Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 18. Sayfa - Cihad

15. MÜCAHİD VE MURABITIN ORUÇ, NAMAZ, ZİKİR V.B. AMELLERİNİN FAZİLETİ 2


15. MÜCAHİD VE MURABITIN ORUÇ, NAMAZ, ZİKİR V.B. AMELLERİNİN FAZİLETİ BABI

 

544- Ebu Said el-Hudri'den. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Allah yolunda bir gün oruç tutan bir kul yok ki Al­lah bugünle onun yüzünü ateşten yetmiş yıl uzaklaştır­masın. [1]

Buharı, Müslim. [2]

545- Ebu Ya'la Zeban tarikiyle Sehl b. Muaz'dan o da ba­bası Muaz b. Enes'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim Allah yolunda Ramazan'ın dışında bir gün oruç tutarsa ateşten eğitilmiş bir arap atının yüz yıllık bir seyri kadar ateşten uzaklaştırır." [3]

546- Amr b. Abese'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyur­muş:

"Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa yüzyıllık bir mesafe ile ateş ondan uzaklaştırılır.[4]

Taberani Kebir'de rivayet etmiş. [5]

547- İbni Ebi Şeybe Mekhul'dan Rasulullah (s.a.v.) şöy­le buyurmuş:

"Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa yüzyıl ateş­ten uzaklaş(tırıl)ir.[6] Bu mürseldir.

548- Abdurrezzak Ubeydullah b. Zahar tarikiyle Ebu Umarne'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa Allah onun yüzünü iyi koşan (seğirten) bir arap atıyla yüz yıllık bir

mesafe ile ateşten uzaklaştırır.[7]

549- İbni Abbas'dan:"Kim tetevvu (iyilik) olarak Allah yolunda bir gün oruç tu­tarsa, Allah kıyamet günü duruşundan yirmiyil tahfif eder." [8]

550- Yine Mendel b. Ali -zayıftır- tarikiyle... İbni Ömer den rivayet etmiş:

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim bir müslümanın evliliğinde hazır olursa, Allah yolunda bir gün oruç tutmuş olur. Bir gün yediyüz iledir. Kim müslüman bir kişinin cenazesine gelirse, Allah yo­lunda bir gün oruç tutmuş gibi olur. Bir gün yediyüz iledir. Kim (hasta) müslüman bir kişiyi ziyaret ederse Allah yolunda bir gün oruç tutmuş gibi olur. Bir gün yediyüz (derece/gün) iledir."Başka raviler de şunu eklemişler:

Ve cuma günü yıkanırsa Allah yolunda bir gün oruç tutmuş gibi olur. Bir gün yediyüz (derece/gün) ile­dir." [9]

551- Ebu'd-Derda'dan Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyur­muş:

"Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah yer­le gök arası kadar olan bir hendeği onunla ateş arasına bırakır.” [10]

Taberani hasen bir isnad ile rivayet etmiş.

552- İbni Ebi Şeybe mevkuf olarak rivayet etmiş. Ancak onun lafzı şöyledir:

"Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, cehennem­le onun arası yerle gök arası kadar olur.[11]

553- Tirmizi Ebu Umame hadisinden rivayet etmiş ve"hadis gariptir" demiş.[12]

554- İbni Abbas'dan Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyur­muş:

"Allah yolunda bir gün oruç tutan bir kul yoktur ki, üzerinde birbirine benzemeyen yetmiş kadın bulunan in­ciden yapılmış çadırın içinde bulunan bir huri ile evlen­dirilir. Kırmızı yakuttan ve inci ile kemerli taht üzerin­dedir. Bunun yetmiş bin yatağı var. Astarları atlastan­dır. Orada onun hizmeti için yetmiş bin cariye (hizmet­çi) var. Ayrıca kocası için de yetmiş bin var. Onlardan her bir hizmetçinin altından yetmiş bin (yemek) tabak (ı) vardır. Her bir tabağın içinde başkasında bulunmayan bir yemek (çeşidi) var. Sonuncusunun lezzetini birinci­sinde bulduğu lezzet gibi bulur”.

İbni Asakir rivayet etmiş. Hadis gariptir, senedi de zayıf­tır

.Ebu Hureyre'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Gaza eden (gazi)lerin en hayırlısı, onlara hizmet edendir. Sonra onlara (düşmanlarından) haber getirendir. Allah indinde özel (hususi) bir yere sahip olan ise oruç­lu olandır.”

