Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Vedehu'l-Burhan - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 0. Sayfa

 

VEDEHU'L-BURHAN.. 1

Değerli İlim Adamı Dr. Mustafa El-Hın'm Takdimi: 1

Bismillahirrahmanirrahim.. 2

 

VEDEHU'L-BURHAN

 

Değerli İlim Adamı Dr. Mustafa El-Hın'm Takdimi:

 

Hamd alemlerin Rabbına, doğru ve emin olan Rasulüne kitap indiren Allah'a mahsustur. Muhakkak ki her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah, hak ve apaçık olan ki­tabın iki kapağı arasındakileri muttakilere hidayet kaynağı, kıyamete kadar insanlar ve cinler için de anayasa kılmıştır.

Alemlere rahmet olarak gönderilen ve Allah'ın kitabını en iyi şekilde açıklayan efendimiz Hz. Muhammed'e salat ve selam olsun, hidayet üzere olan ve hidayete çağıran ai­lesine, arkadaşlarına ve iyilikte onlara tabii olanlara da kı­yamete kadar salat ve selam olsun.

Dosdoğru olan İslam dininin özelliklerindendir ki, o in­sanoğlunun dini ve dünyası için gerekli olan bütün düzen­lemeleri kapsayıcıdır. Onlarda inanç, insanın menfaatim düzenleyen hukuk kuralları, milletin hayatını devam ettiren ahlak kuralları ve benzerleridir.

Yine onun özelliklerinden biri de onun insanlık dini ol­masıdır. O bir tek millete gönderilmemiştir. Bilakis o bütün insanlara, arap olana, olmayana, siyaha, beyaza, herkese gön­derilmiş bir dindir.

"Seni ancak bütün insanlığa müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik."                                   (Sebe': 34/28)

Onun içindir ki bu din bütün insanlığa aittir. Bundan dolayı apaçık olan kitabını korumayı garanti altına almış ve onu bütün insanlığa delil kılmıştır.

"Muhakkak ki o kitabı biz indirdik ve onu biz koru­yacağız."                                                       (Hicr: 15/9)

Alimler bütün yönleriyle Kur'an-ı Kerim'e önem verdi­ler. Araştırmadıkları hiçbir konu bırakmadılar; mütevatirlik, kıraat, icaze, beyan, muhkem ve muteşabih, nasıh ve men-suh yönünü araştırdılar. Konuları kitaplara sığmayacak ka­dar telifler yazdılar. Fakat onların Kur'an-ı Kerim'de en önem verdiği şey Kur'an'ın tefsirini yapmak maksat ve meramını açıklamak oldu.

Onlardan bir kısmı, hadislerle tefsire, bir ksmı, nüzul se-beblerine, garipleri tefsir etmeye, ahkam çıkarmaya ve di­ğer konularda insanların ihtiyaç duydukları konulara önem verdiler. Ve böylece cenab-ı hakkın kudretiyle arapça ola­rak indirdiği bu kitabı müfessirler bir çok yönüyle izah et­tiler. Kimi icab yönünü, kimi belagat yönüyle lafızlar ve ter­kipleri, kimi de icaz yönünü izah etti.

Hana değerli kardeşimiz tahkikçi Safvan Davudi beyin tahkik ettiği imam Mahmud bin Ebi el-Hasan en-Nisaburi (ölümü 555h)'nin beyan el hak (hakkın açıklanması) diye isimlendirilen "Vedhu'l-Burhan fi müşkilati'l-Kur'an" (Kur'an'daki meseleleri ve delilleri açıklama) adlı kitabı eli­me geçti.

Muhakkik kardeşimizin en iyi şekilde bu tefsiri tahkik edip ortaya çıkarmasını teşekküre layık bir çalışma olarak gördüm. Fakat tefsiri daha Önce yapılmamış bir şekilde arap dilinden zevk alan tenkitçi alimlerin yaptıklarını içine aldığını, tefsir yönüne de Önem verdiği gibi, Kur'an kelime­lerini şiirlerden delil getirerek izah ettiğini, kelimelerin mana ve maksatlarını İzah ettiğini, ancak herkesin Kur'an kelimelerinin hakikatini bilmediği, yalnız arap dilinde de­rinleşen ilim erbabının yapabildiğini yaptığım gördüm.

Bu tefsirin gizli olan yerinden çıkartılmas, onun ilim ve marifet hazinesinden çıkartılıp neşredilmesi, arap dilinin sır­larının izah edilmesi değerli muhakkik kardeşimiz Şeyh Savfan Davudi'nin hayatının bir kısmında kısa bir zaman içinde fışkırtarak çıkartması her türlü noksanlıktan münez­zeh olan Allah'ın fadlmdandır.

Muhakkik bu tefsirin zabtını yapmaya, kapalı olanı açık­lamaya, delillerini asıl yerinden çıkartmaya, zaptını en gü­zel bir şekilde zaptetmeye ve orada kapalı olan yönü üzerine kısa bir açıklama yapmaya, müellifin delil getirmek is­tediği Nebevi hadislerin tahricini yapmaya, asıl kaynağına atfetmeye, sahihlik ve zayıflık bakımından hadisin derece­lerini açıklamaya ve konuda zikredilen meşhur şahısların ha­yatını açıklamaya önem vermiştir.

Muhakkak ki bütün bunlar latif lafızlarla en güzel müna­sip ve yeni tabirlerle yapılmıştır.

En güzel yönü ise müellifin getirdiği delilleri muhakkik kardeşimiz yeni delillerle karışık ve kapalı yerleri gidermiş, müellifin muhalif olarak zikrettiklerini güvenilir alimlerin eserlerine dayanarak tashih etmiş, Allah'a hamd olsun ki is­tediği doğrultuda tahkik etmiştir.

Bu vesile ile cenab-ı haktan muhakkik kardeşimize mu­vaffakiyetler diler, hatalarını gidermesini temenni ederim. Müslümanların bu eserden faydalanmasını, faydalı işler yapmasını ve ihlaslı çalışmalar göstemesini niyaz ederim. Allah muvaffak kılandır ve hamd alemlerin rabbine mahsus­tur.

Dr. Mustafa Said El-Hın Eski Şam Üniversitesi ve îmam Muhammed b. Suud Üniversitesi müderrislerİndendir.[1]

 

Bismillahirrahmanirrahim

 

Muhakkikin Kitap ve Müellifle İlgili Önsözü



[1] Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 1/3-5.