi el-Mahzumi'dir. Babasının ismi Amr'dır. Çok önce müslüman olmuş, iki hicrette de bulunmuş. Rasulullah'ın (s.a.v.) kendisi için dua et­tiği müstezatlardandır. Yemame'de şehid düştü.Yermük'te şehit düştü­ğünü söyleyenler de var.

Takrib'ut-Tehzib s: 269).

[41] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/318-319

[42] El-Mustedrek: 2/98 ve "Bu hadis garip ve sahihtir" demiş. Zehebi de ona muvafakat etmiş.

[43] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/319

[44] Derim ki Hakim'de el-Mustedrek'te rivayet etmiş. 2/97-98. Zehebi ise onda sükût etmiş.

[45] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/319

[46] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/319

[47] El-Musannef Kitab'ul-Cihad: 5/344.

[48] Yezid b. Ebi Süfyan b. Harb el-Emevi, Muaviye'nin kardeşidir. Meşhur bir sahabidir. Ömer onu Şam'a emir yaptı. Ondokuz senesinde taundan ölünceye kadar orada kaldı. Takrib'ut-Tehçib s: 382.

[49] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/320

[50] Beyhaki Sunen'ul-KübraKitab'us-Siyer: a/173.

[51] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/320-321

[52] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/321

[53] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/321

[54] Senedi zayıftır.İbni MaceCihad: 2/943;

Müstedrek: 2/98; Sunen'ul-Kübra: 9/173.

[55] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/321-322

[56] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/322

[57] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/322

[58] Ebu Davud Sünen Kitab'ul-Cihad: 3/219.

[59] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/323