Taberani rivayet etmiş. Hadisin tamamı onikinci babta (333 no ile) geçmişti.

Müellif -Allah onu affetsin- der ki:

Seleften bir çok ki­şi, cihadta oruç tutuyorlardı. Oruçlu iken savaşıp, iftar etmi­yorlardı. (Oruçlarını savaşta bozmuyorlardı). Bunu Al­lah'tan bir ihsan beklemek, rızasını taleb etmek, sevabına na­il olmak için yapıyorlardı. İnşaallah ilerde bunun ayrıntıla­rı gelecektir. [13]

555- İbni Mübarek ve İbni Ebi Şeybe İbni Ömer'den ri­vayet etmişler:

(İbni Ömer) der ki: Yemame yılında Abdul­lah b. Mahreme[14] geldi."Ey Abdullah b. Ömer! Oruçlu iftar ede(bili)r mi?" de­di. Ben"Hayır" dedim. Şöyle dedi:

Bana şu yoldan biraz su getir belki iftarımı açarım" dedi. Bunun üzerine havuzun üzerine geldim. Havuz kanla doluydu. Kalkanıyla havuza vurdum. Ondan bir avuç alıp ona getirdim. Ona geldiğimde ruhunu teslim etmişti."[15]

556- İbni Mübarek'in rivayetinde ise, "İbni Ömer der ki:

"Ben Abdullah b. Mahreme ve Ebu Huzeyfe'nin mevla-

sı Salim ile Yemame gününde arkadaştık. Bizden herbiri bu­gün öbürlerini gözetip kollardı. Birgün gözetleme günü bendeyken savaş oldu. Yönelip baktım ki Abdullah b. Mah­reme vurulmuş. Başında durdum. Bana:

"Oruçlu iftar ede(bili)r mi?" dedi. Ben:

"Hayır" dedim. Dedi ki:

"Benim için şu yoldan su getir. Belki iftarımı açarım" de­di. Söylediğini yaptım. Sonra kendisine döndüm ki vefat et­mişti.[16]

557- İbni Mübarek Seriy b. Yahya[17] o da Sabit el-Buna-ni[18] den rivayet etmiş:

"Bir genç zamanın birinde gaza edip şehadetin (şehid ol­manın) peşine düştü, ancak (şehadete) nail olmadı. Kendi kendine şöyle dedi:"(İçinden şöyle geçirdi): Vallahi ehlime dönüp evlenmek­ten başka bir şey görmüyorum." Sonra kıl çadırda kaylulet[19]uykusuna daldı. Arkadaşları onu Öğlen namazına kaldırdı­lar. Der ki:

"Öyle bir ağladı ki, arkadaşları ona bir şey oldu sandılar. İnsanların bu halini görünce şöyle dedi:

"Hiçbir şeyim yok. Az önce bana biri geldi. Ben de uy­kudaydım. Bana:

"Haydi Ayna eşine gidelim" dedi. Ben de onunla beraber kalktım. Beni tertemiz, beyaz bir yerden geçirdi/götürdü. On­dan daha güzel göremediğim bir bahçeye geldik. Onda on hizmetçi vardı. Kesinlikle onlardan daha güzel birisini gör­memiştim. Onlardan biri olmasını, ümit ettim."Ayna nerede?" dedim."O önümüzdedir. Biz de onun hizmetçileriyiz" dediler. Arkadaşımla yürüdük. Sonra bir bahçeye geldik ki onun güzelliği geride bıraktığımızdan kat kat daha güzeldi. On­da da yirmi hizmetçi vardı; (Ayna'nın) onlardan biri olma­sını ümit ederdim.Ayna hanginiz" dedim."O önümüzdedir. Bizler onun hizmetçileriyiz" dediler. Otuz hizmetçiyi kadar zikretti.

Dedi ki: Sonra kırmızı yakuttan etrafını aydınlatan bir kubbeye (çadıra) geldim."Arkadaşım "gir" dedi. Girdim bir de ne göreyim Kub­ben (çadır)ın onun yanında ışığı olmayan bir bayan var. Oturup onunla bir müddet konuştum. O da benimle konuşu­yordu. Arkadaşım bana:"

çık ve git" dedi. Dedi ki:

"Arkadaşıma karşı gelemediğimden kalktım. Elbisemin bir kenarından tutup şöyle dedi:

 "Bu akşam bizde iftarını aç" Beni uyandırdığınızda bunun bir düş olduğunu gördüm. Ve bunun için ağladım.Onlar çok geçmeden süvarilere (savaş için) seslenildi.

