Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Lokman Suresi [1] - İslami Bilgiler - Vedeulburhan - 31. Sayfa

 

LOKMAN SURESİ[1]

 

6- "İnsanlardan Öyleleri var ki, her hangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra­da onunla alay etmek için boş lafı satın alır."

Bundan maksat; boş masalvari, efsanevi ve kisravari haberlerdir. Bir rivayete göre şarkı, türkü gibi şeylerdir.[2]

14- "Biz insana ana babasına iyi davranmasını tavsi­ye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılarla taşı­mıştır."

Yani nutfe ve cenin iken. Bir rivayete göre kadınlık yü­kü üzerinde olmasına rağmen bir de hamilelik yükünü yük­lenmiştir.

"Önce bana, sonra da ana babana şükret diğer tavsi­yede bulunmuşuzdur."

Verilen nimetlerden dolayı Allah'a, terbiye, büyütme ve himayeden dolayıda ana babana şükretmedir.

15- "Eğer onar seni, hakkında bilgin olmayan bir şe­yi bana ortak koşman için zorlarlarsa onlara itaat etme."

Yani bunu kabul etmen için seninle mücadele ederlerse, sen de kabullenmeme konusunda direnirsin gerekli mücade­leni yaparsın ki karşılıklı bir direniş olsun.

16- "Yavrucuğum yaptığın iş bir hardal tanesi ağır­lığında olsa dahi ve bu bir kayanın içinde veya göklerde veyahut yerde bulunsa yine de Allah onu getirir."

Ayette geçen "İnneha in teku" daki ha harfi hatalardan ki-nayeten gelmiştir. Bir rivayete göre hasanatlara da raci ol­ması caizdir. Şu ayetlerde de olduğu gibi:

"Kella inneha tezkiretun." (Abese: 80/11)

(Ye'ti bihallahu) Yani cezasıyla. Bir rivayete göre: o, n-ztktır. Yerin altında da olsa ve misal kadar az olsa onu sa­na çıkaracaktır.

18- "Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme." Yani kibirli bir şekilde evirerek, kıvırtarak ve geveleye­rek insanları hor görüp yüzçevirmek demektir. Bir rivaye­te göre bu hal konuşma anında bilgiçlik taslayarak ve ken­dini üstünmüş gibi lanse etmeye çalışmaktır.

Hatİa şöyle demiş:

"Yahut, sert, gururlu ve kibirli bir şekilde oturup büyük-lenerek hasımlarına çalım atan kimseler övünenler."[3]

19- "Seslerin en çirkini merkeplerin sesidir."

Bu sesin ilk çıkışı derinden bir nefes ve sonunda da anır­ma anında eşeğin anırması gibi, hıçkıra hiçkıra çıkmasıdır. İnsanlar arasında bir canlı olarak sesi eşek sesinden daha yüksek hiç biri yoktur.

27- "Şayet yer yüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkeb olsa ve hatta buna yedi deniz daha eklense yi­ne Allah'ın sözleri tükenmez."

Ayette geçen Bahr kelimesi mubteda olduğundan dola­yı ref halinde gelmiştir. Haberi ise "Yemudduhu"dur. Böy­le kelam arasında mubtedayla şunun için uygun görülmüş­tür; Çünkü Allah'ın şu kavli "Velev enne mafil ardi" göste­riyor ki yerde olan bu deniz kalem ağaç vb. şeylerin İşi bunlardan ibarettir. Yani bunların hepsi asli vazifelerinden edilip sadece bu işin yapılması için tahsis edilse. Bir riva­yete göre ayette geçen "Vel bahru" üzerindeki vav harfi hal içindir ve atf için değildir. Yani denizin hali budur de­mektir.

28- "İnsanlar sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz, an­cak tek bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir. Unutulmasın ki Allah her şeyi bilen ve görendir."

Yani sizin yaratılış ve dirilişiniz sadece bir kişininki gi­bidir.

32- "İçlerinden bir kısmı orta yolu tutar."

Bu Allah'ın ona denizde ahdettiği üzere bir tür ahde ve­fadır.

"Zaten bizim ayetlerimizi nankör gaddarlar bilerek

inkar eder."

Ayette geçen Hattar, inkarcı manasındadır. Bir rivayete göre Gaddar manasındadır.[4]



[1] Nehhas'm, Nasihinde 243'te İbni Abbas'tan çıkardığında şöy­le demiş: Lokman suresi şu üç ayetin Medine'de nazil oluşu dışında hepsi Mekke'de nazil olmuş: 127. ayetin başından 29. ayetin sonuna kadar.

[2] Said b. Mansur, Ahmet, Tirmizi ve diğerlerinin, Ebu Umame-'den naklettikleri bir hadis meali şöyle: "Çengi cariyelerini (dansöz) alıp satmayın ve onlara bu tür şeyleri öğretmeyin. Bunların ticaretinde pek bir hayır yoktur, bunlardan elde edilen gelir de haramdır." işte bu tür şey­ler için bu ayet nazil olmuştur. İbni Ebu Dünya'mn Zammu'l-Melahi'-de ve İbni Murdeveyh'in Aişe'den çıkardıklarına göre şöyle demiş:

Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi:

"Allah çengi cariyelerinin atım satımını ve onun gelirini, onun ta­limini ve onları dinlemeyi haram kıldı." Sonra ayeti okudu. Aride: 12/72; Müsned: 5/257.

İbni Ebu Dünya ve Beyhaki 'nin sünenlerinde İbni Mesut'tan naklet­tikleri bir hadis meali şöyle:

"Suyun baklayı yeşerttiği gibi, şarkı türkü de kalpte nifakı yeşer­tir."

[3] Divanı: 128; Kitabu'l-Efal:.3/423; Meani'l-Kebir: 2/816; Ema-li'1-Kali: 2/69; Muhadaratu'l-Edaba: 1/79. Kaliy şöyle dedi:

"İşte bunlar oturdukian zaman kibirleniyorlardı r sekleriyle sert ve ka­tı bir şekilde yere uzanarak: Geçmişte yaptıklarım ve geçmiş günlerini sa­yarak, hey gidi günler biz şöyle şöyle şeyle yapmıştık derler."

[4] Et-Tasti'nin, İbni Abbas'tan naklettiğine göre Nafı b. Ezrak ona şöyle demiştir; Bana şu ayet hakkında bilgi ver der: "Kullu hattarin ke-fur" o da şöyle der; hattar; zalim gaddar ve nankördür. El-Kefur ise; ni­meti örten veya gizleyen yani inkar edendir.

"Araplar bunu biliyor mu?" dedi. O da:

"Evet" dedi. Şairin ne dediğini duymadın mı"?

"Her nefis zatını bildi ve yakin ettik, benim yiğitliğim ve gaddarlığım zamandan korkmayacak."

Muhammed Ebu’l-Hasan En-Nisaburi, Vedehu’l Burhan, Tevhid Yayınları: 2/184-186.