Der ki: İnsanlar atlarına binip güneş batıncaya kadar (düşman­la) atıştılar. Güneş batıp oruçluya iftar (etme) helal olunca da işte o vakitte yara aldı (ve şehid oldu) Kendisi oruçluy­du. O gencin ensardan ve sabit'in de onun nesebini bildiği­ni sanıyorum. [20]

558-Taberani isnadiyla Muhammed b. el-Hanefiyye[21] den rivayet etmiş. Bedir, Akabe ve Uhud'a katılmış Ebu Amr el-Ensari'yi oruçlu olduğundan susuzluktan dudakları kuru­muş kölesine şöyle dediğini gördüm:

"Yazıklar olsun! Benim zırhımı ver."O da ona zırhım giydirdi. Sonra üç ok çekip attıktan sonra şöyle dedi. Rasulullah'ın (s.a.v.) şöyle dediğini işittim:

"Kim Allah yolunda bir ok atarsa -ok hedefe varır ve­ya varmaz- kıyamet gününde (bu) onun için bir nur olur.

"Güneş batmadan öldürüldü, Allah ondan razı olsun.Allah yolunda oruç tutanların kıssaları çoktur. Münasip yerlerde toplu olarak -inşaallah- gelecektir. [22]

559- Muaz b. Enes'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyur­muş:

"(Allah yolundaki) namaz, oruç ve zikir, Allah yolun­daki nafakadan yediyüz kat ile daha fazladır.

"Ebu Davud ve Hakim Zeban, oda Sehl b. Muaz tarikiy­le rivayet etmişler "senedi sahihtir" der.[23]

560- İbni Münzir bunu el-Evsat'ta Musa b. Eyyub'tan o da Musa b. Cubeyr'den o da Muaz'dan Muaz da Rasulullah'dan (s.a.v.) rivayet etmiş. [24]

561- İbni Munzir ve İbni Asakir de Ebu Ukayl'den İbni Müseyyeb'in şöyle dediğini rivayet etmişler:

"Allah yolundaki ameller nafaka (harcama)lara yediyüz kat daha fazladır. Ameller ise; namaz, teşbih, zikir, sada­kadır. Bir adam Ebu Ukayl'e"Bunu kimden naklediyor (zikrediyor)?" diye sorunca Ebu Ukayl:

"Rasulullah dan (s.a.v.)" cevabını verdi.Müellif der ki: Bu mürseldir. Buna göre Allah yolunda kıldığı bu namazı dört bin dokuzyüz namaza bedeldir. Oruç ve zikir de böyledir.Ribat bölümünde namazın katlan (dereceleri) ve bu na­mazın yüzbin namaz derecesinde olduğu -inşallah- gele­cektir. [25]

562- Ebu Hureyre'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Allah yolunda Allah'a takarrub amacıyla yapılan her türlü hayır kat kat artma hususunda nafaka gibidir.

"Bunu Şifa'us-Sudur'da zikretmiş Delail'un-Nübüvve'de Beyhaki ve Bezzar'ın rivayetleri de bunu destekler mahiyet­tedir. [26]

563- Ebu Hureyre'den Rasulullah (s.a.v.) -İsra gecesin­de- bir gün eken ve bir gün onu hasad eden bir kavme geldi. Her hasad ettiklerinde (ekin) tekrar eski haline dönüyor­du: Rasulullah (s.a.v.):

"Ey Cibril! Kim bunlar?" deyince Cebrail:

"Bunlar Allah yolunda (cihad eden) mücahidlerdir. On­lara iyilikler yediyüz kat olarak kat kattır.[27]

564-  Şifau's-Sudur'da İbn-i Abbas'dan (r.a.) rivayet edilmiş:

"Kim Allah yolunda iki rekat namaz kılarsa, anası onu do­ğurduğu gün gibi günahlarından çıkar." [28]

565- Muaz b. Cebel'den (r.a.):

"Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Allah yolundaki cihad'da Allah'ı çok zikredene ne mutlu! Çünkü o, herbir kelimeye karşılık yetmişbin hasene alır. Onun herbir hasenesi, daha önce Allah katın­daki sevaplarına on kat olarak eklenir.

"Taberani rivayet etmiş. İsnadında isimlendirilmeyen bir kişi var. [29]

566-  Hakim Reban tarikiyle, Sehl b. Muaz'dan, o Muaz b. Cebel'den rivayet etmiş:

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim Allah yolunda bin ayet okusa Allah onu nebiler, sıddiklar, şehitler ve salihlerle beraber yazar."

Hakim "isnadı sahihtir" der.[30]

Müellif derki: Mülk suresinden Kur'an'ın sonuna kadar bir ayet var. [31]

567- Şifau's-Sudur'un sahibi Muhammed b. El-Munke-dir'den o da babasından Rasulullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu zikretmiş:

"Kim Allah yolunda tekbir ve tehlil ile giderse (çıkar­sa) güneş günahlarıyla batar." [32]

568- Yine İbn-i Abbas'dan (r.a.):

"Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş:

"Kim Allah yolunda bir ilim yayarsa çöldeki kum taneleri kadar ona hasenat (iyilikler) yazılır. Kıyamete kadar onunla amel edenlerin ecri kadar da ona ecir (se­vap) olur." [33]

 



[1] Buhari Cihad: 6/47; Müslim Siyam: 31.

[2] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/354

[3] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/354

[4] Heysemi "Taberani el-Kebir ve el-Evsat'ta rivayet etmiş rica­li sikadır." der. Mecma'uz-Zevaid: 3/194.

[5] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/354

[6] El-Musannef: 5/306.

[7] Musannef Cihad: 5/301. Sened'teki Ali b. Yezid'in zayıf olu­şuyla senedi de zayıftır.

[8] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/355

[9] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/355

[10] Heysemi "Taberani el-Kebir ve el-Evsat'ta rivayet etmiş isnadı hasendi" der

 Mecma'uz-Zevaid Kitab'us-Siyam: 3/194.

[11] El-Musannef Kitab'ul-Cihad: 5/317.

[12] Ebu Umame'den Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş: "Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah onunla ateş ara­sına bir hendek bırakır ki bu yerle gök arası kadardır."Ve "Bu hadis gariptir" der. Tirmizi Ebvab'ui-Cihad: 3/90.

[13] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/356

[14] Abdullah b. Mahreme b. Abduluzza el-Kureşi el-Amiri Ebu Muhammed, değerli/büyük sahabelerdendir. Yemame gününde otuz yaşın­dayken şehid oldu. El-İsabe: 2/365-366.

[15] Kitab'ul-Musannef: 5/316, 317, 349. İbni Mübarek'in bu rivayetini görmedim.

[16] Kitab'ul-Cihad: 1/123.

[17] Es-Seriyy b. Yahya b. İyas b. Harmale eş-Şeybani el-Basri'dir. Sikadır. Onu zayıf göstermekle Ezdi hata etmiş. Yedinci (ne­sildendir. Doksanyedi'de vefat etti. Et-Takrib s: 117.

[18] Sabit b. Eşlem el-Bunani Ebu Muhammed el-Basri'dir. Sika ve abidtir. Takrib s: 50.

[19] Öğle ile ikindi arasında uyumaya denir.

[20] Kitab'u)-Cihad: 2/144-145.

[21] Ali b. Ebi Talib'in oğludur. Alim ve Sikadır. Takrib s: 312.

[22] Heysemi senedinde Abdurrahman b. Muhammed b. Ubeydullah el-Arzemi var. O zayıftır" der. Mecmauz Zevaid: 5/270.

[23] Ebu Davud Cihad: 3/19;'El-Müstedrek: 2/87-88. Zehebi de muvafakat etmiş. Daha önce bu senedin zayıf olduğunu söylemiştik.

[24] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/360

[25] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/360

[26] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/360

[27] Keşfu'l-Estar: Kitab'u-1-İman, Bab'u-1-lsra: 1/38. Mecma'u-z-Zevaid: 1/72.Beyhaki iki tarikle rivayet etmiş. Delail'un-Nübüvve: 2/143.

[28] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/361

[29] E1-Mu'cem'u-1-Kebir: 2/77-78. H/No: 143.

[30] Zayıftır. El-Müstedrek: 2/87-88. Zehebi de muvafakat etmiş.

[31] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/361

[32] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/361

[33] İbn Nehhas, Cihad, Tevhid Yayınları: 1/361-362